12 Eylül 2008

EŞEK ARILARI...


Bu eşek arılardan kurtulmanın en güzel yolu yuvalarını bularak akşamdan sprey böcek ilaçlarıyla öldürmek, eğer çok yükseklerde ise ilaçlama motorları kullanılır. İlaçlama yaparken ilacın zarar vermemesi için gerekli önlemler alınmalı.
Bir çok blogda farklı yöntem yazan arıcı arkadaşlarım var, hepside uygulanabilir yöntemler olmasına rağmen herkes kolayına geleni yapsın eminim bir gün mükemmeli bulunacak.
Bölgemizde uğradığım bir kaç arıcı dostum, pet şişelerinin üst kısımlarını keserek ters çeviriyor içerisine olgunlaşmış armut parçalarını atıyorlar (hemde yedikleri armut parçalarını) inanılmaz şekilde sarıca ve eşek arıları giriyor. Gecen yıl bunu bira ile yapanlar vardı bu yöntem daha etkili...

8 Eylül 2008

GEZ KONYAYI...

Bizim ATA sözlerimiz hayatımızın ve geleceğimizin yol haritası gibi olduğunu iyi biliriz. Gecen hafta Üniversite kayıtlarını yapmak için, küçük kızım için Ankara'ya, ablası için Konya Sarayönü ilçesine gittik. "Gez Konyayı Gör Dünyayı" diyenler ne güzel demişler. Tabiki gezerken gördüğümüz yerlerde nereye, nerden baktığımız çok önemli. Yolculuğumuz ramazan olmasına rağmen otobüslerin konforundan dolayı çok rahat geçti. Akşam üzeri vardığımız Sarayönü ilçesinde iftarımızı yapabileceğimiz bir yer aramaya başladık, cadde üzerinde etli ekmek yapan bir kaç yer var ama iftarlık pide yapmakla meşguller. Caddenin öbür tarafında bir yer bulduk hemde sıcak yemek bile var, iftarda burada yemek için yerimizi ayırttık, gece kalacağımız yere gittik eşyalarımızı bıraktık.



Yolculukta insanın karnı birazdaha fazla acıkıyor galiba, masamıza oturduk siparişimizi verelim dedik ama nede olsa değişik yöre yemeği vardır önce soralım dedik. Lokantada güler yüzüyle yanımıza gelen Menderes DAĞBAKAN kardeşimize neleri yersek iyi olur diye sorduk sağolsun bize iyi fikir verdi, önce az çorba, pilav üzeri kavurma, salata, kavun, karpuz doğranmış bir tabak ve su. Hani biz konyanın etli ekmeği meşhurdur diye duyardık ya Menderes kardeşimiz dediki abi ben size MEVLANA yaptırayım (etli ekmek üzerine peynir konuyor) dedi biz zaten karnımız aç diye hiç itiraz etmedik. Benimde azda olsa mutfak kültürüm vardır diye fırına yaklaştım, akşamın bu saatinde Mevlüt ve Yaşar usta siparişleri yetiştirebilmek için fırının karşısında ter döküyorlardı.
İftar sonrası yanımıza gelen çok programlı lisede müdür yardımcısı sayın İbrahim GEZİCİ bizim için ne kadar koşturduğunu kelimelerle anlatamam. Kızımın kalacağı pansiyonu ayarlaması ve okulundaki meslektaşları ile konuşması bizi inanılmaz derecede memnun etti. İşte "GEZ KONYA'YI GÖR DÜNYA'YI" derler ya ben buna bakış açısı diyorum. Anadolu insanı nerde olsa asaleti üzerindedir. Milli eğitim şube müdürü Mustafa bey, öğretmen evi görevlileri ve güler yüzlü Sarayönü esnafı Allah sizlerinde gönlünce versin... Benim anlattığım Sarayönü, Siz birde KONYA'yı görün...

7 Eylül 2008

KANINDA VAR...


Eskişehir'de ki arıcı dostumuz Halil BİLEN'in dediği gibi arıcılık maalesef tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktır. Bu söz ne kadar doğru ancak yaşayan bilir. Gecen hafta küçük kızımın kayıdını yapmak için Ankara Üniversitesine gittik. Daha önce Zonkuldak Karaelmas Üniversitesinde çalışan Doç.Dr. İrfan KANDEMİR hocam ve Doktorasını yapan Ayça ÖZKAN artık Ankara Üniversitesinde görev yapıyor. Dünyada arı biyolojisi ile ilgili çalışma yapan bir kaç bilim adamından birisi olan İrfan hocam görev yaptığı okulun duvarındaki arı varlığını hemende farketmiş. Okul içinde bizi gezdirirken bu arının olduğu yeri bizede gösterdi, fotoğrafı sizde büyüterek bakarsanız bu arının epey zamandır burada olduğu belli. Şimdi bu arıyı oradan nasıl alırız diye senaryomuzu hazırladık, seneye baharda bir operasyon görünüyor. Yakından çekilen fotoğrafa baktığımızda taş duvar içinde olmasına rağmen havalandırma ihtiyacı duyduklarına göre az bir arı olmadığı anlaşılıyor.

5 Eylül 2008

SUSAN W. COBEY İLE ROPORTAJ...

DÜNYA ARICILIĞININ GELECEĞİÜLKEMİZE BAĞLI...

Arıcılık konusunda ıslah çalışması yapmak başlı başına bir bilim dalıdır, bu konuda çok çok uzun süreli bilimsel çalışmalar yapmak gerekir. Ancak buna ihtiyaç varmıdır diyede sormak gerekir. Dünya üzerinde bizim ülkemiz kadar çok eko tip barındıran başka bir ülke yoktur. Bu konuda asıl yapılması gereken bu eko tiplerimize sahip çıkmaktır. Geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye gelen ve bizim arılıklarımızıda gören, Dünyada en iyi suni dölleme uzmanı olarak kabul edilen Susan Cobey bakın bizim yerli ırklarımız konusunda neler söylüyor. Bu konularda yapılacak en iyi çalışmaların yerli ırklarımızın korunması gerektiğidir. Gereksiz yere hiç kimse çıkıpta bunun aksini söylememesi gerekir, elbette bu konularda bilimsel çalışmalar yapılmalı ve yapılacaktır ama bilinmeliki dünyanın en iyi gen merkezi Türkiye olarak korunmalıdır ve sorumlu olan herkes bu gen kaynaklarına sahip çıkmalıdır. Her bölgemizin kendine has ırkları korunmalı ve bu konuda dahada ileri boyutta kararlar alınarak gen merkezleri oluşturularak koruma altına alınmalıdır. Dünyada var olan arı kayıpları nedeniyle Ülkemiz arıcılığı Dünya arıcılığınında gelecek garantisi olarak varlığını sürdürecektir. Susan Cobey'in de dediği gibi arıcıların kendi ihtiyacı olan anaları doğal yoldan üretiyor olması zaten tüm sorunları çözüyor ve böylece ırkların korunması sağlanmış oluyor. Bu şekilde devam edilmesi ırkların bozulmamasını sağlamış olacaktır. Bu nedenle arıcılarımızın bu konularda eğitilmesi tüm sorunları ortadan kaldıracaktır.

25 Ağustos 2008

KLİMALISIDA YAKINDA...

Gecen hafta kovan plakalarını çakmak için gittiğimiz Çaycuma ilçesinde bir arıcı kardeşimiz arılarını kışın soğuklarından korumak ve baharda hızlı değişim gösteren ısı farklılıklarından arılarını korumak için kovanlarına ısıtma tertibatı kurdu. Arıcı kardeşimiz diyorki bu şekilde kışın bal tüketimi azalıyor, ilkbaharda ise ana arı daha güzel yumurtluyor. Kovan içi ısıyı soğuklarda sabit tutduğum için bal tüketimide oldukca azalıyor dedi.

22 Ağustos 2008

HOCAM SÜPERDİ...

Onbeş günde bir canlı olarak yayınlanan BALLI BABA adlı televizyon programının bu haftaki konuğu Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi sayın Doç. Dr. İbrahim ÇAKMAK hocamdı. Neler konuştuk, neler öğrendik uzun uzun yazmaya gerek yokki, kendine has hoş sohbetiyle yılların eğitimi ve uygulamalarını çok akıcı şekilde hocam anlattı. Şahsım adına ve arıcılarımız adına sayın hocama teşekkür ediyorum. En önemlisi arıcı arkadaşlar hastalıklar konusunda mutlaka ilaç kullanmadan bize ulaşsınlar diye ısrarla üzerinde durdu. Yaptığımız her program ertesi gece 24.00 haberlerinden sonra tekrar yayınlanıyor ve 15 gün süreyle 67 Kanal Z televizyonunun web sitesinde yayında kalıyor.Programı izlemek için:http://www.demirmedya.net/haber_detay.php?haber_id=20101

19 Ağustos 2008

SUSAN W. COBEY

Amerka Birleşik Devletleri California Üniversitesi Entomoloji bölümünde çalışan Susan W. COBEY gecen hafta katıldığı Türkiye turundan arta kalan zamanında daha önceden yaptığımız çalışmaları yerinde görmek ve bizlerle tanışmak için Zonguldak ili arı Yetiştiricileri Birliği Ereğli- Alaplı şubesine geldi.
Bu konuda rehberlik ve tercümanlığı her zaman olduğu gibi şimdi Ankara Ünüversitesinde görevli olan Doç. Dr. İrfan KANDEMİR hocam yaptı. Susan W. COBEY ana arılarda suni dölleme konusunda dünyada bir numara, tabiki böyle büyük bir değeri bulmuşken bizde kendi çapımızda bir şeyler öğrenmek istedik. Gittiğimiz arılıkta erkek arılardan sperm nasıl alınır ve ergenleşmış erkek nasıl anlaşılır konularında bize çok güzel bilgiler verdi. Tabiki sperm almak çok ayrı alet edavat ve eğitim gerektiren bir olay ama bu konuda bize destek vereceğine dair söz aldık.

Yıllardır bahsettiğimiz Makbule CAN teyzemizi çok görmek istediğini ve çok merak ettiğini söyleyen Susan ile Makbule Can teyzemizi evin önünde çalışırken yakaladık. Kısa bir molanın ardından dereden karşıda olan arılığa gittik ve Makbule teyze gençlere taş çıkartacak performansla bize 2-3 kovanı açarak gösterdi. Herkesin görüpte inanamadığı başka bir şey ise Makbule teyze bu yaşında hiçbir eğitimi olmadan köyde yağlı boya resim yapıyor. Yaptığı bu çok güzel resimlerden bir tanesini de Susan COBEY'ye hediye etti.
Yemeklerde ise herzaman yaptığımız gibi kendi kültürümüzü tanıtıyoruz. Çayları içtik bizim işlerimiz bitti ama millet tarlada fındık topluyor, Susan haydi fındık tarlasına bakalım... oda ne bu hanım bu işi beceriyor, topladığın senin olsun...Aslında sabah 08.00 den gece saat 22.00 ye kadar çok güzel şeyler öğrendik. Zaman içinde bunlarıda paylaşırız. Bu arada onbeş günde bir canlı olarak yayınlanan BALLI BABA programı için kısa bir roportajım oldu, Perşembe günü saat 21.30 da televizyondan izleyin inanılmaz güzel oldu...

15 Ağustos 2008

TÜGEM VE TAB...

TÜGEM -Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü-
TAB -Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği-
Bu iki kurum ülkemizde arıcılığın daha iyi gelişmesi için kolları sıvamış durumdalar. İlk olarak birlik üyesi olan ve kayıt altına alınan arıcılarımıza azda olsa bir destekleme uygun görülmüş. Bu desteklemenin uygulanabilir olması ve gezginci arıcılığın rahatlatılması için PLAKA uygulamasına geçilmesine karar verildi. Uygulamanın nasıl olacağı konusunda birliklerle bölgesel olarak toplantılar yapılıyor, önceki gün Edirne, Çanakkale, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Sakarya,Düzce ve Zonguldak birlik başkanları olarak bu toplantıya katıldık. Daha önce bakanlıkta yapılan toplantıda AKS (Arı Kayıt Sistemi) nin nasıl hazırlandığını görmüştük, bu toplantıda da plaka kayıtlarının nasıl girileceğini ve gezginci arıcıların işlerinin nasıl yürütüleceğini gördük.

İl Tarım Müdürlüğü hayvan sağlığı şube müdürlüğünde görevli Veteriner hekim Esra ASLAN ile birlikte ilk uygulamayı Zonguldak -Gökçebey ilçesinden başlattık. Gökçebey ilçe tarım müdürlüğünden veteriner hekim Murat bey de bizimle birlikte gelerek arıcı ve birlik üyesi Necmi PAZAR'ın arılığında kovan tespitleri ve plaka uygulaması yaptık. Gökçebey ilçesindeki arıcıları gezdikten sonra Devrek ilçessine geçtik. Köyler arası uzaklık nedeniyle akşama kadar işimizi zor bitirdik, tabiidirki epeycede yorulduk.


Zonguldak dönüş yolumuz üzerinde bulunan BAYRAKTAR ALABALIK TESİSLERİ'nde bir yorgunluk çayı içmek için kısa bir mola verdik. Tesisi işleten Ömer BAYRAK bize çok güzel bir demlik çay verdi, yorgun yorgun içtiğimiz bu çayın keyfi çok başkaydı. Eğer yolunuz düşerse zonguldak çıkışında bulunan GÖK GÖL mağarasına uğradıktan sonra yolun kenarında orman içi ve nefis bir ortamda olan bu tesiste fırında ve kiremitte pişmiş alabalığı yemeden çayınızı içmeden sakın ayrılmayın....

8 Ağustos 2008

MUHTEŞEM Dİ...

Akşam canlı olarak yayınlanan BALLI BABA programının konukları Gebze'den sayın Ali TÜRK ve İstanbul'da bir kamu kuruluşunda tıp doktoru olan sayın Muhteşem TURUNÇ hocamdı. Bu programda Ali TÜRK amatör arıcılık konularını anlatırken arılardan yüksel bal verimi üretme tekniğinide anlattı. Arıcılık yapan arkadaşların kendi ana arılarını nasıl üreteceklerini de videolar eşliğinde çok güzel bir şekilde anlattı. Sayın Muhteşem TURUNÇ hocamda tıp doktorluğunun yanında arıcılık yapıyor olması ise büyük avantaj olarak karşımıza çıkıyor. İlk yardım uzmanlığı alanına giren arı sokmaları konusunda çok güzel bilgilerini bizlerle paylaştı. Bu günlerde çok yaygın olarak gündemde olan KANAMALI KIRIM KONGO ATEŞLİ HASTALIĞI konusunda videolar eşliğinde kenelerin çıkartılması oldukca bilgilendirici oldu. Değerli dostlarıma programa sağladıkları katkılarından dolayı teşekkür ederim.
Bu programı izlemek için bu linki tıklayınız: http://www.demirmedya.net/haber_detay.php?haber_id=20101

2 Ağustos 2008

MİSAFİRLERİMİZ...

Ürettiğimiz KESTANE ballarımızın analizini, Karadeniz Tekınik Ünüversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi sayın Doç.Dr.Sevgi KOLAYLI hocam ve ekibi yapmıştı. Bu yaz çıktıkları tatil gezisi dönüşü bizim aileyi ziyaret etme zahmetine katlanarak Karadeniz Ereğli'ye günübirlikte olsa geldiler. Daha önceki görüşmemizde ısrarlarıma rağmen kalamıyacaklarını ve yola devam edeceklerini söylemişlerdi, ancak sabah kahvaltısına gelebileceklerini söylemesi bizi de memnun etti. Sabah saat 10.00 gibi gelebileceklerine göre bizde ailecek hazırlıklarımızı yaptık. Kahvaltıyı eve değil evin önünde yapmayı terçih etmelerinden dolayı kapının önüne soframızı kurduk. Bu güne kadar analizini laboratuvarda yaptıkları balı ve poleni bu sefer hep beraber sofrada analiz yaptık. önceki yıl yine bir Zonguldak gezisinde uğramışlardı. Bu yıl KTÜ'de düzenledikleri bir panele bende konuşmacı olarak katılmıştım, bu panelden sonra hocam ve eşi İlyas KOLAYLI hocam 2 kovan arı alarak arıcılığa başladılar. Bu ziyaretlerinde birazda olsa arı bakımı ile ilgili sohbetimiz oldu. Seyahate yalnız çıkmamışlardı, KTÜ Tıp fakültesinde biyokimya bölümünden sayın Yar. Doç. Rezzan ALİYAZICIOĞLU ve TRT de çalışan eşi sayın Reşat ALİ YAZICIOĞLU çoçukları ile beraberlerdi. Tatillerinin gönüllerince geçmesi dileğiyle iyi tatiller diliyoruz...

30 Temmuz 2008

TEŞEKKÜRLER HOCAM...

Uzun yıllardır aile dostumuz olan İstanbul ünüversitesi veterinerlik fakültesi öğretim üyesi sayın Prof.Dr. Hayrettin AKKAYA bu yıl 2 günlükde olsa ziyaretimize gelmişti. O gün yönetim kurulu toplantımız vardı. Yönetim kurulundaki arkadaşlarımızla uzun uzun arıcılık konuşuldu. Sayın hocam araştırma görevlisi olduğu yıllardan beri parazitoloji bölümünde arılarla ilgili çalışmalar yapıyor. Hayvancılıkta ve arıcılıkta kullanılan bir çok ilacın saha çalışmalarını yapıyor. Fakültenin bahçesinde kendisine ait arı kovanlarında denemeler yapıyor.





Elbette bu ziyareti fırsat olarak değerlendirmek lazımdı, devam eden arıcılık kursunda bir dersi anlatmasını istedim, sağolsun bizi kırmayarak arı hastalıkları ve tedavi yöntemlerini anlattı. Arıcılıkta rastgele kullanılan ilaçların ne kadar zararlı olduğu bizleri çok şaşırttı. Arıcılarımız piyasadaki ilaçların fiyatına değil etki süresi ve etki oranına bakmaları gerektiğini ısrarla söyledi.
Bize zaman ayıran sayın hocama şahsım ve arıcılarımız adına teşekkür ederim...

24 Temmuz 2008

CANLI YAYINDAYIZ...

15 günde bir 67 KANAL Z televizyonunda hazırlayıp sunduğum "BALLI BABA" adlı arıcılık programında konuğum TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ Başkanı sayın Bahri YILMAZ olacaktır. Ülkemiz arıcılığı, sorunları ve çözümlerinin konuşulacağı programı dün akşam yaptık. Koloni kayıt sistemi, desteklemeler, zirai mücadele ve gezginci arıcılık sorunları dahil çok şeyi konuştuk. Her 15 günde bir yapacağımız bu prgramın yayın saati 21.30, sorularınızı SMS veya yayında vereceğimiz telefonlarla iletebilirsiniz.
Programı izlemek için televizyonlarınızı ayarlayabileceğiniz gibi http://www.demirmedya.net/ sitesindende canlı olarak izleyebilirsiniz... Bundan sonraki programın tarihi: 7 Ağustos 2008 perşembe günü saat: 21.30 olacaktır...
Programı izleyemeyenler, http://www.kanalz.com.tr/programlar/ballibaba/ bu linki tıklayarak izleyebilirler.
Kanal 67/Z frekansı: Türksat 2A Frekans 12672 sembol rate 2222 polarizasyon yatay, fec;5/6
Kablolu yayında: UHF C-38 bandından yayında.

15 Temmuz 2008

İLK CANLI YAYIN...

Değerli arıcı dostlarım gecen hafta yayınlanan (BALLI BABA) adlı arıcılık programımız beklenenden çok ilgi gördü. Bunun için herkese teşekkür ederim. Programı ertesi gün gece 24.00 haberlerinden sonra tekrar yayınladılar ama tabiki bilmeyenler izleyemedi. Şimdi Kanal 67/Z bu tür programları ikinci program yapılana kadar web sitesinde yayınlıyor, aşağıdaki linki tıklayarak eski programı izleyebilirsiniz. http://www.demirmedya.net/haber_detay.php?haber_id=20101

11 Temmuz 2008

CANLI YAYINDAYIZ...

Arıcılığa gönül veren dostlarım, artık bizlerinde bir televizyon yayınımız başladı. Programı elimden geldiğince ben hazırlayıp sunacağım. İlk programımızı dün akşam (10/07/2008) saat21.30 da canlı olarak kanal 67/Z televizyonunda yaptık. İlk konuklarım Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu üyesi aynı zamanda Düzce İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cafer KABA ve Bartın İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Harun LERMİ idi. Bundan böyle her 15 günde bir canlı olarak ekranlarınıza gelecek olan bu programda arıcılarımızın sıkıntıları ve çözümleri konuların uzmanları tarafından anlatılacak. Programda konularla ilgili video çekimlerine ve sizlerden gelecek haberlere yer verilecektir. Türkiye'de ilk defa ulusal yayın yapan bir televizyon kanalında biz arıcılar için böyle geniş kapsamlı bir program başlamış oldu. Gelecek programa Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı sayın Bahri YILMAZ katılacaktır. Sayın Bahri YILMAZ ile Koloni kayıt sistemi ve yeni başlayan koloni desteklemeleri hakkında bilgiler alacağız. Ayrıca Ülke arıcılığının genel sorunları için yapılan çalışmalar hakkında görüşlerini alacağız. Yine sizlerden gelecek olan soruları cevaplandıracağız. İlk programımıza ilginin çok fazla olması bizi heyecenlandırdı ve şevkimizi artırdı. gerek telefonla canlı yayına katılanlara, gerekse cep telefonu ile mesaj yollayanlara sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Kanal 67/Z frekansı: Türksat 2A Frekans 12672 sembol rate 2222 polarizasyon yatay, fec;5/6

2 Temmuz 2008

BALLI BABA YAYINDA...

Dünyada kovan varlığı bakımından 2. sırada olan ülkemizde arıcılık konusunda bir çok eksiklerin yanında gerekli iletişim ve bilgi paylaşımı yeterli değildi. Son zamanlarda arıcılığa gönül veren bir çok arkadaşım kendi çabaları sonunda blog açarak bilgi ve becerilerini internet üzerinden paylaşıyorlar, bu konuda emek veren herkese sonsuz saygılarımı sunuyorum. Bende elimden geldiğince bu kervanda yer almaya çalışıyorum. Son yaptığım çalışmada bu işin bir televizyon kanalında düzenli olarak yayınlanması yönünde idi.Her ne kadar zaman zaman bazı kanallarda arıcılık yayınları olsada ya devamı olmadı yada yeterli seviyede olmadı. Uydu aracılığı ile Ulusal yayın yapan KANAL 67/Z Televizyonu genel koordinatörü sayın Simge KIRLI ile yaptığım görüşme neticesinde bundan sonra 15 günde bir canlı yayında program yapmaya karar verdik. Amacımız aile ve ülke ekonomisine katkı sağlamak olan ARICILIK konusunda son derece hassasiyet gösteren DEMİR MEDYA gurubuna, tüm çalışanlarına şahsım ve ülke arıcıları adına şükranlarımı sunarım.
Değerli arıcı arkadaşlarım ilk program yayını 10 temmuz perşembe saat 21.30 da olacak, eminim hepiniz o saatte televizyonlarınızın başında Kanal 67/Z yi izliyor olacaksınız. Sizlerin pozitif enerjisini hissederek bende programı sunmaya çalışacağım. Bundan böyle artık bizlerin de bir televizyon kanalı olacak. Sizlerden gelecek her türlü eleştiriler ve talepler doğrultusunda güzel bir program yapmayı arzuluyorum. Bundan böyle bölgelerden bir çok arıcımızı ve bu konuda bize destek sağlayan kurum, kuruluş ve değerli bilim adamlarımızı zaman zaman konuk olarak çağırarak daha geniş kitleye sesimizi duyurma şansımız olacak. Bana bu konuda desteklerinizi esirgemeyeceğinizi biliyorum. Sevgi ve saygılarımla.
Televizyonunuzu lütfen bu frekansa ayarlayınız...
Kanal 67/Z frekansı: Türksat 2A Frekans 12672 sembol rate 2222 polarizasyon yatay, fec;5/6

29 Haziran 2008

KURS BİTTİ...




Temmuz ayı arıcıların en yoğun aylarından biri olmasına rağmen daha önceden proğramladığımız Şamlar köyü arıcılık kursunu tamamladık. Kurs süresi içinde Halk Eğitim Merkezi Müdür yardımcısı Sayın Hüseyin UYSAL hocam bir akşam köye gelerek kursiyerlerle Halk Eğitim Çalışmaları ve kurs hakkında bilgiler verdi.


Karadeniz-Ereğli Şamlar köyünde bu hafta bitirdiğimiz kursa katılanlarla topluca hatıra fotoğrafı çektirdik.
Her kursta olduğu gibi kurs sonunda uygulama yaptık, arılığına girdiğimiz arkadaşın çok eksikleri vardı. Bu tür uygulamalarda eksiklerin giderilmesi için gerekli bilgilerin verilmesi çok iyi oluyor. Uzun bir kurs maratonu sonuna geldik. Artık bir- iki ay kadar dinlenerek kendi işlerimi takip etmem gerekiyor.

19 Haziran 2008

GAP TV - BU TOPRAĞIN SESİ...

Türkiye Radyo Televizyonu GAP TV - Bu toprağın sesi programında Türkiye'de arıcılık eğitimi ve Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği eğitim çalışmaları konulu bir program çekimi yapıldı.21 Temmuz 2008 tarihinde sabah saat: 08.00 de yayınlanacak.
Bu programın çekimi öncesinde yaptığımız görüşmelerde uzun yıllardır (19 yıl) arıcılık eğitimi verdiğimizden dolayı amaçlarımızı ve hedef kitlemizi anlatmamız istendi. İki bölümden oluşan çekimde ilk olarak verdiğimiz eğitimleri anlattım, öğrencilerin sorulara cevabından sonra ikinci bölümde Ankara İli Arı Yetiştiricileri Birliği başkanı Selcuk SOLMAZ'ın da katılımıyla Türkiye'de arıcılık sorunları ve çözüm yollarını konuştuk. Programa arıcılık kursuna katılan iki öğrenci davet edildi. Soldan sağa: Umut ÖZDİL (program sunucusu), Zonguldak Karaelmas üniversitesi Ereğli eğitim fakültesi 4. sınıf öğrencisi İzmir'den Ayşe KÜÇÜKYILDIZ, Karadeniz Ereğli Ormanlı ilköğretim okulu 7. sınıf öğrencisi Sümeyye ÜNAL ve ZAYBİR (Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği) yönetim kurulu başkanı Selahattin GÜNEY.
Bu programın yapımında ve yayınında emeği geçen herkese ülke arıcıları adına şükranlarımı sunarım. Bu tür yayınların daha sık yapılması arıcılarımız ve ülke ekonomisi için son derece faydalı olacaktır.

TAB GENEL KURULU YAPILDI...

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği 3. olağan genel kurulu Ankara'da yapıldı (18/06/2008). Yeni yönetimi kutluyor çalışmalarında başarılar diliyorum. Ülke arıcılığı için çok güzel çalışmalar yapacağına inanıyoruz.Genel kurul çalışmaları için Divan oluşturuldu.
Arıcıların en yoğun olduğu bu mevsimde katılım çok yüksek oldu. Tüm illerden gelen delegeler genel kurulda hazır bulundu. İstiklal marşımızın okunmasından sonra genel kurul başlamış oldu.
Yapılan seçimde Göreve gelen Ekip toplu halde Bahri YLMAZ tarafından delegelere tanıtıldı. Yeni yönetim kurulu asil üyeleri: Bahri YILMAZ (Kırıkkale), Ziya ŞAHİN (Muğla), Necati AYDIN (Ordu), Cafer KABA (Düzce), Mehmet EKİCİ (Hatay), Yılmaz DOĞAN (Sivas)
Yönetim kurulu yedekler: Fevzi CIVAOĞLU (Rize), Ali ÇOLAK (Malatya), Mustafa YILDIZ (Yalova), Emin İNAK( Bingöl), Kubilay ELEVLİ (Giresun).
Denetleme kurulu asil üyeler: Ahmet Necmi YAZICI (Artvin), Serdar ERÇEL (Mersin), Yusuf ELİTOK (Elazığ), Zekeriya AYDIN (Trabzon), Cahit İLERİ (Çanakkale).
Denetleme kurulu yedek üyeler: Yaşar MUTLU (Bayburt), Hüseyin YILMAZ (Kocaeli), Metin ÖZDEMİR (Kahramanmaraş).
Yönetim listesini oluşturan sayın Bahri YILMAZ
Doğum Tarihi ve yeri : 15.04.1954 / Gölköy / ORDU
Uyruğu : T.C.
Medeni hali : Evli (Nesime, 2 çocuk: Oğuz ve Emel)
Uzun yıllardır tanıdığım Sayın Bahri YILMAZ ülke arıcılığına çok büyük hizmetler etmiştir. Bu dönemde Kurduğu ekiple çok daha iyi hizmetler edeceğine inanıyorum. Şimdiden çalışmalarında kendisine ve ekibine başarılar diliyor, hayırlı olsun diyorum.

15 Haziran 2008

HAFTA SONU STRES ATTIK...


Yoğun bir çalışmanın ardından zaman zaman insanın kendine zaman ayırması gerekir. Bizde bu hafta sonunda Karaelmas Üniversitesi Eğitim Fakültesi dekanı sayın Prof. Erdal ÇOŞKUN hocam , eşi Öğretim üyesi sayın Tülin ÇOŞKUN hocam ve Doç.dr. İrfan KANDEMİR hocam ile eşi Biyolog Gaye KANDEMİR lle Ankaradan ÖSS sınavları için ilimize gelen Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi sayın Sadık BAYHAN hocamla birlikte her zaman bizi ağırlayan Karakavuz köyüne gittik. Yolumuz üzerinde bulunan dereye girmeden olmazdı, su insan vucudunda bulunan statik elektriği boşaltır...
Karakavuz köyündeki arıcı kardeşim Adnan İLİK ve eşi her zaman olduğu gibi güler yüzüyle bizi karşıladı. Evin önünde yaptığı kamelyada dağ suyu ile yapılan çaylarımızı yudumlarken çok güzel sohbetimiz oldu.


Arılığı fındık bahçesinde olduğu için bol mikterda dağ çileği yetişiyor bizde icabına baktık tabiki. Topladıklarımızın bir kısmını yedik bir kısmınada el koyduk. Ne yapalım kolay kolay bu güzelim çilekler bulunmaz.

Arılık etrafında bolca bulunan Gülhatmi çiçeklerinde çok arı vardı ancak istediğimiz gibi 2-3 tanesini bir yerde çekmeye çalışdık, Gaye hocamla yarış içindeydik sonunda başardık.

Tülin hocam eline arılı çerçeveyi alınca Erdal hocam fırsatı değerlendirdi hemen. Bu gördüğünüz kahraman hanım benim eşim olur diye espriyi patlattı. Ne diyelim hocam Allah ayırmasın ve yüzünüz hep gülsün, sizleri çok seviyoruz. Eğitim Fakültesi dekanı olmanın yanında zaten eğitime verdiğiniz destek inanılmaz fazla. İyiki varsınız...

8 Haziran 2008

PAŞAM ÇOK YAKIŞTI...

Dün Karakavuz köyünde, Ulu önderimiz ATATÜRK büstünün açılışına gittim. Büstün yapılmasını Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Türker ERTÜRK gerçekleştirdi. Vatanımızın yılmaz bekçileri askerlerimiz, her zaman her yerde işlerini en iyi şekilde yaparlar. Asli görevlerinin yanında sosyal ilişkilerinide en üst düzeyde ve en iyi şekilde yaparlar, bunun örneğini işte bu gün burada görüyoruz..Köyde yapılan açılışın sonrasında kısa bir yürüyüş yaparak muhtarın evine gittik, uzun süren muhabbetin sonunda köyden ayrıldık. Dönüş yolumuzda olan arıcı kardeşim Adnan İLİK'in arılığına uğradık. Benim şansımdanmıdır nedir bilmem bölgemize gelen değerli idarecilerimizin hemen hepsi arıcılığa çok büyük ilgi gösteriyorlar. Arılıktaki sohbetimiz esnasında kovanın içinide gösterebileceğimizi söyledim, sayın Amiralim bunu görmeyi çok istediğini söyledi bende kaç arı sokar bilmem ama deneyelim dedim (bal akışı çok iyi) işte kovanların başındayız... Tabiki önce kovanımıza güzelce duman verdik ve balın gelişinden dolayı arılar sakindir ama bir saat öncesine kadarda yağmurlu olduğu için arılar birazda olsa hırçındı. Biz kovanımızı açtık Yanımızda bölgemiz işadamlarından Mustafa beyde var heyecenla ana arıyı görmek istiyorlar. Kolaymı ana arıyı görmek oraya kadar kaç çerçeve var değilmi? Önce şu arıları anlatalım, balın gelişi var, polen toplama işi var, petek örme işi var... İşte kovandaki tüm arıların anasııııı...
Benim yanımda kovan açılırda çerçeveler elden ele dolaşmazmı? Amiralim soruyor bizde aklımız erdiğince cevaplıyoruz, kovandaki ana arının görevi, işçi arıların görevi ve ömrü. Bir çerçevedeki kapalı ve açık gözlü yavruları kontrol ediyoruz. Bu arada kovana gelen ballar sırlanmaya başladı, şöyle bir bakmakta sakınca yok. Çerceve üzerlerinde altın sarısı propolisler var onlarıda anlatmadan geçmek olmaz değilmi? Yakında sayın Amiralim arıcı olacak bunun ıspatı burda.
İşte final, günün hatıra fotoğrafı...