6 Kasım 2008

TAB TOPLANTISI VEEE...


TAB
TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ
tarafından düzenlenen toplantıda arıcılığın geleceği için yapılması gereken işler gözden geçirildi ve bir takım kararlar alınarak kasım ayı içinde çalışmalara başlanmasına karar verildi. Toplantıya katılan İl Birlik Başkanlarının konuşmalarının ardından değişik konularda çalışmalar yapacak olan komisyonlarda görev alan kişilerin isim listesi hazırlandı. Kurulacak olan eğitim komisyonunda benimde olmamı uygun gördüler.







Seçimden sonra geçen beş aylık sürede yapılanların neler olduğu konusunda ise Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Yük. zir.müh. sayın Bahri YILMAZ tüm Birlik başkanlarına bilgi verdi. Çok hızlı bir şekilde kovan plaka çalışmalarının bitmiş olması nedeniyle teşekkür etti. Bundan sonraki çalışmalarda gezginçi arıcılık sorunları, arı ıslahı çalışmalarının başlatılması, kurumsallaşma ve eğitim konularında acilen kurulacak olan komisyonların çalışmaya başlaması konularında kararlar alındı.



Ankara'da okuyan kızımı ziyaret etmiştim, bu arada yanıma gelerek beni yalnız bırakmayan değerli hocam Doç.Dr. İrfan KANDEMİR ve değerli dostum Şaban PARLAK (HAYYAM) ile birlikte bir kaç fotoğraf çekmiştim ne yazıkki yanlışlıkla o ve birçok fotoğrafı sildiğim için dostlarımdan özür diliyorum.


Ankara'da okuyan kızımı ziyaret ettim, Konya'da okuyanıda görmek lazım, gitsem mi dedim ve gittim. Konyada Kızımın kaldığı Özel Sarayönü Lale Kızöğrenci Yurt Pansiyon sahibi asil delikanlı Musa ZEYBEK ve kızım karşıladılar, Musa bey karnımın aç olduğunu bildiği için yöreye has etli ekmek (Mevlana) yedirmek için Ladik ilçesine gittik. Akşam misafir oldum, gösterdikleri güler yüz ve sıcak ilgiden dolayı teşekkür ederim. İşlerin yoğun olması nedeniyle sabah Ankara'ya oradanda Ereğli'ye döndüm.






Gerede girişinde otobanda otobüsümüzün sol ön lastiği gümledi....Allah kimseye trafik kazası yaşatmasın (AMİN). Kaptan şöförümüzün akıllıca ve ustaca hareketlerinden dolayı kimsenin burnu kanamadan yolun emniyet şeritine geçerek lastiği değiştirdi ve yolumuza devam ettik.

3 Kasım 2008

GÜZEL ÇALIŞMALAR VAR...


Pazar günü geleceğini söyleyen misafirlerim vardı. Daha önce arıcılık için yeni araştırmalar yapıldığını yazmıştım, bu çalışmaları yerinde görmek ve yeni çıkacak olan ürünler hakkında fikir alışverişinde bulunmak üzere beni ziyarete geldiler. Soldan sağa:Vet.Sağ.Tek. Sami GÜLTEKİN, Selahattin GÜNEY, Vet.Hek. Ömer PEKCAN, ARGE Müdürü Vet.Hek. Harun KULOĞLU. Biz arıcılar için en büyük sorunlardan birisi olan varroa ve balını aldıktan sonra peteklere veya kovanlarımıza musallat olan ağ kurdu kelebeği ile mücadelede kullanacağımız ilaçlar. Varroa için bir çok ilaç var ancak ağ kurdu için maalesef yeterli çalışma yoktu, şimdi BİOHAYAT firması bu konuda da çalışmalara başladı yakın zamanda ruhsat alınarak ürünü piyasaya verecekler. Bir güzel çalıışmalarıda ilkbaharda bir çok arıcının sıkıntısı olan NOSEMA içinde organik bir ürün yaptılar ve ruhsat aldı, ilkbaharda arıcılara sunulmuş olacak.
Teknik elemanları bulmuşken biraz çalıştırmak lazım diye düşünerek bir kaç kovanı kontrol edelim dedik. Arılar kış hazırlıklarını çok iyi bitirmişler, bayramdan sonra yağan yağmurlar ve gerekli şuruplama netiçesinde yavru oldukca fazla bal kemerleri çok mükemmel durumda. Yapılan varroa mücadelesinden dolayı arılarda varroa göremedik. Kovanlardaki arılı çerçeve sayısı 6 ile 9 çerçeve arasında olması bu mevsim için çok mükemmel, öğle saatlerinde bütün kovanlardaki yavru uçuşu mayıs ayı gibi çok zevkli oluyor. Çevremizdeki ormanlık alanda bulunan kocayemişler iyice açmış bol miktarda nektar ve polen geldiği için arılarda çok rahat çalışabildik. Bu görüntüleri inşallah haftaya yayınlarım. Salı günü Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Toplantısına katılmak için Ankara'ya gideceğim, 3 gün sonra geri gelmek üzere sizlere sağlık mutluluklar dileyerek hoşça kalın...

31 Ekim 2008

TELEVİZYON PROGRAMI...


Değerli arı dostları 15 günde bir canlı olarak yayınlanan BALLI BABA adlı televizyon programında akşamki konuğum Doç. Dr. İrfan KANEMİR hocam ile yıllardır arıcılık konusunda yaptığı çalışmalar ve birkaç güncel olayı konuşduk. Değerli hocam program için Ankara'dan kalkıp Zonguldak'a kadar geldiği için şahsım ve siz değerli arıcı dostlar adına kendisine çok çok teşekkür ediyorum.
Programı izlemek için linki tıklayınız: http://www.demirmedya.net/haber_detay.php?haber_id=20101

28 Ekim 2008

SONSUZA KADAR...

KORKMA SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA YÜZEN AL SANCAK ...

ADALET YERİNİ BULURRRRRR.....

AMACIMIZ; VATANINI VE MİLLETİNİ SEVEN BİZ ARICILARIN KENDİ ARALARINDA BİLGİ ALIŞVERİŞİNİ SAĞLAMAK, YENİ BAŞLAYANLARA BİLGİ VE TEÇRÜBELERİMİZİ AKTARARAK ÖNCELİKLE ÜLKE VE AİLE EKONOMİSİNE KATKI SAĞLAMAKTIR...
NEDENİNİ BİLEMEDİĞİMİZ BİR SEBEPTEN DOLAYI KAPATILAN BLOGLARIMIZIN TEKRAR AÇILMASI BİZLERİ SEVİNDİRDİ.
ELBETTE İNANIYORUZ Kİ ADALET ER GEÇ YERİNİ BULUR.

18 Ekim 2008

PROPOLİS'Lİ PASTİL...

Arıcılık işiyle uğraşıpta PROPOLİS'i tanımayan yoktur. Yunan'ca bir kelime olan Propolis "KORUNAN ŞEHİR" anlamına geliyor. Bu kelime çok önemli işte "KORUNAN ŞEHİR" arıların yaşadığı yeri bir şehire benzetirsek elbetteki korunması gerekir, arılar bu yaşadıkları şehiri bakın nasıl koruyorlar. Bitkilerin genç filizlerinin uç kısımlarındaki koruyucu tabakayı bazen yalayarak bazende kemirerek kovana taşıyorlar. Kovanda arıların kontrol altında tutamadığı yerleri bu madde ile kaplıyor, ana arının yavrulayacağı petek gözleri steril ediliyor, kovan uçuş delikleri havanın soğukluk durumuna göre daraltılıyor veya kovana giren bazı zararlılar kovan içinde öldürülüp dışarıya atılamazlarsa içeride mumyalanıyor. Gelişmiş ülkelerde yapılan araştırmalarda PROPOLİS için ASRIN MUCİZESİ deniliyor !!! Uludağ Arıcılık Dergisinde yayınlanan bir araştırma yazısında ise sentedik antibiyotiklerin aksine hiç bir yan etkisi bulunmamakta ve 60 a yakın hastalığa iyi gelmekte. Görülen o ki bazı ülkelerde olduğu gibi bizdede değer kazanacak olan bu ürünün kıymetini bilelim ve mutlaka toplayalım.


Arıcılarımız tarafından ellere ve kullanılan aletlere yapışrığı için sevilmeyen bu ürün kazınıp atılıyordu, oysa son yıllarda bir çok ülke bunu araştırmaya alarak çok geniş alanlarda kullanmaya başladılar. Artık arıcılarımızda değişik yöntemlerle üretime başlamalı ve ekonomilerine katkı sağlamalıdırlar. Uzun zamandan beri bende bu konuda bir arpa boyu yol aldım. En son olarak PROPOLİSLİ PASTİL üretimi çalışmalarım oldu. Önümüzdeki günlerde bu ürüne üretim izni ve marka alarak piyasaya sunmayı planladım.
Piyasada değişik markalarda pastiller satılıyor bazılarının içinde az PROPOLİS var, arıcı olarak üreteceğim ürünün içeriği daha fazla ve içinde kendi balımız (kestane balı) olsun, renk olarakta hem propolisi hemde balımızı anlatsın istediğim için son yaptığım numuneleri bu şekilde yapmaya çalıştım. Ortaya çıkan sonuç mükemmel oldu. Doç.Dr. İrfan KANDEMİR hocam gecen yıl Avusturalya'dan bana PROPOLİS tabletleri getirmişti, birde bir çok ülkede propolis kapsülleri var. Ayrıca kozmetik sanayinde sabun, şampuan ve krem yapımındada yaygın olarak kullanılıyor.
Şimdiiiiii... Bütün bu çalışmaları yaparken işin birde magazin bölümü var. Bir haftadır bloglardaki arkadaşlarımız sağolsunlar yazdılar.... Sıra bendeeee... İstanbul seyahatimde önce Doktor Muhteşem TURUNÇ abimiz sağolsun beni çok güzel karşıladı ve İstanbul!un altını üstüne getirdik dersem mübalağa olmaz,

ilk önce Florya taraflarında bir yere gittik ve çocukluğumuzun oyununu oynadık; Uçak yakalama... Küçükken oynayamadığımız uçak yakalama oyunu (aslında bu kadar yakından hiç görmemiştim bile) oynadığımız için Doktor abiye sonsuz teşekkürler. Saatler ilerliyor ve akşama Esenler oto garda Ali TÜRK kardeşimizle buluşacağız diye kararlaştırdık, yer olarakta Doktor beyin arabasının yanı. Bizmi anlatamadık.... Arabanın yanına gittik kimi bıraktın ki kimi arıyorsun başladık aramaya, işte aradığımız yerler...
Ali kardeşimde blogda bu adamlar ne arıyor diye yazmış Doktor abinin cevabı süperrrrr... "SENİİİİİ" Bu kadarmı, oradan hep birlikte nezih bir yere gittik. Akşam yemeği yemeye iyi ki gitmişiz!!! Yemekler süper sonu ben anlamadım biz üç kişiyiz masaya iki künefe geldi, biri Ali TÜRK için diğeri Doktor ve benim için ??

Yemeklerin ardından içilen çaylar ve inanılmaz keyifli sohbet yarım künefeden çok çok tatlıydı. Her başlangıcın bir sonu vardır ya... Ayrılık vakti, saat bir hayli ilerledi benim araba saat 12.00 de kalkacak benden sonra adamlar eve gidecek ve yarında işe. Diyecek kelime bulamıyorum, ALLAH sizleri hiç arkadaşsız bırakmasın İYİKİ VARSINIZ. Sonsuz teşekkürlerrrr....

5 Ekim 2008

Forbeevar KULLANIMI...


Biohayat firması tarafından piyasaya sürülen Forbeevar adlı jel formik asidin arılara uygulanmasını yayınlamıştım bazı arkadaşlar yandaki videoyu açamadığını söyledi bende videoyu bu şekilde yayınlamayı uygun gördüm. inşallah burda sorun olmaz...

4 Ekim 2008

VARROA İÇİN JEL FORMİK ASİT...

Gelişen teknolojiler biz arıcılar içinde elbette iyi oluyor. Arıcılık yapan bizler arılarımızın daha sağlıklı ve ürettiğimiz ürünlerinde kaliteli olması için elimizden geleni yaparız. Çünki ürettiğimiz ürünleri bizim gibi tüketiçilerde gönül rahatlığıyla tüketmesi çok önemlidir, bu nedenle arılardaki hastalık ve parazitlere karşı kullandığımız ilaçların kesinlikle insan sağlığına zarar vermemesi gerekir. Ülkemizde bu yönde yapılan güzel çalışmalardan bir taneside VARROA için üretilen jel formik asit piyasada satışa sunuldu, organik asitler gurubundan olan formik asit balda ve diğer arı ürünlerinde kalıntı bırakmıyor. Geçmiş yıllarda bezlere veya pamuğa emdirerek doz ayarlaması olmadan değişik yöntemlerle kullandığımız bu ürün bazen ellerimizi yaktı bazen arıların üzerine akarak arılarımıza zarar verdi.
BİOHAYAT firması tarafından üretilen FORBEEVAR (jel formik asit) renkli pet şişede olması kullanım kolaylığı sağlıyor. Bayramın son günü Biohayat firması satış müdürü veteriner hekim Ömer PEKCAN yanıma gelerek arılıkta ilacın kullanımı ile ilgili bir video çekimi yaptık, blogda videolar bölümünden izler veya indirebilirsiniz. http://video.google.com/videoplay?docid=-7866555863258551285&hl=en
İlaç kullanımında dozu ayarlamak çok kolay şişenin uygulama kapağını takıp şişeyi iyice çalkalıyoruz ve arılı çerçeve başına 2 gram kadar ilacı çerçeve üst çıtasının üzerine nohut tanesi büyüklüğünde sıkıyoruz, jel formunda olan ilaç kontrollü salınım dediğimiz şekilde zaman içinde etkisini gösteriyor. Bu uygulama 7 gün ara ile 3 defa tekrarlandığında varroa mücadelesi yapılmış oluyor. İlacı başka bir amaçlada biz kullanabiliriz, firmanın bu konuda bilgisi yok bunun içinde telif hakkımızı alırız. Hepimizin bildiği gibi bazen kontrol dışıda olsa arılığımızda yağmacılık başlıyabiliyor bu gibi durumda forbeevar şişesine biraz su ilave ederek ilacı sulandırıp kovanın değişik yerlerine sürersek yağmacılığı önlemede çok başarılı oluyor. Bir başka uygulama ise arı birleştirmelerinde yine kovanın içinde varroa için uygulamada olduğu gibi ilacı kullandıktan sonra kovan içi kokuları aynı olduğundan hemen birleştirme işlemini yapabiliriz.
Geçen hafta bu konuda bir yazı yazmıştım, bir çok arkadaşım ürünü temin ederek kullandı ve bir çok arkadaşımızda ürünü bulamadığını söyledi. Kolaylıkla ulaşım olsun diye adresleri yeniden yazıyorum.
http://www.biohayat.net/ e-mail: nfo@biohayat.net bu siteyi ziyaret ederek ürün hakkında geniş bilgiye ulaşabilirsiniz. Ürün piyasada her yerde bulunamayabilir bu konuda isteyenler telefon veya MSN ile Ömer PEKCAN beye ulaşarak temin edebilirler, adres için: Satış Müdürü Veteriner HekimÖmer PEKCAN Cep Tel: 0533 383 16 53 MSN: canvetomer@hotmail.com
ARGE Müdürü Veteriner Hekim Harun KULOĞLU: 0532 4404077
Önümüzdeki günlerde yine BİOHAYAT firması tarafından ruhsatlandırma çalışmaları bitmek üzere olan çok güzel ürünlerinde piyasaya çıkacağı müjdesini vereyim, bunlardan bir tanesi ağkurdu için bir diğeri ise Nosema için her iki ürünün organik olması nedeniyle kullanımında hiç bir sıkıntı olmayacak. Bu çalışmalarda çok büyük emeği olan Biohayat firması üretim müdürü veteriner hekim Harun KULOĞLU hocama teşekkür ediyorum ve bir an önce bu ürünleri arıcılarımızın hizmetine sunmalarını diliyorum.

28 Eylül 2008

BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN...

Tüm İslam Aleminin RAMAZAN BAYRAMI mübarek olsun.

İki yıldan fazla zaman oldu PROPOLİS ile ilgili çalışmalarım vardı zaten. Artık ülkemizde de arıcıların ürettiği ürün çeşitlenecek ve ürettiği ürünler değerini bulacaktır. Bütün arıcıların bildiği ve genelde ekonomik değeri olmadığını düşündüğü PROPOLİS kovanlardan kazınarak atılıyordu, bende elime gecen propolisleri toplayıp buz dolabına atıyordum. İşte bunun sonuçlarını almaya başladık, görüştüğümüz firma yetkilileri ile birlikte PROPOLİS'Lİ PASTİL üretimi başlıyor.
Geçen hafta küçük bir kalp kırizi geçirdiğimi duyan dostlarım MSN veya telefon yoluyla geçmiş olsun dileklerinde bulundular, herkese teşekkürler. Çok şükür iyiyim ve bu bayramda inşallah yine birlikte olacağız.

20 Eylül 2008

HAVADAN HABERİNİZ OLSUN...


Önceki gün (17,Eylül,2008) Zonguldak Belediyesi toplantı salonunda Devlet Metoroloji İşleri Genel Müdürlüğü- Zonguldak Bölge Müdürü: ve şube müdürleri tarafından düzenlenen toplantıya; İl Tarım Müdürlüğü, Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği, Zonguldak ve ilçe ziraat odaları, Muhtarlarımız ile konu ile ilgili az sayıda davetli katıldı. Benimde merak ettiğim bir çok konuyu tüm katılımcılar gibi sorarak öğrendik. Bize verilen bilgilerde ise bundan böyle isteyen herkes hava raporlarına ulaşabilecek ve konu ile ilgili olanlara olağanüstü durumlarda bilgiler verilecek olması idi. Linkini yazdığım sayfada istediğiniz zaman hava raporlarını alabiliyorsunuz, bunun yanında bulunduğunuz yerde eğer Meteoroloji istasyonu varsa onun çektiği anlık görüntülere ulaşabiliyorsunuz. Bütün bunların ötesinde konusunda uzman olan çalışanları telefonla arayarak daha geniş bilgiye ulaşabilirsiniz. Bunların yapılmasındaki amaç, hızla değişen dünyada ülkemizdeki tabiat varlıklarının kıymetini iyi anlamak ve üretimimizi daha akıllıca yaparak gelecekte meydana gelecek olan zor günlere hazırlıklı olmak. AKLIMIZI BAŞIMIZA ALALIM, YAŞADIĞIMIZ DÜNYAYI YOK ETMEYELİM... http://www.dmi.gov.tr/index.aspx
TOPLANTIYI DÜZENLEYENLER VE KATILIMCILAR TOPLU OLARAK HATIRA FOTOĞRAFI ÇEKTİRDİK. Bu toplantı sonrası Zonguldak Ziraat Odası Başkanı Hasan beyin verdiği iftar yemeğine katıldık. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler...

13 Eylül 2008

VARROA MÜCADELESİNDE JEL FORMİK ASİT...

Değerli arıcı dostlarım; Gelişen teknolojilere ayak uydurmada biraz geç kaldığımız söylensede bazı gelişmelerimizde olmuyor değil. Varro parazitine karşı önceki yıl bende organik olduğu için formik asit kullandım ne yazıkkı kontrollü salınım olmadığı için pekte memnun olmadım. Yurt dışında bir çok ülkede jel olarak kullanıldığını biliyoruz, işte Ülkemizde de bu jel üretildi ve piyasaya sürüldü. Gecen günlerde bir çok arkadaşım nerden bulabileceğini msn den veya bloglardaki yorumlardan sorduğu için bende üretiçi firma ile görüşerek ürün hakkındaki bilgileri ve açık adreslerini yayınlıyorum. Sağolsun Ömer bey Cep telefon numarasını ve mail adresinide verdi. Bu ürünün uygulaması ile ilgili video görüntülerinide bayramdan sonra yayınlayacağım.


Forbeevar
İnhalasyon Jel
Bal arılarında Varoosis için Ektoparaziter (Akarisit)
FORMÜLASYONUN ÜSTÜNLÜĞÜ:
Forbeevar Jel’in formülasyonunda bulunan ve formik asitin kontrollü olarak salınımını sağlayan jelleştirici madde insan hekimliğinde de kullanılan bir maddedir.
FORMİK ASİTİN ÜSTÜNLÜĞÜ:Formik asit balın yapısında da bulunan organik bir asittir. Suda çözünür. Bu özelliği ile tekrarlanan kullanımlarda bile balda kalıntı yapmaz.Varroa akarına ve trachea akarına etkili olan arılarda kullanılabilen tek etken maddedir.
BİLEŞİMİ:
Forbeevar İnhalasyon Jel; her 100 gramında 65 g formik asit içeren akışkan renksiz harici uygulamaya hazır kontrollü salınımlı jeldir.
KULLANIM SAHASI VE ENDİKASYONLARI:
Forbeevar İnhalasyon Jel; bal arılarının yavru ve erginlerinde vücut sıvısını emerek ölümüne sebep olan Arı akarları Varroa jacobsoni (varroa akarı) ve Acarapis woodi (trachea akarı) dış parazitlerine karşı tedavi ve korunma amacıyla kullanılır.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU:
Forbeevar İnhalasyon Jel Veteriner Hekim tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği taktirde; ilaçlamalar hava sıcaklığı 14-27 °C arasında iken erken ilkbahar ve geç sonbaharda akşama doğru yapılmalıdır. 3-5 çerçeveli kovana bölme tahtası ile
bölündükten sonra 5-10 g Forbeevar İnhalasyon Jel çerçevelerin üst çıtası üzerine damlatılır ve kovan kapağı kapatılır. Eğer kovanda 9-10 çerçeveli güçlü bir koloni varsa ve enfestasyonda yoğunsa 10-20 g Forbeevar İnhalasyon Jel çerçevelerin üst çıtası üzerine damlatılır ve kovan kapağı kapatılır.
Pratik olarak kovan tahtası kaldırılır. Kovan içindeki arılı çerçevelerin üst çıtası üzerine 1 nohut büyüklüğünde Forbeevar Jel damlatılır.
Örneğin; 10 adet arılı çerçeve varsa 10 adet çerçevenin üzerine 1’er nohut büyüklüğünde Forbeevar Jel damlatılır. Bal ve arı üzerine dökülmemelidir. Kovan uçuş deliği kapatılmamalıdır. Kullanmadan önce şişeyi lütfen iyice çalkalayınız
GIDALARDA İLAÇ KALINTI UYARILARI:
İlaç Kalıntı Arınma Süresi (İ.K.A.S); Bal için “0” (sıfır) gündür.
PROSPEKTÜSÜN ONAY TARİHİ: 14.05.2007
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI RUHSAT TARİHİ VE NO: 14.05.2007-18/035
RUHSAT SAHİBİ VE ADRESİ:
BioHAYAT İlaç Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Birlik Sanayi Sitesi 3. Cad. 1. Birlik İş Merkezi No:5081 Büyükçekmece İSTANBUL
Tel:02128752681 Fax:02128752682 http://www.biohayat.net/ info@biohayat.net
İlgili Kişi: Ömer PEKCAN Cep Tel: 0533 383 16 53

12 Eylül 2008

EŞEK ARILARI...


Bu eşek arılardan kurtulmanın en güzel yolu yuvalarını bularak akşamdan sprey böcek ilaçlarıyla öldürmek, eğer çok yükseklerde ise ilaçlama motorları kullanılır. İlaçlama yaparken ilacın zarar vermemesi için gerekli önlemler alınmalı.
Bir çok blogda farklı yöntem yazan arıcı arkadaşlarım var, hepside uygulanabilir yöntemler olmasına rağmen herkes kolayına geleni yapsın eminim bir gün mükemmeli bulunacak.
Bölgemizde uğradığım bir kaç arıcı dostum, pet şişelerinin üst kısımlarını keserek ters çeviriyor içerisine olgunlaşmış armut parçalarını atıyorlar (hemde yedikleri armut parçalarını) inanılmaz şekilde sarıca ve eşek arıları giriyor. Gecen yıl bunu bira ile yapanlar vardı bu yöntem daha etkili...

8 Eylül 2008

GEZ KONYAYI...

Bizim ATA sözlerimiz hayatımızın ve geleceğimizin yol haritası gibi olduğunu iyi biliriz. Gecen hafta Üniversite kayıtlarını yapmak için, küçük kızım için Ankara'ya, ablası için Konya Sarayönü ilçesine gittik. "Gez Konyayı Gör Dünyayı" diyenler ne güzel demişler. Tabiki gezerken gördüğümüz yerlerde nereye, nerden baktığımız çok önemli. Yolculuğumuz ramazan olmasına rağmen otobüslerin konforundan dolayı çok rahat geçti. Akşam üzeri vardığımız Sarayönü ilçesinde iftarımızı yapabileceğimiz bir yer aramaya başladık, cadde üzerinde etli ekmek yapan bir kaç yer var ama iftarlık pide yapmakla meşguller. Caddenin öbür tarafında bir yer bulduk hemde sıcak yemek bile var, iftarda burada yemek için yerimizi ayırttık, gece kalacağımız yere gittik eşyalarımızı bıraktık.



Yolculukta insanın karnı birazdaha fazla acıkıyor galiba, masamıza oturduk siparişimizi verelim dedik ama nede olsa değişik yöre yemeği vardır önce soralım dedik. Lokantada güler yüzüyle yanımıza gelen Menderes DAĞBAKAN kardeşimize neleri yersek iyi olur diye sorduk sağolsun bize iyi fikir verdi, önce az çorba, pilav üzeri kavurma, salata, kavun, karpuz doğranmış bir tabak ve su. Hani biz konyanın etli ekmeği meşhurdur diye duyardık ya Menderes kardeşimiz dediki abi ben size MEVLANA yaptırayım (etli ekmek üzerine peynir konuyor) dedi biz zaten karnımız aç diye hiç itiraz etmedik. Benimde azda olsa mutfak kültürüm vardır diye fırına yaklaştım, akşamın bu saatinde Mevlüt ve Yaşar usta siparişleri yetiştirebilmek için fırının karşısında ter döküyorlardı.
İftar sonrası yanımıza gelen çok programlı lisede müdür yardımcısı sayın İbrahim GEZİCİ bizim için ne kadar koşturduğunu kelimelerle anlatamam. Kızımın kalacağı pansiyonu ayarlaması ve okulundaki meslektaşları ile konuşması bizi inanılmaz derecede memnun etti. İşte "GEZ KONYA'YI GÖR DÜNYA'YI" derler ya ben buna bakış açısı diyorum. Anadolu insanı nerde olsa asaleti üzerindedir. Milli eğitim şube müdürü Mustafa bey, öğretmen evi görevlileri ve güler yüzlü Sarayönü esnafı Allah sizlerinde gönlünce versin... Benim anlattığım Sarayönü, Siz birde KONYA'yı görün...

7 Eylül 2008

KANINDA VAR...


Eskişehir'de ki arıcı dostumuz Halil BİLEN'in dediği gibi arıcılık maalesef tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktır. Bu söz ne kadar doğru ancak yaşayan bilir. Gecen hafta küçük kızımın kayıdını yapmak için Ankara Üniversitesine gittik. Daha önce Zonkuldak Karaelmas Üniversitesinde çalışan Doç.Dr. İrfan KANDEMİR hocam ve Doktorasını yapan Ayça ÖZKAN artık Ankara Üniversitesinde görev yapıyor. Dünyada arı biyolojisi ile ilgili çalışma yapan bir kaç bilim adamından birisi olan İrfan hocam görev yaptığı okulun duvarındaki arı varlığını hemende farketmiş. Okul içinde bizi gezdirirken bu arının olduğu yeri bizede gösterdi, fotoğrafı sizde büyüterek bakarsanız bu arının epey zamandır burada olduğu belli. Şimdi bu arıyı oradan nasıl alırız diye senaryomuzu hazırladık, seneye baharda bir operasyon görünüyor. Yakından çekilen fotoğrafa baktığımızda taş duvar içinde olmasına rağmen havalandırma ihtiyacı duyduklarına göre az bir arı olmadığı anlaşılıyor.

5 Eylül 2008

SUSAN W. COBEY İLE ROPORTAJ...

DÜNYA ARICILIĞININ GELECEĞİÜLKEMİZE BAĞLI...

Arıcılık konusunda ıslah çalışması yapmak başlı başına bir bilim dalıdır, bu konuda çok çok uzun süreli bilimsel çalışmalar yapmak gerekir. Ancak buna ihtiyaç varmıdır diyede sormak gerekir. Dünya üzerinde bizim ülkemiz kadar çok eko tip barındıran başka bir ülke yoktur. Bu konuda asıl yapılması gereken bu eko tiplerimize sahip çıkmaktır. Geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye gelen ve bizim arılıklarımızıda gören, Dünyada en iyi suni dölleme uzmanı olarak kabul edilen Susan Cobey bakın bizim yerli ırklarımız konusunda neler söylüyor. Bu konularda yapılacak en iyi çalışmaların yerli ırklarımızın korunması gerektiğidir. Gereksiz yere hiç kimse çıkıpta bunun aksini söylememesi gerekir, elbette bu konularda bilimsel çalışmalar yapılmalı ve yapılacaktır ama bilinmeliki dünyanın en iyi gen merkezi Türkiye olarak korunmalıdır ve sorumlu olan herkes bu gen kaynaklarına sahip çıkmalıdır. Her bölgemizin kendine has ırkları korunmalı ve bu konuda dahada ileri boyutta kararlar alınarak gen merkezleri oluşturularak koruma altına alınmalıdır. Dünyada var olan arı kayıpları nedeniyle Ülkemiz arıcılığı Dünya arıcılığınında gelecek garantisi olarak varlığını sürdürecektir. Susan Cobey'in de dediği gibi arıcıların kendi ihtiyacı olan anaları doğal yoldan üretiyor olması zaten tüm sorunları çözüyor ve böylece ırkların korunması sağlanmış oluyor. Bu şekilde devam edilmesi ırkların bozulmamasını sağlamış olacaktır. Bu nedenle arıcılarımızın bu konularda eğitilmesi tüm sorunları ortadan kaldıracaktır.

25 Ağustos 2008

KLİMALISIDA YAKINDA...

Gecen hafta kovan plakalarını çakmak için gittiğimiz Çaycuma ilçesinde bir arıcı kardeşimiz arılarını kışın soğuklarından korumak ve baharda hızlı değişim gösteren ısı farklılıklarından arılarını korumak için kovanlarına ısıtma tertibatı kurdu. Arıcı kardeşimiz diyorki bu şekilde kışın bal tüketimi azalıyor, ilkbaharda ise ana arı daha güzel yumurtluyor. Kovan içi ısıyı soğuklarda sabit tutduğum için bal tüketimide oldukca azalıyor dedi.

22 Ağustos 2008

HOCAM SÜPERDİ...

Onbeş günde bir canlı olarak yayınlanan BALLI BABA adlı televizyon programının bu haftaki konuğu Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi sayın Doç. Dr. İbrahim ÇAKMAK hocamdı. Neler konuştuk, neler öğrendik uzun uzun yazmaya gerek yokki, kendine has hoş sohbetiyle yılların eğitimi ve uygulamalarını çok akıcı şekilde hocam anlattı. Şahsım adına ve arıcılarımız adına sayın hocama teşekkür ediyorum. En önemlisi arıcı arkadaşlar hastalıklar konusunda mutlaka ilaç kullanmadan bize ulaşsınlar diye ısrarla üzerinde durdu. Yaptığımız her program ertesi gece 24.00 haberlerinden sonra tekrar yayınlanıyor ve 15 gün süreyle 67 Kanal Z televizyonunun web sitesinde yayında kalıyor.Programı izlemek için:http://www.demirmedya.net/haber_detay.php?haber_id=20101

19 Ağustos 2008

SUSAN W. COBEY

Amerka Birleşik Devletleri California Üniversitesi Entomoloji bölümünde çalışan Susan W. COBEY gecen hafta katıldığı Türkiye turundan arta kalan zamanında daha önceden yaptığımız çalışmaları yerinde görmek ve bizlerle tanışmak için Zonguldak ili arı Yetiştiricileri Birliği Ereğli- Alaplı şubesine geldi.
Bu konuda rehberlik ve tercümanlığı her zaman olduğu gibi şimdi Ankara Ünüversitesinde görevli olan Doç. Dr. İrfan KANDEMİR hocam yaptı. Susan W. COBEY ana arılarda suni dölleme konusunda dünyada bir numara, tabiki böyle büyük bir değeri bulmuşken bizde kendi çapımızda bir şeyler öğrenmek istedik. Gittiğimiz arılıkta erkek arılardan sperm nasıl alınır ve ergenleşmış erkek nasıl anlaşılır konularında bize çok güzel bilgiler verdi. Tabiki sperm almak çok ayrı alet edavat ve eğitim gerektiren bir olay ama bu konuda bize destek vereceğine dair söz aldık.

Yıllardır bahsettiğimiz Makbule CAN teyzemizi çok görmek istediğini ve çok merak ettiğini söyleyen Susan ile Makbule Can teyzemizi evin önünde çalışırken yakaladık. Kısa bir molanın ardından dereden karşıda olan arılığa gittik ve Makbule teyze gençlere taş çıkartacak performansla bize 2-3 kovanı açarak gösterdi. Herkesin görüpte inanamadığı başka bir şey ise Makbule teyze bu yaşında hiçbir eğitimi olmadan köyde yağlı boya resim yapıyor. Yaptığı bu çok güzel resimlerden bir tanesini de Susan COBEY'ye hediye etti.
Yemeklerde ise herzaman yaptığımız gibi kendi kültürümüzü tanıtıyoruz. Çayları içtik bizim işlerimiz bitti ama millet tarlada fındık topluyor, Susan haydi fındık tarlasına bakalım... oda ne bu hanım bu işi beceriyor, topladığın senin olsun...Aslında sabah 08.00 den gece saat 22.00 ye kadar çok güzel şeyler öğrendik. Zaman içinde bunlarıda paylaşırız. Bu arada onbeş günde bir canlı olarak yayınlanan BALLI BABA programı için kısa bir roportajım oldu, Perşembe günü saat 21.30 da televizyondan izleyin inanılmaz güzel oldu...

15 Ağustos 2008

TÜGEM VE TAB...

TÜGEM -Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü-
TAB -Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği-
Bu iki kurum ülkemizde arıcılığın daha iyi gelişmesi için kolları sıvamış durumdalar. İlk olarak birlik üyesi olan ve kayıt altına alınan arıcılarımıza azda olsa bir destekleme uygun görülmüş. Bu desteklemenin uygulanabilir olması ve gezginci arıcılığın rahatlatılması için PLAKA uygulamasına geçilmesine karar verildi. Uygulamanın nasıl olacağı konusunda birliklerle bölgesel olarak toplantılar yapılıyor, önceki gün Edirne, Çanakkale, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Sakarya,Düzce ve Zonguldak birlik başkanları olarak bu toplantıya katıldık. Daha önce bakanlıkta yapılan toplantıda AKS (Arı Kayıt Sistemi) nin nasıl hazırlandığını görmüştük, bu toplantıda da plaka kayıtlarının nasıl girileceğini ve gezginci arıcıların işlerinin nasıl yürütüleceğini gördük.

İl Tarım Müdürlüğü hayvan sağlığı şube müdürlüğünde görevli Veteriner hekim Esra ASLAN ile birlikte ilk uygulamayı Zonguldak -Gökçebey ilçesinden başlattık. Gökçebey ilçe tarım müdürlüğünden veteriner hekim Murat bey de bizimle birlikte gelerek arıcı ve birlik üyesi Necmi PAZAR'ın arılığında kovan tespitleri ve plaka uygulaması yaptık. Gökçebey ilçesindeki arıcıları gezdikten sonra Devrek ilçessine geçtik. Köyler arası uzaklık nedeniyle akşama kadar işimizi zor bitirdik, tabiidirki epeycede yorulduk.


Zonguldak dönüş yolumuz üzerinde bulunan BAYRAKTAR ALABALIK TESİSLERİ'nde bir yorgunluk çayı içmek için kısa bir mola verdik. Tesisi işleten Ömer BAYRAK bize çok güzel bir demlik çay verdi, yorgun yorgun içtiğimiz bu çayın keyfi çok başkaydı. Eğer yolunuz düşerse zonguldak çıkışında bulunan GÖK GÖL mağarasına uğradıktan sonra yolun kenarında orman içi ve nefis bir ortamda olan bu tesiste fırında ve kiremitte pişmiş alabalığı yemeden çayınızı içmeden sakın ayrılmayın....

8 Ağustos 2008

MUHTEŞEM Dİ...

Akşam canlı olarak yayınlanan BALLI BABA programının konukları Gebze'den sayın Ali TÜRK ve İstanbul'da bir kamu kuruluşunda tıp doktoru olan sayın Muhteşem TURUNÇ hocamdı. Bu programda Ali TÜRK amatör arıcılık konularını anlatırken arılardan yüksel bal verimi üretme tekniğinide anlattı. Arıcılık yapan arkadaşların kendi ana arılarını nasıl üreteceklerini de videolar eşliğinde çok güzel bir şekilde anlattı. Sayın Muhteşem TURUNÇ hocamda tıp doktorluğunun yanında arıcılık yapıyor olması ise büyük avantaj olarak karşımıza çıkıyor. İlk yardım uzmanlığı alanına giren arı sokmaları konusunda çok güzel bilgilerini bizlerle paylaştı. Bu günlerde çok yaygın olarak gündemde olan KANAMALI KIRIM KONGO ATEŞLİ HASTALIĞI konusunda videolar eşliğinde kenelerin çıkartılması oldukca bilgilendirici oldu. Değerli dostlarıma programa sağladıkları katkılarından dolayı teşekkür ederim.
Bu programı izlemek için bu linki tıklayınız: http://www.demirmedya.net/haber_detay.php?haber_id=20101

2 Ağustos 2008

MİSAFİRLERİMİZ...

Ürettiğimiz KESTANE ballarımızın analizini, Karadeniz Tekınik Ünüversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi sayın Doç.Dr.Sevgi KOLAYLI hocam ve ekibi yapmıştı. Bu yaz çıktıkları tatil gezisi dönüşü bizim aileyi ziyaret etme zahmetine katlanarak Karadeniz Ereğli'ye günübirlikte olsa geldiler. Daha önceki görüşmemizde ısrarlarıma rağmen kalamıyacaklarını ve yola devam edeceklerini söylemişlerdi, ancak sabah kahvaltısına gelebileceklerini söylemesi bizi de memnun etti. Sabah saat 10.00 gibi gelebileceklerine göre bizde ailecek hazırlıklarımızı yaptık. Kahvaltıyı eve değil evin önünde yapmayı terçih etmelerinden dolayı kapının önüne soframızı kurduk. Bu güne kadar analizini laboratuvarda yaptıkları balı ve poleni bu sefer hep beraber sofrada analiz yaptık. önceki yıl yine bir Zonguldak gezisinde uğramışlardı. Bu yıl KTÜ'de düzenledikleri bir panele bende konuşmacı olarak katılmıştım, bu panelden sonra hocam ve eşi İlyas KOLAYLI hocam 2 kovan arı alarak arıcılığa başladılar. Bu ziyaretlerinde birazda olsa arı bakımı ile ilgili sohbetimiz oldu. Seyahate yalnız çıkmamışlardı, KTÜ Tıp fakültesinde biyokimya bölümünden sayın Yar. Doç. Rezzan ALİYAZICIOĞLU ve TRT de çalışan eşi sayın Reşat ALİ YAZICIOĞLU çoçukları ile beraberlerdi. Tatillerinin gönüllerince geçmesi dileğiyle iyi tatiller diliyoruz...