30 Kasım 2008

ULUSLARARASI ARICILIK KONGRESİ...

Muğla'da düzenlenen 1. ULUSLARARASI MUĞLA ARICILIK VE ÇAM BALI KONGRESİ 23-27 Kasım 2008 tarihleri arasında yapıldı.
Katılımın mevsimin gereği daha çok kalabalık olmasını beklerdim. Bir çok ilden Birlik başkanları katıldı hatta üyeleri ile gelenlerde vardı. Konuşmacılar değişik ülkelerde konularında uzman kişiler olunca elbetteki biz arıcılarında gerekli ilgiyi göstermesi gerekirdi.
Bir çok ülkede bu tür toplantılara katılımcılar para öderken bizler her nedense ayağımıza bedavaya gelen eğitimlere bile katılmayız, sonrada kafamıza göre yorumlar yaparız...


Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı sayın Bahri YILMAZ'a verilen APİMONDİA bayrağını yönetim kurulu üyelerini sahneye çağırarak birlikte aldılar. Gelecek yıl Fransa'da yapılacak olan APİMONDİA toplantısının 2010 yılında ülkemizde yapılması için çok ciddi çalışmalar yapılıyor ve mutlaka bu toplantı ülkemizde olmalıdır...


Program süresince elimden geldiği kadar konuşmaları kaydettim. Muğla İli Arı Yetiştiriciler Birliği Başkanı sayın Ziya ŞAHİN, yaptığı başarılı organizasyondan dolayı her türlü taktiri hakettiği kanaatindeyim. Muğla Valiliği ve Muğla Üniversitesi ile birlikte bu büyük organizasyona imza atmak çok kolay değildi. Muğlaya 2 gün önce gittiğim için katılımcılardan çoğunun görmediği çalışmaları yerinde görme şansım oldu. Muğla arıcılar birliğinde çalışan arkadaşları gercekten tebrik ediyorum, gecenin geç saatlerine kadar neler yapmadılar ki, Birlik başkanı Ziya beyin her işin daha iyi olması için oradan oraya nasıl koşturduğu görülmeliydi. Yoksa sadece o rahat koltuklara oturup konuşmaları anında tercüme olarak dinlemek elbette kendiliğinden olmadı. Tüm katılımcılara verilen yemekler, herkesin ulaşımını ve konaklamasını sağlamak için aylar öncesinden yaşanan sıkıntıları azda olsa bende biliyorum. Muğla, Fethiye, Dalaman ve Marmaris ilçelerinde konaklamalar yapıldı.

Fotoğrafta öğlen yemeğindeyiz soldan sağa: Selahattin GÜNEY, Oktay ERDEM, Nurhayat KULOĞLU, Harun KULOĞLU ve Erzurum İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Taner BAYIR. Bu salonun nasıl yer olduğunu görmek lazımdı, sadece bizim masa değil orada olan :) Aynı anda üçbinden fazla kişi yemek yiyebiliyor bu salonda.
Muğla'ya indiğimiz gün önce Birlik başkanımızı ziyarete gittik, ama görmek ne mümkün organizasyonla ilgili eksik olmasın diye koşturuyor dediler, bizde orada otururken çalışan gençlere yardım edelim dedik. Arıcı veya arıcıların çocukları sandığım gençler meğersem Muğla Üniversitesinde okuyan öğrenciler imiş. Benim öğrencilere karşı her zaman sevgim ve saygım vardır, helede böyle başka illerde okuduğu halde aile ve kendi ekonomisine katkı sağlamaya çalışan gençler olunca ben birazda duygusallaşırım (fakirliği iyi bilirim). Konuşmalarımıza başlamadan tanışalım istedik, soldan sağa: Sema ÇAKIR (Kayseri. sosyoloji -2), Cihan ÇOLAK (Bitlis. Türk Dili Edebiyatı 3), Fatoş URAL (Hatay. sosyoloji -2) ve ... ben işte. Bir an şöyle düşünün, bu gençler eğitimleri dışında geçen zamanlarını nerelerde harçamazlardıki !!! İşte ben bunlara bu yüzden saygı duyarım ve tebrik ederim.
Ertesi günde salonda görevli olduklarını söylediler, bu arada Hatay Birlik başkanı Mehmet EKİCİ ve arkadaşları geldi eeee hemşeriniz kıza yardım edin bakalım dedik ve kısa zamanda kimlikler hazırlandı (katılan herkese kimlik verildi). Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yaptığı bu organizasyonda her ayrıntıyı düşünmüş. Kongre salonunda firmalar tarafından standlar açılacak bu standlardan biriside kendilerine ait, kongre salonunda giriş kaydını yapan ve yaka kartını alan herkese güzel bir çanta hazırlatılmış ve içinede Prof. Dr. Muhsin DOĞAROĞLU hocamızın yazdığı MODERN ARICILIK TEKNİKLERİ adlı kitabını, kongrenin programını ve BioHAYAT firmasının ilaçlarının blognotunu koydular. İşin içine aksilikler girecek ya gece saat 21,30 da gelen 3000 kitap nasıl bu çantalara girer... İşte takım çalışması diye buna derler, Birlikte çalışan arkadaşlar, öğrenciler ve BioHAYAT firması ürün sorumlusu Veteriner Hekimi Nurhayat KULOĞLU gece saat 01,00 e kadar hep birlikte bu
işide bitirdik.

Kongre açılış günü her şey yerli yerinde olmuştu bile.... Giriş kapısında asılan afiş , sol başta: Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği sekreteri Şerife DAĞDELEN Artvin İli arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı A.Necmi YAZICI ve Selahattin GÜNEY. Bu kapıdan içeriye girince bütün güzellikler başlıyor, Katılan firmaların standları ve arıcılıkla ilgili fotoğraf sergisi birde eski kovanlarımızdan örnekler...
-
-
-

TÜGEM Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Sayın Muhittin İYİMAYA, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı sayın Bahri YILMAZ ve Türkiye'de arıcılık sektöründe malzeme temininde 3. kuşaklara görevi veren sayın Mehmet CİVAN sohbet esnasında... Sağ fotoğrafta ise Konya Şeker standı soldan sağa: Zir.Müh. Ali SARIOĞLU (Cumra şeker), TÜGEM Daire Başkanı sayın Muhittin İYİMAYA, Muğla üniversitesi rektörü sayın Prof. Dr. Şener OKTİK, gezen Muğla valimiz sayın Ahmet ALTIPARMAK ve Konya ETM tarım yetkilisi.
......................KİMLER NELER KONUŞTU; KAMERAMA TAKILANLAR...
video- video
Muğla Valisi Sayın Ahmet ALTIPARMAK------------------------ TAB Başkanı Sayın Bahri YILMAZ (Açılış)
video-
TAB Başkanı Sayın Bahri YILMAZ (SUNUM) --------------------------------------------
video- video
ZİR. MÜH. ODASI BAŞ. Sayın Dr. Gökhan GÜNAYDIN----------- Ziya ŞAHİN Muğla İli Arı Yet. Bir.Bşk.
video- video
CİVAN ARICILIK - BURSA -------------------------------------------TEMEL PETEK - İSTANBUL
video- video
KONYA ŞEKER - ÇUMRA ŞEKER - ETM TARIM----------------------------KOVAN VE RESİM SERGİSİ

22 Kasım 2008

KURS BİTTİ...

Karadeniz Ereğlide bulunan Karadeniz Bölge Komutanlığı bünyesindeki birliklerde vatani görevini yapan asker kardeşlerimizden ARICILIK kursuna katılanlar. On gün toplam 40 saat süreli olan kursta görsel olarak tüm materyaller kullanıldı. Tüm askerlerimize görevlerinde ve sivil hayatlarında başarılar dilerim.
Soldan sağa ön sıradakiler: Veli ÇÜMEN (Manisa), Eray TIĞLI (İstanbul), Uğur YILMAZ (Erzincan), Sezgin USTAOĞLU (Ordu), Ramazan KARLI (Adıyaman), Volkan ÖZCANBAZ(İzmir), Kabil YAYLA ((Sivas), Nezir KIRMIZIKAYA (Erzurum), Mehmet Ali KANDEMİR (Şanlı Urfa), İbrahim SEZER (Erzincan), Özcan ZEYBEK (Manisa), Veli MAGİ (Şırnak), Özcan KARAKUŞ (Samsun), Ahmet KOYUNLU (K.Maraş), Hakan Ümit TANAYDIN (iZMİR), Ceyhan CENNETOĞLU (ordu), Fazıl AKMETE (Rize), Murat KARAGÖZ (Çanakkale), Can BALIK (Giresun), Ersan ZEBEK (Çanakkale), Veli KILIÇ (Adana),M.Erkan ÜGÜTEN (Mersin)

15 Kasım 2008

TAKIM RUHU...




Bu sabah saat 02,30 de İstanbuldan gelen BioHAYAYAT firması yetkilileri ile birlikte Ankaraya yola çıktık. Sabah 06,30 da Ankara üniversitesinde görev yapan sayın Doç.Dr. İrfan KANDEMİR hocam ile buluştuk, kahvaltıyı hep birlikte yaptıktan sonra Eskişehir yoluna çıktık. sayın hocam yıllardır Dünya'nın her tarafından arı toplar, biyolojik özelliklerini araştırır. Bu gezimizde daha önceden tanıştığımız arıcıları ziyaret ederek herkes kendi işini yapmaya çalıştı. Ama tam bir takım çalışması örneğini yaşayarak. Soldan sağa: Birol DOĞANTEMUR, BioHAYAT Firmasından Veteriner Hekim Ömer PEKCAN, Harun KULOĞLU, Ankara Üniversitesinden Doç.Dr.İrfan KANDEMİR, Selahattin GÜNEY, Halil BİLEN ve Yusuf GÜRBÜZ.

Eskişehir girişinde konuştuğumuz yerde buluştuk ve ilk olarak Yusuf GÜRBÜZ kendi arılığını gezdirdi, önce toplu bir fotoğraf çekelim dedik. Yusuf kardeşimiz aldı eline notlar başladı anlatmaya..... dur be kardeşim biz Tarım bakanlığı koruma konrol şubesinden gelmedik, bu ne yahu adama bak, ben evde çoçuklarım için bu kadar şeyi bilmiyorum nedir bu böyle (aslında böyle olmalı) bütün arıların seçeresi tutulmuş. Hocam bahsedilen her özel kovandan birkaç arı alıyor ve tüplere koyuyor ve burada işimiz bitti.



Hep beraber Halil BİLEN kardeşimizin arılığına gidiyoruz, yol boyunda bir kaç yerde durduk bize çok güzel manzaralar gösterdiler. Orada yine takım çalışması içinde kısa zamanda işler bitiyor ve dönüyoruz bu sefer Birol DOĞANTEMUR kardeşimizin arılığına, inanılmaz güzel manzaralar var yol boyunda, bunları görüntülemeden olmaz. Eski çağlardan kalma kaya evleri var ve bu kayanın güzel bir yerine arı kovanları konmuş.



İşlerimiz bitti İrfan hocam 20 kovandan numunelerini aldı saat 15.30 oldu Eskişehir merkeze doğru yola çıkıyoruz, gördüğümüz ilgi ve güzelliklerin karşısında kimsenin karnı açıkmadı ama arabaya binnerken yapılan yemek muhabbeti iştahımızı açtı. yemeğe gidene kadar günün değerlendirmesini yaptık. bu konuda söyleyecek tek söz TEBRİKLER... Bir ilde bu kadar güzel TAKIM RUHU içinde her şeyi düzenli yapan arıcılara çok çok ihtiyacımız var.

Şehir merkezinde arabaları park ettik şimdi yemek zamanı. Biz yerlerimizi almadan Eskişehir İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı değerli kardeşim Gürbüz TURHAN bizleri görmeye geldi. Eskişehir'de çok meşhur olan ÇİBÖREK (Tatar yemeği) yemeyi daha önceden planladık. Tarifini aldım ama her şey yerinde güzeldir. Bizleri güler yüzle karşılayan bu değerli arıcı kardeşlerimize selam ve saygılarımı yolluyorum.

14 Kasım 2008

ARILARDA KIŞ BAKIMI

Kanal 67/Z televizyonunda 15 günde bir yayınlanan BALLI BABA adlı arıcılık programında akşam ki konuğum Bolu İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı sayın İsmail ÜNALAN ile çok güzel bir program yaptık. Değerli arı dostlarının ve izleyicilerin telefon ve SMS ile katılımları çok fazla oluyor ve telefon hattı kilitleniyor. Elimizden geldiğince soruları cevaplamaya çalışıyoruz. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından 03 Kasım 2008 tarihinde Ankara'da yapılan birlik başkanları toplantısında alınan kararlar doğrultusunda akıl gurubu diye adlandırılan komisyonlar oluşturuldu. Bu komisyonlar yapacakları çalışmaları merkez birliğe rapor halinde sunacak ve ilgili bakanlıklar nezdinde gerekli görüşmeler yapılarak arıcılığımızın istenilen seviyeye çıkması sağlanacak, böylece tüm sorunlarımız aciliyet sırasına göre tek tek çözülmüş olacak.
Yayınlanan programı izlemek için bu linki tıklayınız: http://www.demirmedya.net/haber_detay.php?haber_id=20101

9 Kasım 2008

İŞ ÇOK ZAMAN YETMİYOR...

Hafta başı Ankara'daki toplantıya katılmıştım, dönüşte İl Tarım Müdürlüğünde kovan plakaları için son çalışmaları bitirdik. Komşular dediler ki haydi limana gidip hamsi alalım şimdi zamanı ya...Karadeniz'de bu mevsim hamsi çok bol ve en lezzetli olduğu dönem. Bu mevsimde bir çok balıkçı ekmek parası için buraya gelir, işte HASAN REİS 11 adlı balıkçı motoru Yalovadan geldi Abdi GENÇAY ve Hasan GENÇAY kardeşlerin reisliğini yaptığı motorda 22 tayfa çalışıyor. Yeni düzenlemeye göre tutacakları balık miktarı kotalı 600 kasa tutmaları gerekli. Bizim gördüğümüz akşam 290 kasa hamsi yakalamışlar, o gece başka motordan denize düşen 17 yaşındaki bir delikanlıyı aradıkları için balık tutmayı bırakmışlar(delikanlı bulunamadı). Ekmek parası için çekilen çileler...
video
Karadeniz Ereğlide tutulan hamsiler diğer şehirlere gönderilmek üzere arabalara yüklenmeden önce üzerlerine buz atılıyor, kamyon arkasındaki yazı hoşuma gitti paylaşmak istedim. Burada kasaya buz koyan motor sahibi Hakan GENÇAY, motorlarda iş zamanı patron işçi ayırımı yok herkes elinden gelen işi yapacak. Biz orada iken Eskişehir'li bir vatandaş başka bir motordan 300 kasa hamsiyi yükleyip yola çıkmıştı.
Ertesi gün Orman işletme müdürlüğünden beni aradılar, bütün dünyada olduğu gibi Zonguldak'ta da kestane ağaçlarında kurumalar var (mürekkep hastalığı). Bunun önüne geçebilmek için çok yoğun çalışmalar yapılıyor, gelen uzmanlar arasında Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat fakültesi öğretim üyesi sayın Prof.Dr. Mustafa Timur DÖKEN hocam vardı kendisiyle çok güzel sohbetimiz oldu. Sayın hocam Bitki patolojisi fungal bitki hastalıkları uzmanı. Yurt dışından gelen uzmanlardan biri de FAO (FOOD AND AGRICULTURE ORGANIZATION OF THE UNITED NATIONS) yetkilisi GILLIAN ALLARD Bu çalışmayı düzenleyen Zonguldak orman bölge müdürlüğünden yetkililerde kalabalık bir ekip olarak oradaydılar. Uzun zamandan beri bu konuda başarılı çalışmalar yapan Orman Bölge Müdürlüğümüze ne kadar teşekkür etsek azdır.

Geç saatte eve geldim MSN de arkadaşlarla cumartesi planı yaparken bendeki sorunlardan dolayı konuşmamız yarıda kaldı. sabah erkenden gelen Biohayat firması müdürü Ömer ve arge müdürü Harun beyle önce Bolu'ya oradanda Çankırı'ya gittik dönüşümüzde ise saat gece 03.00 olmuştu. Bu gün pazar evde istirahat edeceğim yarın sabah erkenden İstanbul yolculuğum var akşam saat 18.00 de Karadeniz Bölge Komutanlığında askerlerimize arıcılık kursu vermek üzere hazır olmam gerekiyor...
Bu arada Rize'de arıcılık yapan değerli kardeşim Salih ARICI toplayıp yolladığı bir kilo propolisler kargodan alındı ve ekstrak yapılmak üzere gerekli işlemlerden geçirildi. Salih ARICI kardeşime gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ediyorum. Değerli arıcı dostlarım kovan kontrolleri esnasında elinize geçen propolisleri burada görüldüğü şekilde temiz poşetlere koyarak saklayın. Artık ülkemizde propolis işlenmeye başladı, bu konuda çok güzel çalışmalar var. Ben inanıyorum ki çok daha yüksek fiyatlarda bu ürünü pazarlayabileceğiz ama işin bir yerinden de başlamak lazım. Şimdilik ben bir firma ile propolisli pastil yapımında kullanmak için anlaştım ve bu yöndeki ürün çeşitliliği içinde çalışmalarım devam ediyor. Görüştüğüm bir kaç firma yıllar önce propolis kullanmak istemişler, bizim arıcılarımız üretmediği için yurt dışındanda almadılar böylece projeler rafa kaldırılmış. Her arıcımız kovan kontrolleri esnasında veya özel olarak satılan propolis toplama aletleri (proplis trapı) ile üretim yaparsa inanıyorum ki bu ürünü ihraç ürünleri arasına sokacağız. Dünyadaki bitki çeşitliliği zengin olan ülkemizdeki propolis kaliteside çok yüksektir, bu nedenle sadece temiz üretim yaparak gerekli koşullarda muhafaza etmemiz yeterli olacaktır.

6 Kasım 2008

TAB TOPLANTISI VEEE...


TAB
TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ
tarafından düzenlenen toplantıda arıcılığın geleceği için yapılması gereken işler gözden geçirildi ve bir takım kararlar alınarak kasım ayı içinde çalışmalara başlanmasına karar verildi. Toplantıya katılan İl Birlik Başkanlarının konuşmalarının ardından değişik konularda çalışmalar yapacak olan komisyonlarda görev alan kişilerin isim listesi hazırlandı. Kurulacak olan eğitim komisyonunda benimde olmamı uygun gördüler.







Seçimden sonra geçen beş aylık sürede yapılanların neler olduğu konusunda ise Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Yük. zir.müh. sayın Bahri YILMAZ tüm Birlik başkanlarına bilgi verdi. Çok hızlı bir şekilde kovan plaka çalışmalarının bitmiş olması nedeniyle teşekkür etti. Bundan sonraki çalışmalarda gezginçi arıcılık sorunları, arı ıslahı çalışmalarının başlatılması, kurumsallaşma ve eğitim konularında acilen kurulacak olan komisyonların çalışmaya başlaması konularında kararlar alındı.



Ankara'da okuyan kızımı ziyaret etmiştim, bu arada yanıma gelerek beni yalnız bırakmayan değerli hocam Doç.Dr. İrfan KANDEMİR ve değerli dostum Şaban PARLAK (HAYYAM) ile birlikte bir kaç fotoğraf çekmiştim ne yazıkki yanlışlıkla o ve birçok fotoğrafı sildiğim için dostlarımdan özür diliyorum.


Ankara'da okuyan kızımı ziyaret ettim, Konya'da okuyanıda görmek lazım, gitsem mi dedim ve gittim. Konyada Kızımın kaldığı Özel Sarayönü Lale Kızöğrenci Yurt Pansiyon sahibi asil delikanlı Musa ZEYBEK ve kızım karşıladılar, Musa bey karnımın aç olduğunu bildiği için yöreye has etli ekmek (Mevlana) yedirmek için Ladik ilçesine gittik. Akşam misafir oldum, gösterdikleri güler yüz ve sıcak ilgiden dolayı teşekkür ederim. İşlerin yoğun olması nedeniyle sabah Ankara'ya oradanda Ereğli'ye döndüm.






Gerede girişinde otobanda otobüsümüzün sol ön lastiği gümledi....Allah kimseye trafik kazası yaşatmasın (AMİN). Kaptan şöförümüzün akıllıca ve ustaca hareketlerinden dolayı kimsenin burnu kanamadan yolun emniyet şeritine geçerek lastiği değiştirdi ve yolumuza devam ettik.

3 Kasım 2008

GÜZEL ÇALIŞMALAR VAR...


Pazar günü geleceğini söyleyen misafirlerim vardı. Daha önce arıcılık için yeni araştırmalar yapıldığını yazmıştım, bu çalışmaları yerinde görmek ve yeni çıkacak olan ürünler hakkında fikir alışverişinde bulunmak üzere beni ziyarete geldiler. Soldan sağa:Vet.Sağ.Tek. Sami GÜLTEKİN, Selahattin GÜNEY, Vet.Hek. Ömer PEKCAN, ARGE Müdürü Vet.Hek. Harun KULOĞLU. Biz arıcılar için en büyük sorunlardan birisi olan varroa ve balını aldıktan sonra peteklere veya kovanlarımıza musallat olan ağ kurdu kelebeği ile mücadelede kullanacağımız ilaçlar. Varroa için bir çok ilaç var ancak ağ kurdu için maalesef yeterli çalışma yoktu, şimdi BİOHAYAT firması bu konuda da çalışmalara başladı yakın zamanda ruhsat alınarak ürünü piyasaya verecekler. Bir güzel çalıışmalarıda ilkbaharda bir çok arıcının sıkıntısı olan NOSEMA içinde organik bir ürün yaptılar ve ruhsat aldı, ilkbaharda arıcılara sunulmuş olacak.
Teknik elemanları bulmuşken biraz çalıştırmak lazım diye düşünerek bir kaç kovanı kontrol edelim dedik. Arılar kış hazırlıklarını çok iyi bitirmişler, bayramdan sonra yağan yağmurlar ve gerekli şuruplama netiçesinde yavru oldukca fazla bal kemerleri çok mükemmel durumda. Yapılan varroa mücadelesinden dolayı arılarda varroa göremedik. Kovanlardaki arılı çerçeve sayısı 6 ile 9 çerçeve arasında olması bu mevsim için çok mükemmel, öğle saatlerinde bütün kovanlardaki yavru uçuşu mayıs ayı gibi çok zevkli oluyor. Çevremizdeki ormanlık alanda bulunan kocayemişler iyice açmış bol miktarda nektar ve polen geldiği için arılarda çok rahat çalışabildik. Bu görüntüleri inşallah haftaya yayınlarım. Salı günü Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Toplantısına katılmak için Ankara'ya gideceğim, 3 gün sonra geri gelmek üzere sizlere sağlık mutluluklar dileyerek hoşça kalın...