29 Mayıs 2008

EĞİTİM SEFERBERLİĞİ...

Türkiye'de gecen hafta bir ilki başlatarak ilköğretim okullarında arıcılık eğitimine başlamıştık. Zamanımız el verdiğince diğer okullarda da bu uygulamaya devam edeceğiz, bu uygulama sadece ilimizle sınırlı değil, diğer illerdede uygulanacak. Bu günde Ormanlı lisesi öğrencilerine arıcılık ve arı ürünleri hakkında bilgiler verdik.
Öğrencilerin yanında öğretmenler, belde belediye başkanı, PTT müdüresi ve okul aile birliği yöneticileride katıldı.
Slaytlar eşliğinde yaptığım sunumda öğrenciler çok dikkatlice dinlediler ve sonunda bir çoğu teşekkür ederek bu konuda çok faydalı bilgiler edindiklerini söylediler ve arıcılığa nasıl başlayabileceklerini sordular. Bu sorular çok hoşuma gidiyor demekki hiçbir emek boşa gitmiyor, kararlı bir şekilde devam edersek Ülkemiz arıcılığına çooook şey kazandırabiliriz....


Eğitimin sonunda okul müdürümüz katılanlara teşekkür konuşması yaptı ve gelecek yıl bu eğitimin daha geniş kapsamlı olarak uygulamalı yapılmasını istedi. Bizde bu konuda her türlü desteği vereceğimize söz veriyoruz. Dünyada arı sayısı bakımından 2. sırada, üretimde ise gerilerde olmamızın önüne ancak eğitimle gecebileceğimiz inancımız vardır ve bu konuda her türlü çalışmayı bu güne kadar yapmaya çalıştığım gibi bundan sonra yapmayada ömrüm yettiğince hazırım.

21 Mayıs 2008

BAKACAK KADI ARICILIK KURSU...

Zonguldak ili Bakacak kadı beldesi 100. yıl tesislerinde İl tarım Müdürlüğü eğitim salonunda Bakacak kadı Halk Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen uygulamalı arıcılık kursuna davet edildim. Kurs öğretmenliğini aynı beldede öğretmenlik yapan sayın Erdal SATUK hocam yapıyor. Cumartesi günü bende giderek kovan başında uygulama yaptık, pazar günü ise uygulamalı olarak ana arı ve arı sütü üretimi için gerekli malzemelerin tanıtımı ile kullanılmasını anlattım. Karaelmas ünüversitesi öğretim üyesi sayın Doç.Dr. İrfan KANDEMİR hocamızda katılarak paket arıcılık, arıların polinasyondaki rolü ve arı ölümleri hakkında eğitim verdi. Bu hafta sonu bitecek olan kursa katılan kursiyerlere ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum
. video

13 Mayıs 2008

TÜRKİYE'DE İLK...

Uzun yıllar arıcılık eğitimi veren birisi olarak elimden geldi kadar değişik ülkelerde neler olduğunuda takip etmeye çalışıyorum. En çok ilgimi çeken yurt dışında öğrenciler rehber öğretmenler nezaretinde arılıklarda kamp yaparak arı ve arı ürünlerini tanıma eğitimleri olmuştu. Ülkemiz dünyanın en genç nufusuna sahip olduğunu düşünerek neden bunun bizde olmadığının eksikliğini yaşadım. Bu düşüncemi Ereğli Milli Eğitim Müdürümüz sayın Turan AKPINAR'a anlattım ve tüm okul müdürleriyle görüşeceğini bu konunun önemli olduğunu söyledi. Ormanlı İlköğretimokulu müdürü sayın Mustafa ÜNAL havaların müsait olduğu bu mevsimde proğramını yaptı ve bu gün öğrencilere arı ve arı ürünlerini uygulamalı olarak anlattık.

Okul müdürü Mustafa ÜNAL yaptığı açılış konuşmasından sonra bende öğrencilere arıcılık konusunda slaytlarla bilgiler verdim, daha sonra Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Turan AKPINAR konuşmasını yaptı. Konuşmaların ardından servis araçlarına binerek öğrencilerle uygulamanın yapılacağı arılığa gittik.
Toplantı salonunda Milli eğitim müdürümüz sayın Turan AKPINAR, İlçe Tarım müdürümüz Hakan TEKİN, Zir. müh. İmdat AYDIN, çok programlı lise müdürü, Karaelmas ünüversitesi öğretim üyelerinden Doç.Dr. İrfan KANDEMİR, Yar.Doç.Dr. Burak ÇOBAN, okul aile birliği yöneticileri öğretmen ve öğrenciler vardı. Katılımcılara konuşmalardan sonra slaytlar eşliğinde arıcılık ve arı ürünleri hakkında bilgiler verdim. Öğrenciler çok dikkatli şekilde dinlediler ve güzel sorular geldi. En güzel tarafı ailesi arıcılık yapanlar aileleri ile yaşadıklarını büyük heyecanla anlatmalarıydı.
Arılıkta nasıl hareket edileceği hakkında gerekli bilgileri verdim. Hayatında ilk defa arı kovanı görecek olanların heyecanı görülmeye değerdi. Maskeleri giyerek kovan açmak için hazırlandık. Eğitim amaçlı maskeleri ve körüğü temin eden TEMEL PETEK firması sahiplerine teşekkürler...

Uygulamada ise kovanın nasıl açılması gerektiğinden başlayarak, arı ailesi yaşantısı, ana arının yumurtlaması, arıların doğumu, polen taşıyan arılar ve balın nasıl olduğu hakkında bilgiler verildikden sonra uygulamalı olarakta arı sokmasını, sokulunca iğnenin nasıl çıkartılacağını ve nelerin yapılması gerektiğini gösterdim.

Başlamadan önce ve iş bitiminde günün hatıra fotoğrafını çektik. Aradaki fark en güzel şekilde yansımıştır. İşte başarmanın mutlu sonu...GELECEĞİMİZİN TEMİNATI OLAN BU GENÇLERE HAYAT BOYU MUTLULUKLAR VE BAŞARILAR DİLERİM...

9 Mayıs 2008

HIDRELLEZ...

Hıdrellez; Bizim kültürümüzde bahar bayramı olarak kutlanır. 6 Mayıs her yerin yeşerdiği tabiatın nimetlerini bolca verdiği güzel günlerin başlangıcıdır. Bu bayram değişik yörelerde değişik şekilde kutlanır. Bizim yöremizde de kutlama etinlikleri çok neşeli olur. Hatta uzaklarda yaşayanlar bile memleketine gelerek bu bayramı dolu dolu yaşamaya çalışırlar. Bizde bu bayramı Ereğli Karakavuz köyündeki dostlarımızla birlikte kutladık. Yaptığımız program çok neşeli bir şekilde geçti. Karaelmas ünüversitesi Ereğli eğitim fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Erdal ÇOŞKUN ve eşi Yrd.Doç. Tülin ÇOŞKUN, ZKÜ Biyoloji bölümünden sayın Doç.Dr. İrfan KANDEMİR, kimya bölümünden Yrd. Doç. Dr. Burak ÇOBAN ve Biyoloji bölümünde doktorasını yapan Ayça ÖZKAN ile beraber Karakavuz köyündeki Hıdrellez bayramına katıldık, akşama kadar köyde ve ormanlık alanlarda hoşca vakit geçirdik. Karakavuz köyünde iki tane kıraathane (kahve) bulunuyor, çok hoşumuza giden bir yazı her iki kıraathanede asılıyor (BURADA SİGARA İÇMEK YASAKTIR).

Bu köyde yaşayan 75 yaşındaki Makbule CAN teyza 90 kovanla arıcılık yapıyor, amatör olarak yağlı boya resim çiziyor ve bahçesinde akla gelecek her türlü meyva sebzeyi kendisi yetiştiriyor. Poşetlere doldurduğu topraklarda ceviz, kivi, armut, incir, üzüm gibi değişik fideler yetiştiriyor. Sayın dekanım gibi bizlerde bunları görünce çok mutlu olduk ve çalışma şevkimizi artırdı.

Ormanlık alanda arılarımız için bol miktarda orman gülü var, onlarında fotoğrafını çektikten sonra Makbule teyzemizi evine bıraktık. Yaptığı resimlerden birisini sayın Tülin ÇOSKUN hocama hediye etti. Daha sonra yine bu köye gitmek için program yaparak oradan ayrıldık. Bir gün olurda yolunuz düşerse bu güzel köyü ve güler yüzlü insanları mutlaka görün derim.

8 Mayıs 2008

KTÜ'de PANEL...

Karadeniz Teknik Ünüversitesi (KTÜ) Trabzon. Fen Edebiyet Fakültesi öğretim üyesi sayın: Doç.Dr. Sevgi KOLAYLI gecen hafta (27 nisan 2008 Pazar) ARICILIK VE ARI ÜRÜNLERİ konulu paneli düzenledi. Benimde davet edildiğim panelde açılış konuşmasını ve oturum başkanlığını Doç.Dr.Sevgi KOLAYLI hocam yaptı.

Panelde sırasıyla; Açılış Konuşması Doç. Dr. Sevgi KOLAYLI (KTÜ), Doç. Dr. Murat KÜÇÜK (KTÜ), Yük.zir.müh. Gülten BULUT Ordu Arıcılık Araştırma Müdürü “Arı ürünlerinde ilaç kalıntılarında sınırlamalar”, Selahattin GÜNEY “Arı ürünleri üretim teknikleri”, Dr. Cemalettin BALTACI “Bal analizleri ve Standardizasyon”, İdris ÇEVİK “Pazarlama ve İhracat”, Zekeriya AYDIN Trabzon İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı“Arıcılık Kayıt Sistemi”, Oktay YILDIZ “Projeler ve Destekler”, konularında katılımcılara bilgiler verdiler.
Yapılan konuşmaların ardından Akşam yemeği için Maçka ilçesinde bulunan Zigana dağına çıktık, oradaki güzelliği anlatmak imkansız ama yolunuz düşerse uğramadan geçmeyin.
Sevgi hocama ve değerli eşi İlyas hocam dünya tatlısı çoçuklarına ve konuştuğumuz herkese bize gösterdikleri sıcak ilgi ve güler yüzlerinden dolayı saygılarımı iletiyorum.
ARICILIK VE ARI ÜRÜNLERİ PANELİ SONUÇ BİLDİRGESİ
27 Nisan 2008 tarihinde KTÜ Osman Turan Kültür Merkezinde akademisyen, üretici, esnaf ve arıcılık tedarikçi firmalarının katıldığı “ARICILIK VE ARI ÜRÜNLERİ” konulu panelin sonucunda şu bildirge kaleme alınmıştır.
* Türkiye’de yüksek olan bal maliyetlerinin düşürülmesi için kovan başına düşen bal miktarının artırılması gerekmektedir. Bu ancak doğru ve tekniğine uygun arıcılıkla mümkün olup, bu doğrultuda yoğun eğitimler düzenlenmelidir.
*Bal ithalatı en kısa sürede durdurulmalıdır.
*Üreticiler diğer Avrupa ülkelerindeki destekler de göz önüne alınarak desteklenmelidir.
*Üreticilerin birlikler ve/veya şirketler nezdinde gruplaşmaları teşvik edilmelidir.
*Balın ve diğer arı ürünlerinin sağlık alanındaki rolü vurgulanarak kişi başına düşen bal tüketiminin artırılması teşvik edilmelidir.
*Alternatif tıptaki kullanım alanları bilimsel ortamlarda araştırılmalı, akademik düzeydeki arı ürünleri konulu çalışmalara hız verilmelidir.
*Bal dışındaki diğer arı ürünlerinin üretimi teşvik edilmelidir.
*Arıcılık kayıt sistemi hızlı bir şekilde oturtulmalıdır.
* Arıcılıkta ilaç kullanımına dikkat edilmeli,sertifikalı ilaçlar kullanılmalı, kalıntı bırakan ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır.
* Gezginci arıcının nakliye girdisinin düşmesi için çiftçilere sağlanan ucuz mazot arıcıya da sağlanmalıdır.
* Arıcılar/arıcı birlikleri üretim tesisleri kurmaları için proje geliştirmeli, geliştirdikleri projelere ilişkin yararlanabilecek fonlardan (Tarım ve Köyişleri Bakanlığı –Kırsal kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi; AB fonları; Dünya Bankası fonlar vs…) faydalanmalıdır.
* Piyasada mevcut hileli arı ürünlerinin ilgili Bakanlık ve Kontrol laboratuarlarında incelenmesi ve kamu oyuna teşhiri sağlanmalıdır.
*Bal dışındaki diğer arı ürünlerine de teşvik verilmeli, verilecek teşvikler ürünlerin kaliteleri doğrultusunda değerlendirilerek verilmelidir.
*Ülkemizde mevcut arıcılık potansiyeli Göz önüne alınarak Karadeniz Teknik Üniversitesi bünyesinde “Arı ve Arı Ürünleri Araştırma Merkezi” kurulması yönünde bir çalışma yapılmalıdır.
Doç. Dr. Sevgi KOLAYLI - KTÜ. Kimya Bölümü, Biyokimya Anabilim dalı
Doç. Dr. Murat KÜÇÜK - KTÜ. Kimya Bölümü, Biyokimya Anabilim dalı
Dr.Cemalettin BALTACI-Trabzon İl Kontrol Laboratuvarı
Öğr.GörOktay YILDIZ - Giresun Üniversitesi-Şebinkarahisar MYO.,Gıda Teknolojisi Prog.
Gülten BULUT - Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü
Selahattin GÜNEY- Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği
Zekeriya AYDIN -Trabzon ili Arı Yetiştiricileri Birliği
Avni HALİLOĞLU - Doğu Karadeniz İhracatcılar Genel Sekreterliği üyesi

2 Mayıs 2008

EKMEĞİNİ TAŞDAN ÇIKARANLAR...



Karadeniz -Ereğli, Zonguldak ilinin şirin bir ilçesi. Bu ilçenin en yüksek köyü olan Velidağı köyü, kışın kar yağınca şehirle olan iletişimi kar nedeniyle ulaşıma kapanıyor.Köyde yaşayan insanlar ekmeğini taşdan çıkarıyorlar. Köyün dağlık arazisinde bulunan kayalardan uzun çalışmalar sonunda çıkarılan taşlar yontularak yufka ve ekmek pişirmek için satılıyor. Bu taşların çıkartılması kadar hazırlanmasıda çok zahmetli ve uzun süre alıyor. Bir günde ancak bir veya iki adet taşın çıkarılabildiğini öğrendik. Taşlar kayalardan kazma ile sökülerek 10-15 santim kalınlığında koparılıyor, sonra katırların sırtında uzunca sayılacak bir yolculuktan sonra köye taşınıyor. Bundan sonraki işler ise zaman ve sabır istiyor çünki:


Köye getirilen taşlar uzun süre suda bekletilerek yumuşatılıyor, daha sonra kesere benzeyen özel aletlerle yontularak 3-4 santim kalınlığa kadar indiriliyor. Hafif ateş üzerinde kızdırılarak üzerine yağ sürülüp kullanılır hale gelmesi için alıştırma denilen bir işlemden sonra kullanılıyor. Bu taşın üzerinde pişen yufkaların ve ekmeklerin (serme) lezzeti bir başkadır. Bu taşlar son zamanlarda etin daha lezzetli pişirilmesi amacıyla ızgara olarakta kullanıldığını belirteyim. Elemeği göz nuru veya EKMEĞİNİ TAŞTAN ÇIKARMAK işte buna denir. Ereğli Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu bu köyde arıcılık kursu düzenledi, bende bu akşam kursu vermek üzere oraya gideceğim. Burada yapılacak olan güzel çalışmaları zaman içerisinde yazacağım.