25 Mart 2008

ORMAN HAFTASI...

Bal veren ağaçlar konusunda bir kaç arkadaşımla konuşurken fidan temin edemediklerini söylediler. Bu konuda görüştüğüm Zonguldak Orman Bölge Müdürümüz sayın Akif YILMAZ bana fidan verebileceğini söyledi. Sayın Müdürümüz yaptığı çalışmalar konusunda gercekten örnek alınacak bir şahsiyettir. Ormanlardaki çalışmalarında bölgede oturanlar ve arıcılık yapanlar için inanılmaz güzel projeler üretir ve uygular. Yol kenarlarındaki boş alanlarda mutlaka onun eserleri göze çarpar. Bana yolladığı Akasya, Kestane, Ihlamur ve Yabani Kiraz fidanlarını dikilecekleri yerlere paketleyerek yolladım işte hikaye...




Antalya seyahatimde telefonum çaldı, arayan kişi orman bölge müdürlüğünden silvi kültür (fidanlama)şube müdürümüz sayın Cengiz ÇETİNTAŞ değişik illerdeki arkadaşlara yollamak için istediğin fidanları Ereğli orman işletme müdürlüğüne yolladık dedi. Pazartesi çarşıya inemedim, bu gün işletme müdürümüz sayın İhsan TOPTAN beyin yanına gittim sağolsun sabah çayımızı ısmarladı fidanları yollayacağım arkadaşların adreslerini bir memur arkadaşımıza yazdırdıktan sonra fidanları teslim etmek üzere depoya gittik. Temin edilen fidanların kurumaması için özel yerde saklanmış kökleri nemli çuvalla sarılmış olarak bir araca yükletti, kargoya gittim. Orman işletme müdürümüze ve çalışanlarına tüm arıcılarımız ve ormanları sevenlerimiz adına bu güzel çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Eminimki bu güzel çalışmaları netiçesinde hem ilimiz hemde ülkemiz çöl olmayaçaktır. Bu haftanın Dünya ormancılık haftası ilan edilmesi bile biz arıcıların hızına yetişemediğini bana hatırlattı. Bir çok arkadaşımla bu fidanların proğramını aylar önce yapmıştık. Bu güne denk gelmeside ayrı bir anlam kazandı diye düşünüyorum. Şimdiden bu fidanların üzel ülkemizin değişik illerinde dikilecek olmanın mutluluğu içerisinde dikimde emeği geçecek olan herkese saygılarımı sunarım, ellerine gönüllerine sağlık.

FİDANLAR KARGODA;
Expres kargo sahibi Kemal TURHAN yıllar önce tanıdığım bir arkadaşım. Makine mühendisi olarak okulunu bitirmiş ama kargo işi yapıyor, fidanları yollayacağım deyince çok heyecanlandı çorbada tuzum olsun diye inanılmaz indirim yaptı. Hiç ücret almadı desem daha doğru olur. Fidanları paketlemede çalışanları ile birlikte yardımcı oldular, epeyce uğraştıktan sonra adresleride yazdı ve ben ordan ayrılmadan bu fidanların yarın ve öbürgün yerlerine ulaşaçağını söyledi. Ülkemiz ormanlarının çoğalması ve arıcılığa katkısından dolayı bu güzel davranışından dolayı Kemal TURHAN kardeşime teşekkür ederim.

21 Mart 2008

CAN ÇIKAR HUY ÇIKMAZ...




Network marketing işim için pazar
akşamına kadar Antalya'da Topkapı-Kremlin palace tatil köyündeyim. Bu gün bahçede dolaşırken harika çiçekler üzerinde dolaşan arıları gördüm, bu güzellikleri siz arıcı dostlarımla paylaşmak istedim. arıcı olan insan nereye giderse gitsin mutlaka kendinden bir parça bulur. Soldan sağa: Bu fotoğrafı çeken arkadaşımız Cihat AKMAN, İzzet GÜNDOĞDU, Selahattin GÜNEY, Yaşar SARI ve Mehmet TEKİN ile öğle yemeğinden sonra sahil turuna çıktık. Çiçeklerde gördüklerimiz aşağıdakiler...




19 Mart 2008

ARICILIK KURSU ...

Gecen hafta Ereğli Çayırlı köyünde başlattığımız arıcılık kursu bu akşam yapılan sınavla bitti. Merkezi bir köy olduğu için katılım güzeldi. Önceki yıllarda bu bölgede bazı köylerde iki kere kurs açmış olmamıza rağmen hala arıcılığı öğrenmeye çalışmaları bizi mutlu ediyor. Arazi yapısı olarak arıcılığa son derece elverişli, ormanlarda bol miktarda kestane ve ıhlamur bulunuyor. Köylünün arazisi fındık ekili olduğu için ilkbaharda inanılmaz derecede ballı baba bitkisi yetişiyor bu nedenle arılar çok hızlı gelişiyor. En büyük eksiklik ise hala fındık üretiçisi bilinçsiz şekilde kullandığı tarım ilaçları yüzünden arılara zarar veriyor olması. Bu Ülkemizde genel bir sorundur en kısa zamanda yetkililerin buna bir çözüm bulması gerekiyor. Arı Yetiştiricileri Birliği olarak defalarca yaptığımız müracaatlar netiçesinde tarımda kullanılan toz formulasyonlu ilaçların yasaklanması geçde olsa bir başarıdır. Kullanılan toz ilaçlar sadece arılara değil yağmur suları ile toprağa karışarak kullandığımız sularıda kirletiyor ve telafisi mümkün olmayan hastalıklara sebep oluyor. Herkes bu konuda üzerine düşen sorumluluğu hassasiyetle yerine getirmelidir.

ARICILARIMIZ...

Kış mevsiminin geride kaldığı bu günlerde arıcılarımız gibi arılarımızda ilkbahar hazırlığına çok hızlı başlamış bulunuyor. Bazı bölgelerden ve arıcılarımızdan gelen arı ölüm haberlerini yerinde incelemek için Emekli zir.tek. Salih Zeki ER ve Öğretmenimiz Mustafa ÇALIK ile beraber bizde arkadaşlarımızı ziyerete gittik. Bir arıcımızın 65 kovanından 40 tanesi sönmüş !!! Gördüğümüz manzara elbette hoş değil, ancak tamamen arıcının kendi hatası olduğu belli. Sonbahar bakımında yeterli besleme yapılmamış. Kış mevsimi bizim bölgemizde oldukca ılıman geçer bu nedenle arılarımız genelde kış salkımı oluşturmaz ve gıda tüketimi çok olur. Daha önceki yazılarımdada yazdığım gibi bal kemeri yüksek olmayan çerçevelerde arılar açlıktan ölürler. Fotoğrafta görüldüğü gibi arıların öldüğü çerçevenin yanındaki çerçevede epeyce bal var ama arılar kışın çerçeveden çerçeveye geçemezler.
İl tarım müdürlüğünde görevli Ziraat yüksek mühendisi Şehmuz CİHANGİR beyle ziyaret ettiğimiz Mustafa TATAR kardeşimiz hiç arı kaybı olmadığını söyledi. Havanın soğuk olmasına rağmen bir kovanını açalım dedik, görünen 6 çerçevede çok güzel bir arı vardı. Mustafa kardeşimiz sonbahar varroa ilaçlamasını çok iyi yapmış (BAYVAROL) ve şuruplamadan sonra arılarına kek vermiş. Bu yılın tüm arıcılarımız için bereketli olmasını dilerim.

12 Mart 2008

KIYMETİNİ BİLEN VARMI?...

video-
FINDIK PÜSKÜLÜNDE ARILAR.
Bu videoda görülen arılar fındık polenini toplarken çiçeklerininde döllenmesini sağlıyor. (püsküllerin ucundaki kırmızı minnacık şeyler fındık çiçeğidir.)Fındık konusunda değişik yazılarım olacak.
Değerini tam anlayamadığımız ve de anlatamadığımız bu çalışkan arılarımızın marifetleri saymakla bitmez. Bizim televizyon kanallarımız artık paparazi programlarını yayınlaya dursun ve bu milleti uyutsun bakalım. Daha düne kadar medeniyet öğrettiğimiz insanlar eğitime ve bilime önem vererek elbette bizi geçerler. Dünyada kovan varlığı ile 2. sıradayız diye övünüyoruz ama arıların neyinden faydalanıyoruz. Dün bir televizyon kanalında elma bahçesi nasıl yapılır ağaç nasıl budanırsa verim alınır diye bir profösörümüz heyecanla anlatıyor bende izliyordum, sonuna kadarda izledim. Amerikada elma bahçelerine kaç ağaç için kaç kovan mecburen konacak belirlenmiş ve araştırmalara göre neyin ne kadarı arılar tarafından döllendiği belirtilmiş. Beklerdim ki bizim hocamızda elma bahçelerinde verim artışı sağlamak için bu yöntemi azda olsa anlatsın. Bizi dinlemiyorlarsa hiç olmazsa dünyada ki bu haberleri okusunlar, çok yazık çoookkk...Belki bir zamanlar bilgiye ulaşılması zordu ama yabancı dil bilmiyor olmama rağmen ben bile internetten bir çok bilgiye ulaşıyorsam bizim hocalarımız eminim daha iyisine ulaşarak üretiçiyi ve yönetiçilerimizide bilgilendirirler. Bu çalışmalar hem insanlık hemde vatandaşlık görevimizdir. Tesis ettiğiniz bahçede ne ekili olursa olsun eğer oraya arılar uğramıyorsa verim alamazsınız, bunun içindirki Amerikada arılı kovan fiyatının 3-5 katı para ödenerek arılar bahçelere konmak için kiralanıyor. Doç.Dr. İrfan KANDEMİR hocam sağolsun internetten aldığı bilgileri tercüme ederek bana verdi bende belki birilerinin ilgisini çeker diye yayınlıyorum. 2002 yılında Amerika'da badem ağaçlarının döllenmesi için 40 dolar olan kovan kirası 2008 yılında 150 dolar olmuş. Ülkemizde akıp giden ve birdaha geri dönüşü olmayan balı üretebilmek için arıcıya para vermek yerine arazi sahipleri para alıyor, bu inanılmaz yanlışın düzelmesi için elimden gelen çalışmayı yapıyorum yakın zamanda inşallah sonuç alırım. Bizim idarecilerimize ve arıcılarımıza bir ön bilgi olsun diye yandaki tabloyu yayınlıyorum. Burada olmayan bir meyvede kivi döllemesi sadece arılar tarafından olduğunu ben ekleyeyim. Arıcılarımızın Ülkemize sağladığı verim artışının karşılığını nasıl ödemek lazım...

İşte arıcılardan kiralanmış badem ağaçları arasındaki paletler üzerinde arı kovanları. Buradaki işleri bitince bir başka tarlada başka ürünleri döllemek üzere yola çıkmaya hazır haldeler. Ulu önderimiz MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ün dediği gibi MUASIR MEDENİYETLER SEVİYESİNE ÇIKMAK İÇİN ÇOK ÇALIŞMAMIZ GEREKİYOR... paparazi programları ile değil....

10 Mart 2008

PAZAR ÇALIŞMALARIMIZ...

Mart ayının ilk haftası arı kontrolü yapacak kadar güzel hava oldu. Bahar kontrolleri rüzgarsız ve 12- 14 derece üzeri sıcaklıkta olmalı ki petek gözlerindeki yavrular zarar görmesin ve kovan içi sıcaklık fazla kaybolmasın. Burada dikkat edilecek önemli konulardan biriside iyi gözlem yaparak çok kısa zamanda kovanı kapatmamız gerektiğidir. Kovan kontrollerinde ana arıyı uzun süre aramaya gerek yoktur, eğer peteklerde yavru varsa yeterlidir, görülmediyse petek gözlerinin temizlenmesi yakında ana yumurtlayacak anlamına gelir. Bu kovan 2-3 gün sonra kontrol edilmelidir, bazen yalancı ana için de temizlik yapılabilir. Anasız veya yalancı analı kovanlar için sakın bu mevsimde uğraşmayın, yakınındaki kovanla birleştirilmesi gerekir. Havaların ısındığı bu günlerde varroa mücadelesi yapılmalı ve arkasından ilk bahar teşvik şuruplaması başlamalı, erik ağaçlarının çiçeklenmesi bunun habercisidir.
Kışın verdiğim kekler ile arılarda yavru sahası çok genişledi ve çok iyi olan bal kemerleri bir hayli azaldı. Bu hafta sonu varroa mücadelesi için BAYVAROL uygulaması yaparak artık şuruplamaya başlarım. Havalar sıcak olmasına rağmen arada rüzgar estiği için kovanların temizliğini erteledim, inşallah haftaya bu işlerimde biter.Arıcılık yapan herkes bu mevsimde ne üreteceğine karar vermeli ve arısını ona göre hazırlamalı. Ben arılarımın şimdiden güçlenmesini istiyorum ki çok polen ve arı sütü üretebileyim, bal zamanınada bir kaç kovanımın hazır olması lazım tabi ki.

7 Mart 2008

ARI YEMİ - (FEED BEE)

Dün akşam Karaelmas Ünüversitei Öğretim üyesi Doç.Dr. İrfan KANDEMİR hocam Kanada'da bir firmanın ürettiği (FEED-BEE) arı yemini getirdi ve hazırlanmasını öğretti. Bir gün bekletilerek arıya verimesi gerekiyormuş, şimdi hazırladığımız yem bekliyor, ancak biz havanın sisli olması nedeniyle kovanları açamadığımız için acale olarak 2 kovana azcık vererek ne olacağına baktık. Firma dünyada arıcılık sektöründe söz sahibi bir çok şirkete ürün satıyor. Hocamın yaptığı tercümelere göre arı gelişmesinde 2 kat artış sağlıyor bu ürün. Üretiçi firma BEE PROCESSING ENTERPRISEE LTD. KANADA http://www.feedbee.com/ Bu adreste bir çok fotoğraf ve yorumlar var.
Yemin kullanması 3 şekilde oluyor 1- toz olarak 2- sulu(şurup) şekilde 3- katı kek şeklinde biz her üç şeklinide deneyeceğiz alacağımız sonuçlarıda zaman içinde yazarak bilgileri paylaşaçağım. Yurt dışı çalışmalarında bizlerinde yeniliklerden haberdar olabilmemiz için sayın hocamın gösterdiği hassasiyete tüm ülke arıcıları adına teşekkür ediyorum. Bizim arıcılığımızı bir çok ülkede yaptığı çalışmalarda en iyi şekilde anlatarak ayrıca ülkemizin tanıtımınada çok büyük katkı sağladığını unutmamak lazım. Bilim adamlarımızın bu güzel çalışmaları hem biz arıcıların hemde ülke ekonomisine inanılmaz katkıları olduğunu biliyoruz ve devamının gelmesini diliyoruz. Alttaki fotoğrafta toz ve kek halinde verilen arı yemi (feed bee) Fotoğraf: soldan sağa Doç.Dr. İrfan kandemir, Selahattin GÜNEY, Adnan İLİK