24 Eylül 2007
40. APIMONDIA MELBOURNE...
19 Eylül 2007
POLONYA'LI ARICIMIZ...
PLACHTA ülkesinde eşi ile birlikte 200 koloni ile arıcılık yapıyor. Misafir olarak bulunduğu ilimizde kendisi ile sohbet etme imkanımız oldu. Evde uzun uzun arıcılıktan konuştuk . Eşi ile çok uyumlu olarak arıcılık yaptığını anlattı, Polonya bizim ülkemizden daha soğuk olduğu için bal mevsimininde çok kısa olduğunu söyledi. Başarılı olmak için arıları kışa çok iyi hazırlamak gerektiğini anlattı. Bu konuşmaların neticesinde konuştuklarımızı birde arılıkta uygulamalı olarak yapalım dedik. Arıcılık yapan arkadaşlarımdan Yılmaz BİLGİLİ ile evde kahvemizi içerken yarının programını yaptık. Ertesi gün öğleden sonraya arılıkta çalışmaların programını bitirdik ve ayrıldık.
17 Eylül 2007
GÜZEL HABERLER...
13 Eylül 2007
VARROA VE BAL ARISININ YAŞAMI...
9 Eylül 2007
VARROA İÇİN BAYVAROL KULLANIMI...
3 Eylül 2007
ARI HASTALIKLARI VE VARROA MÜCADELESİ
Arı hastalıkları ve varroa ile mücadele konulu seminer 27 Ağustos 2007 de Zonguldak AKM büyük salonda düzenlendi.Katılımın yüksek olduğu toplantıya İl Tarım Müdürümüz Sayın Yusuf AKIN, İstanbul ünüversitesi veterinerlik fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Hayrettin AKKAYA, Bayer Ürün müdürü Vet.hek. Ahmet UÇAL, Teknik Müdür Vet.Hek. Cem KESKİNDİL, Bölge müdürü Vet.Hek. Ünal KIRIMLI, Bölge sorumlusu Vet.Hek. Taner KOCA ile Karabük İli Arı Yetiştiricileri Birliği yönetimi, çevre illerden gelen ve bölge arıcıları katıldılar.Seminer ile ilgili görüntüleri, videolar bölümünden izleyebilirsiniz.
30 Ağustos 2007
KARAKAVUZ KÖYÜ BAL HASADI...
VARROA İLACI...
25 Ağustos 2007
BALDAKİ KALINTILAR...
Bal insan sağlığında çok önemli bir tamamlayıcı madde. İçeriğini anlatmaya gerek yok, bizler için ne lazımsa hemen hepsi içerisinde var. Bunu daha iyi ifade için şunu söyleyeyim. Semavi dinlere ait olan dört büyük kitapta arıdan ve baldan bahsedilmektedir. Kur'an da ise anlamı arı olan NAHL süresi var bunun 68-69 uncu ayetlerinde: Rabbın sana emrettiği şekilde çalış, dağlarda, kayalarda,ağaçlarda ve insanların yaptığı yerlerde kendine yuva tut. Sonrada sana gösterilen yollardan git derle topla. Onların karınlarından renkleri ve lezzeti değişik şerbet (BAL) çıkar ki, bunda insanlar için şifa vardır. Elbette bunda da inananlar için tefekkür vardır... Buradanda anlıyoruz ki, insanlar için gerçekten önemli bir besin olan balın, tıpta da çok önemli yere sahip olduğunu biliyoruz. Ne varki, son zamanlarda bal diye üretilen ürünlerin piyasada satılıyor olmasının yanında arıcılığa yeni başlayan veya tekniğini bilmeyen arkadaşların arıcılık bilgisi olmayan malzeme satıcıları tarafından yanlış yönlendirilmeleri sonucu kullanılan ANTİBİYOTİK katkılı ilaçların belki arıya faydası olur diye bilmeden arıcıya ve tüketiciye verilen zararın farkında değiller. Antibiyotiklerin yan etkilerini bilmeyen yoktur. Birde bal ile karıştığında çok ağır sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Gereksiz yere bilmeden ilaç kullanmayalım. Yasal olarakta cezai işlemi uygulanıyor. Arılar en iyi antibiyotik olan PROPOLİS'i kullanıyor zaten. Onun dışında ilaç kullanmak yerine arıyı yok etmek daha akıllıca. Her şeyden önce İNSAN SAĞLIĞI diyoruz. Sağlıklı günlere....
23 Ağustos 2007
FINDIK ZAMANI...
Fındık Karadeniz bölgesinin en önde gelen ürünlerinden biridir. Bu ay olgunlaşan fındıklar toplanmaya başlandı. Bizde Karakavuz Köyündeki aile dostlarımızı ziyarete gittik. Bahcede fındık toplayan aileyi görüntüledik. Bu arada yeni toplanan taze fındık çok lezzetlidir, haberiniz olsun. Eğer fındık üreticisi dostunuz varsa ziyaretin tam zamanı, onların yardıma ihtiyaçları oldukca fazla. Adnan İLİK ve ailesine gösterdikleri çok sıcak ilgiden dolayı teşekkürler. Fındık toplayan kızların biri Çukurova üniversitesi yabancı dil bölümü mezunu, diğeride aynı bölümde inşallah seneye bitirecek. Fındıkları bereketli olsun güle güle yesinler....
21 Ağustos 2007
HAKİKİ BAL...
TRT TÜRK - İNT YAYINI...
18 Ağustos 2007
17 Ağustos 2007
ARI SOKMASI...
Dünya üzerindeki yaratıkların hemen hepsinin bir savunma amacı ve savunma silahı vardır. Bal arısı bir çok canlıda olmayan savunma silahına sahip olduğu gibi apayrı bir özelliğe sahiptir. Silahını ne amaçla kullanırsa kullansın hayatına mal olur. Çünki sokan arıların iğnesi vücudundan ayrılır ve bu iğneye bağlı olan bağırsaklarda kopar, bu nedenle sokan arılar ya hemen yada bir zaman sonra mutlaka ölürler.ARI ZEHİRİ: Arı zehiri işçi arılarda zehir bezlerinde üretilip zehir torbasında depolanır. Petek gözlerinden yeni çıkan arıların zehir üretme yetenekleri çok az olup 12 günlük olduklarında en yüksek kapasiteye ulaşırlar ve 20 günlük olduklarında zehir üretme yeteneklerini kaybederler. Arı zehiri kimyasal olarak oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Farmakolojik açıdan önemli aktif maddeler içerir. Bunlardan en önemlisi kimyasal yapının yaklaşık %50'sini oluşturan polipeptit yapıdaki melittindir. Arı Zehirinin Bileşimi EnzimlerPhospholipase A2, Hyaluronidase, Acid Phosphomonoesterase, a glucosidase, hysophospholipaseProtein ve PeptitlerMelittin, Pamine, Mast Cell Degranulating Peptide ( MCD ), Secapin, Procamine, Adolapin, Protease inhibitor, Tertiapinc, Küçük moleküllü peptides Arı zehirinin farmokolojik etkileri, bağışıklık sistemini uyarması ve birçok rahatsızlığa iyi gelmesi nedeniyle son yıllarda üretimi ve tıpta kullanımı her geçen gün artmaktadır. Arı zehiri saf olarak iğne şeklinde, krem, tablet ve merhem şeklinde ilaç sanayiinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Farmokolojik olarak arı zehiri kan dolaşımını artırıcı, bakteri öldürücü, radyasyona karşı koruyucu, tansiyon düşürücü etkileri ve bağışıklık sistemini aktive edici etkilere sahiptir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda arı zehiri multiple sclerosis (MS), AİDS, kanser ve tedavisi mümkün olmayan bir çok hastalıkta başarı ile kullanılmaktadır. Arı zehirinin bu özellikleri ve yaygın olarak kullanımı nedeni ile APİTERAPİ başta ABD ve birçok Avrupa ülkesinde alternatif tıp olarak kabul edilmiş ve Apiterapi hastaneleri kurulmaya başlanmıştır. Arı zehirinin etkili olduğu diğer bazı hastalık ve rahatsızlıklar; Arthritis, Epilepsy, Myositis, Iritis, Bursitis, Migren, Rhinosinusitis,bazı kanser türleri, damar tıkanıkları, kolestrol, Intercostal myalgia, Astım, Keratoconjunctivitis...
11 Ağustos 2007
EŞEK ARISI YUVASI...
HAYATIN DEVAMI...
yaşayan güzel kelebekler, birkaç ay yaşayabilen bal arıları, birkaç yıl yaşayabilen canlılar ve asırlar boyu yaşayabilenler...Gecen gün arıcı arkadaşlarla fotoğraf çekimi ile konuşurken bende ilginç fotoğraf var diyen Mustafa TATAR yılanlardan oldukca korkar, bu nedenle arılığına giremiyor bile. Çare tüfek almakla oldu. Arılığında bulduğu yılan gömleği doğrusu benide ürküttü. Bu kadarını bu bölgede görmemiştim. Canlısının çekilmiş fotoğrafıda var, artık onuda siz tahmin din. Bunun yanında çektiği fotoğraflar için yazacak bir şey bulamadım. Aç karnını otlarla doyuran bu kablumbağa uzuuuuuuun bir yolculuk...
5 Ağustos 2007
BİZİM İÇİN...
2 Ağustos 2007
EŞEK ARISI...
Yılın bu mevsiminde arı kovanlarımıza saldırdıkları gibi, akşamları balkonlarında oturan bir çok insanıda rahatsız ederler. Eşek arıları ile mücadele yöntemleri çok farklıdır, bazı yerlerde yuvaları yakılıyor veya yuva deliğine su dökülerek 1 Ağustos 2007
HABERCİ...
Haberci her zaman yapacağının en iyisini yapar. Bu sabah arkadaşlarımla görüşürken güzel bir haberi Özhan YİĞİTLER verdi. Web siteleri yeni versiyonu ile yayında. Arkadaşlar herkes mutlaka ziyaret etsin ve listenizdeki herkese adresi yollayın. http://www.haberci.com/ Bundan sonra kendi haberlerinizi bu sitede yayınlayabilecek ve bölgenizi tanıtabileceksiniz. Haberci programının yapımcısı Coşkun ARAL ve ekibi yıllardır Dünyanın değişik yerlerinde belgeseller hazırlayıp yayınlıyorlar. Soldan sağa: Değişim medya gurubu Genel yayın yönetmeni Hüseyin ORHAN, Selahattin GÜNEY ve Haberci ekibinin vazgecilmezi Teknoloji koortinatörü Özhan YİĞİTLER .24 Temmuz 2007
ÇIRAK....
TOHUM SAÇ, BİTMEZSE TOPRAK UTANSIN !
HEDEFE VARMAYAN MIZRAK UTANSIN !
HEY GİDİ KÜHEYLAN, KOŞMANA BAK SEN,
ÇATLARSAN, DOĞURAN KISRAK UTANSIN !
23 Temmuz 2007
TELEVİZYON YAYINLARI...
22 Temmuz 2007
ÇANAKKALE.....
19 Temmuz 2007
MUM GÜVESİ...(ağ kurdu)
Genellikle zayıf kovanlara musallat olarak büyük zararlar verir. Büyük petek güvesi (Galleria mellonella) Petekleri yiyerek ağ örerler, bundan dolayı Ağ kurdu'da denir. Küçük petek güvesi (Achroca grisella) olmak üzere iki çeşidi vardır. Küçük petek güvesi ise yavrulu peteklerin arasında dolaşarak yavruların sakat doğmasına sebep olur. http://ben-gittim.blogspot.com/2007/07/blog-post_17.html Yavrulara verilen zarar burada çok güzel fotoğraflanmış. Ali TÜRK eline sağlık. Bu zararlıya karşı kullanılan ilaçlar arılar içinde zararlıdır. Çare arıları güçlü tutmak.







