Temmuz ayı arıcıların en yoğun aylarından biri olmasına rağmen daha önceden proğramladığımız Şamlar köyü arıcılık kursunu tamamladık. Kurs süresi içinde Halk Eğitim Merkezi Müdür yardımcısı Sayın Hüseyin UYSAL hocam bir akşam köye gelerek kursiyerlerle Halk Eğitim Çalışmaları ve kurs hakkında bilgiler verdi.
29 Haziran 2008
KURS BİTTİ...
Temmuz ayı arıcıların en yoğun aylarından biri olmasına rağmen daha önceden proğramladığımız Şamlar köyü arıcılık kursunu tamamladık. Kurs süresi içinde Halk Eğitim Merkezi Müdür yardımcısı Sayın Hüseyin UYSAL hocam bir akşam köye gelerek kursiyerlerle Halk Eğitim Çalışmaları ve kurs hakkında bilgiler verdi.
Her kursta olduğu gibi kurs sonunda uygulama yaptık, arılığına girdiğimiz arkadaşın çok eksikleri vardı. Bu tür uygulamalarda eksiklerin giderilmesi için gerekli bilgilerin verilmesi çok iyi oluyor. Uzun bir kurs maratonu sonuna geldik. Artık bir- iki ay kadar dinlenerek kendi işlerimi takip etmem gerekiyor.
19 Haziran 2008
GAP TV - BU TOPRAĞIN SESİ...
Türkiye Radyo Televizyonu GAP TV - Bu toprağın sesi programında Türkiye'de arıcılık eğitimi ve Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği eğitim çalışmaları konulu bir program çekimi yapıldı.
21 Temmuz 2008 tarihinde sabah saat: 08.00 de yayınlanacak.
Bu programın çekimi öncesinde yaptığımız görüşmelerde uzun yıllardır (19 yıl) arıcılık eğitimi verdiğimizden dolayı amaçlarımızı ve hedef kitlemizi anlatmamız istendi. İki bölümden oluşan çekimde ilk olarak verdiğimiz eğitimleri anlattım, öğrencilerin sorulara cevabından sonra ikinci bölümde Ankara İli Arı Yetiştiricileri Birliği başkanı Selcuk SOLMAZ'ın da katılımıyla Türkiye'de arıcılık sorunları ve çözüm yollarını konuştuk. Programa arıcılık kursuna katılan iki öğrenci davet edildi. Soldan sağa: Umut ÖZDİL (program sunucusu), Zonguldak Karaelmas üniversitesi Ereğli eğitim fakültesi 4. sınıf öğrencisi İzmir'den Ayşe KÜÇÜKYILDIZ, Karadeniz Ereğli Ormanlı ilköğretim okulu 7. sınıf öğrencisi Sümeyye ÜNAL ve ZAYBİR (Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği) yönetim kurulu başkanı Selahattin GÜNEY.
Bu programın yapımında ve yayınında emeği geçen herkese ülke arıcıları adına şükranlarımı sunarım. Bu tür yayınların daha sık yapılması arıcılarımız ve ülke ekonomisi için son derece faydalı olacaktır.
Bu programın çekimi öncesinde yaptığımız görüşmelerde uzun yıllardır (19 yıl) arıcılık eğitimi verdiğimizden dolayı amaçlarımızı ve hedef kitlemizi anlatmamız istendi. İki bölümden oluşan çekimde ilk olarak verdiğimiz eğitimleri anlattım, öğrencilerin sorulara cevabından sonra ikinci bölümde Ankara İli Arı Yetiştiricileri Birliği başkanı Selcuk SOLMAZ'ın da katılımıyla Türkiye'de arıcılık sorunları ve çözüm yollarını konuştuk. Programa arıcılık kursuna katılan iki öğrenci davet edildi. Soldan sağa: Umut ÖZDİL (program sunucusu), Zonguldak Karaelmas üniversitesi Ereğli eğitim fakültesi 4. sınıf öğrencisi İzmir'den Ayşe KÜÇÜKYILDIZ, Karadeniz Ereğli Ormanlı ilköğretim okulu 7. sınıf öğrencisi Sümeyye ÜNAL ve ZAYBİR (Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği) yönetim kurulu başkanı Selahattin GÜNEY.
Bu programın yapımında ve yayınında emeği geçen herkese ülke arıcıları adına şükranlarımı sunarım. Bu tür yayınların daha sık yapılması arıcılarımız ve ülke ekonomisi için son derece faydalı olacaktır.
TAB GENEL KURULU YAPILDI...
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği 3. olağan genel kurulu Ankara'da yapıldı (18/06/2008). Yeni yönetimi kutluyor çalışmalarında başarılar diliyorum. Ülke arıcılığı için çok güzel çalışmalar yapacağına inanıyoruz.
Genel kurul çalışmaları için Divan oluşturuldu.
Arıcıların en yoğun olduğu bu mevsimde katılım çok yüksek oldu. Tüm illerden gelen delegeler genel kurulda hazır bulundu. İstiklal marşımızın okunmasından sonra genel kurul başlamış oldu.
Yapılan seçimde Göreve gelen Ekip toplu halde Bahri YLMAZ tarafından delegelere tanıtıldı. Yeni yönetim kurulu asil üyeleri: Bahri YILMAZ (Kırıkkale), Ziya ŞAHİN (Muğla), Necati AYDIN (Ordu), Cafer KABA (Düzce), Mehmet EKİCİ (Hatay), Yılmaz DOĞAN (Sivas)
Yönetim kurulu yedekler: Fevzi CIVAOĞLU (Rize), Ali ÇOLAK (Malatya), Mustafa YILDIZ (Yalova), Emin İNAK( Bingöl), Kubilay ELEVLİ (Giresun).
Denetleme kurulu asil üyeler: Ahmet Necmi YAZICI (Artvin), Serdar ERÇEL (Mersin), Yusuf ELİTOK (Elazığ), Zekeriya AYDIN (Trabzon), Cahit İLERİ (Çanakkale).
Denetleme kurulu yedek üyeler: Yaşar MUTLU (Bayburt), Hüseyin YILMAZ (Kocaeli), Metin ÖZDEMİR (Kahramanmaraş).
Yönetim listesini oluşturan sayın Bahri YILMAZ
Doğum Tarihi ve yeri : 15.04.1954 / Gölköy / ORDU
Uyruğu : T.C.
Medeni hali : Evli (Nesime, 2 çocuk: Oğuz ve Emel)
E-mail : aricibahriyilmaz@gmail.com
Uzun yıllardır tanıdığım Sayın Bahri YILMAZ ülke arıcılığına çok büyük hizmetler etmiştir. Bu dönemde Kurduğu ekiple çok daha iyi hizmetler edeceğine inanıyorum. Şimdiden çalışmalarında kendisine ve ekibine başarılar diliyor, hayırlı olsun diyorum.
15 Haziran 2008
HAFTA SONU STRES ATTIK...
Yoğun bir çalışmanın ardından zaman zaman insanın kendine zaman ayırması gerekir. Bizde bu hafta sonunda Karaelmas Üniversitesi Eğitim Fakültesi dekanı sayın Prof. Erdal ÇOŞKUN hocam , eşi Öğretim üyesi sayın Tülin ÇOŞKUN hocam ve Doç.dr. İrfan KANDEMİR hocam ile eşi Biyolog Gaye KANDEMİR lle Ankaradan ÖSS sınavları için ilimize gelen Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi sayın Sadık BAYHAN hocamla birlikte her zaman bizi ağırlayan Karakavuz köyüne gittik. Yolumuz üzerinde bulunan dereye girmeden olmazdı, su insan vucudunda bulunan statik elektriği boşaltır...
Karakavuz köyündeki arıcı kardeşim Adnan İLİK ve eşi her zaman olduğu gibi güler yüzüyle bizi karşıladı. Evin önünde yaptığı kamelyada dağ suyu ile yapılan çaylarımızı yudumlarken çok güzel sohbetimiz oldu.

Karakavuz köyündeki arıcı kardeşim Adnan İLİK ve eşi her zaman olduğu gibi güler yüzüyle bizi karşıladı. Evin önünde yaptığı kamelyada dağ suyu ile yapılan çaylarımızı yudumlarken çok güzel sohbetimiz oldu.
Arılığı fındık bahçesinde olduğu için bol mikterda dağ çileği yetişiyor bizde icabına baktık tabiki. Topladıklarımızın bir kısmını yedik bir kısmınada el koyduk. Ne yapalım kolay kolay bu güzelim çilekler bulunmaz.
Arılık etrafında bolca bulunan Gülhatmi çiçeklerinde çok arı vardı ancak istediğimiz gibi 2-3 tanesini bir yerde çekmeye çalışdık, Gaye hocamla yarış içindeydik sonunda başardık.
Tülin hocam eline arılı çerçeveyi alınca Erdal hocam fırsatı değerlendirdi hemen. Bu gördüğünüz kahraman hanım benim eşim olur diye espriyi patlattı. Ne diyelim hocam Allah ayırmasın ve yüzünüz hep gülsün, sizleri çok seviyoruz. Eğitim Fakültesi dekanı olmanın yanında zaten eğitime verdiğiniz destek inanılmaz fazla. İyiki varsınız...
8 Haziran 2008
PAŞAM ÇOK YAKIŞTI...
Dün Karakavuz köyünde, Ulu önderimiz ATATÜRK büstünün açılışına gittim. Büstün yapılmasını Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Türker ERTÜRK gerçekleştirdi. Vatanımızın yılmaz bekçileri askerlerimiz, her zaman her yerde işlerini en iyi şekilde yaparlar. Asli görevlerinin yanında sosyal ilişkilerinide en üst düzeyde ve en iyi şekilde yaparlar, bunun örneğini işte bu gün burada görüyoruz..
Köyde yapılan açılışın sonrasında kısa bir yürüyüş yaparak muhtarın evine gittik, uzun süren muhabbetin sonunda köyden ayrıldık. Dönüş yolumuzda olan arıcı kardeşim Adnan İLİK'in
arılığına uğradık. Benim şansımdanmıdır nedir bilmem bölgemize gelen değerli idarecilerimizin hemen hepsi arıcılığa çok büyük ilgi gösteriyorlar. Arılıktaki sohbetimiz esnasında kovanın içinide gösterebileceğimizi söyledim, sayın Amiralim bunu görmeyi çok istediğini söyledi bende kaç arı sokar bilmem ama deneyelim dedim (bal akışı çok iyi) işte kovanların başındayız... Tabiki önce kovanımıza güzelce duman verdik ve balın gelişinden dolayı arılar sakindir ama bir saat öncesine kadarda yağmurlu olduğu için arılar birazda olsa hırçındı. Biz kovanımızı açtık Yanımızda bölgemiz işadamlarından Mustafa beyde var heyecenla ana arıyı görmek istiyorlar. Kolaymı ana arıyı görmek oraya kadar kaç çerçeve var değilmi? Önce şu arıları anlatalım, balın gelişi var, polen toplama işi var, petek örme işi var... İşte kovandaki tüm arıların anasııııı... 
Benim yanımda kovan açılırda çerçeveler elden ele dolaşmazmı? Amiralim soruyor bizde aklımız erdiğince cevaplıyoruz, kovandaki ana arının görevi, işçi arıların görevi ve ömrü. Bir çerçevedeki kapalı ve açık gözlü yavruları kontrol ediyoruz. Bu arada kovana gelen ballar sırlanmaya başladı, şöyle bir bakmakta sakınca yok. Çerceve üzerlerinde altın sarısı propolisler var onlarıda anlatmadan geçmek olmaz değilmi? Yakında sayın Amiralim arıcı olacak bunun ıspatı burda.
İşte final, günün hatıra fotoğrafı...
29 Mayıs 2008
EĞİTİM SEFERBERLİĞİ...
Türkiye'de gecen hafta bir ilki başlatarak ilköğretim okullarında arıcılık eğitimine başlamıştık. Zamanımız el verdiğince diğer okullarda da bu uygulamaya devam edeceğiz, bu uygulama sadece ilimizle sınırlı değil, diğer illerdede uygulanacak. Bu günde Ormanlı lisesi öğrencilerine arıcılık ve arı ürünleri hakkında bilgiler verdik.
Öğrencilerin yanında öğretmenler, belde belediye başkanı, PTT müdüresi ve okul aile birliği yöneticileride katıldı.
Slaytlar eşliğinde yaptığım sunumda öğrenciler çok dikkatlice dinlediler ve sonunda bir çoğu teşekkür ederek bu konuda çok faydalı bilgiler edindiklerini söylediler ve arıcılığa nasıl başlayabileceklerini sordular. Bu sorular çok hoşuma gidiyor demekki hiçbir emek boşa gitmiyor, kararlı bir şekilde devam edersek Ülkemiz arıcılığına çooook şey kazandırabiliriz....
Eğitimin sonunda okul müdürümüz katılanlara teşekkür konuşması yaptı ve gelecek yıl bu eğitimin daha geniş kapsamlı olarak uygulamalı yapılmasını istedi. Bizde bu konuda her türlü desteği vereceğimize söz veriyoruz. Dünyada arı sayısı bakımından 2. sırada, üretimde ise gerilerde olmamızın önüne ancak eğitimle gecebileceğimiz inancımız vardır ve bu konuda her türlü çalışmayı bu güne kadar yapmaya çalıştığım gibi bundan sonra yapmayada ömrüm yettiğince hazırım.
21 Mayıs 2008
BAKACAK KADI ARICILIK KURSU...
.
13 Mayıs 2008
TÜRKİYE'DE İLK...
Uzun yıllar arıcılık eğitimi veren birisi olarak elimden geldi kadar değişik ülkelerde neler olduğunuda takip etmeye çalışıyorum. En çok ilgimi çeken yurt dışında öğrenciler rehber öğretmenler nezaretinde arılıklarda kamp yaparak arı ve arı ürünlerini tanıma eğitimleri olmuştu. Ülkemiz dünyanın en genç nufusuna sahip olduğunu düşünerek neden bunun bizde olmadığının eksikliğini yaşadım. Bu düşüncemi Ereğli Milli Eğitim Müdürümüz sayın Turan AKPINAR'a anlattım ve tüm okul müdürleriyle görüşeceğini bu konunun önemli olduğunu söyledi. Ormanlı İlköğretimokulu müdürü sayın Mustafa ÜNAL havaların müsait olduğu bu mevsimde proğramını yaptı ve bu gün öğrencilere arı ve arı ürünlerini uygulamalı olarak anlattık.
.JPG)
Okul müdürü Mustafa ÜNAL yaptığı açılış konuşmasından sonra bende öğrencilere arıcılık konusunda slaytlarla bilgiler verdim, daha sonra Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Turan AKPINAR konuşmasını yaptı. Konuşmaların ardından servis araçlarına binerek öğrencilerle uygulamanın yapılacağı arılığa gittik.
Toplantı salonunda Milli eğitim müdürümüz sayın Turan AKPINAR, İlçe Tarım müdürümüz Hakan TEKİN, Zir. müh. İmdat AYDIN, çok programlı lise müdürü, Karaelmas ünüversitesi öğretim üyelerinden Doç.Dr. İrfan KANDEMİR, Yar.Doç.Dr. Burak ÇOBAN, okul aile birliği yöneticileri öğretmen ve öğrenciler vardı. Katılımcılara konuşmalardan sonra slaytlar eşliğinde arıcılık ve arı ürünleri hakkında bilgiler verdim. Öğrenciler çok dikkatli şekilde dinlediler ve güzel sorular geldi. En güzel tarafı ailesi arıcılık yapanlar aileleri ile yaşadıklarını büyük heyecanla anlatmalarıydı.
Arılıkta nasıl hareket edileceği hakkında gerekli bilgileri verdim. Hayatında ilk defa arı kovanı görecek olanların heyecanı görülmeye değerdi. Maskeleri giyerek kovan açmak için hazırlandık. Eğitim amaçlı maskeleri ve körüğü temin eden TEMEL PETEK firması sahiplerine teşekkürler...

.JPG)
Okul müdürü Mustafa ÜNAL yaptığı açılış konuşmasından sonra bende öğrencilere arıcılık konusunda slaytlarla bilgiler verdim, daha sonra Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Turan AKPINAR konuşmasını yaptı. Konuşmaların ardından servis araçlarına binerek öğrencilerle uygulamanın yapılacağı arılığa gittik.
Uygulamada ise kovanın nasıl açılması gerektiğinden başlayarak, arı ailesi yaşantısı, ana arının yumurtlaması, arıların doğumu, polen taşıyan arılar ve balın nasıl olduğu hakkında bilgiler verildikden sonra uygulamalı olarakta arı sokmasını, sokulunca iğnenin nasıl çıkartılacağını ve nelerin yapılması gerektiğini gösterdim.
Başlamadan önce ve iş bitiminde günün hatıra fotoğrafını çektik. Aradaki fark en güzel şekilde yansımıştır. İşte başarmanın mutlu sonu...GELECEĞİMİZİN TEMİNATI OLAN BU GENÇLERE HAYAT BOYU MUTLULUKLAR VE BAŞARILAR DİLERİM...
9 Mayıs 2008
HIDRELLEZ...
Hıdrellez; Bizim kültürümüzde bahar bayramı olarak kutlanır. 6 Mayıs her yerin yeşerdiği tabiatın nimetlerini bolca verdiği güzel günlerin başlangıcıdır. Bu bayram değişik yörelerde değişik şekilde kutlanır. Bizim yöremizde de kutlama etinlikleri çok neşeli olur. Hatta uzaklarda yaşayanlar bile memleketine gelerek bu bayramı dolu dolu yaşamaya çalışırlar.
Bizde bu bayramı Ereğli Karakavuz köyündeki dostlarımızla birlikte kutladık. Yaptığımız program çok neşeli bir şekilde geçti. Karaelmas ünüversitesi Ereğli eğitim fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Erdal ÇOŞKUN ve eşi Yrd.Doç. Tülin ÇOŞKUN, ZKÜ Biyoloji bölümünden sayın Doç.Dr. İrfan KANDEMİR, kimya bölümünden Yrd. Doç. Dr. Burak ÇOBAN ve Biyoloji bölümünde doktorasını yapan Ayça ÖZKAN ile beraber Karakavuz köyündeki Hıdrellez bayramına katıldık, akşama kadar köyde ve ormanlık alanlarda hoşca vakit geçirdik.
Karakavuz köyünde iki tane kıraathane (kahve) bulunuyor, çok hoşumuza giden bir yazı her iki kıraathanede asılıyor (BURADA SİGARA İÇMEK YASAKTIR).

Bu köyde yaşayan 75 yaşındaki Makbule CAN teyza 90 kovanla arıcılık yapıyor, amatör olarak yağlı boya resim çiziyor ve bahçesinde akla gelecek her türlü meyva sebzeyi kendisi yetiştiriyor. Poşetlere doldurduğu topraklarda ceviz, kivi, armut, incir, üzüm gibi değişik fideler yetiştiriyor. Sayın dekanım gibi bizlerde bunları görünce çok mutlu olduk ve çalışma şevkimizi artırdı.

Bu köyde yaşayan 75 yaşındaki Makbule CAN teyza 90 kovanla arıcılık yapıyor, amatör olarak yağlı boya resim çiziyor ve bahçesinde akla gelecek her türlü meyva sebzeyi kendisi yetiştiriyor. Poşetlere doldurduğu topraklarda ceviz, kivi, armut, incir, üzüm gibi değişik fideler yetiştiriyor. Sayın dekanım gibi bizlerde bunları görünce çok mutlu olduk ve çalışma şevkimizi artırdı.

Ormanlık alanda arılarımız için bol miktarda orman gülü var, onlarında fotoğrafını çektikten sonra Makbule teyzemizi evine bıraktık. Yaptığı resimlerden birisini sayın Tülin ÇOSKUN hocama hediye etti. Daha sonra yine bu köye gitmek için program yaparak oradan ayrıldık. Bir gün olurda yolunuz düşerse bu güzel köyü ve güler yüzlü insanları mutlaka görün derim.
8 Mayıs 2008
KTÜ'de PANEL...
Karadeniz Teknik Ünüversitesi (KTÜ) Trabzon. Fen Edebiyet Fakültesi öğretim üyesi sayın: Doç.Dr. Sevgi KOLAYLI gecen hafta (27 nisan 2008 Pazar) ARICILIK VE ARI ÜRÜNLERİ konulu paneli düzenledi. Benimde davet edildiğim panelde açılış konuşmasını ve oturum başkanlığını Doç.Dr.Sevgi KOLAYLI hocam yaptı.

Panelde sırasıyla; Açılış Konuşması Doç. Dr. Sevgi KOLAYLI (KTÜ), Doç. Dr. Murat KÜÇÜK (KTÜ), Yük.zir.müh. Gülten BULUT Ordu Arıcılık Araştırma Müdürü “Arı ürünlerinde ilaç kalıntılarında sınırlamalar”, Selahattin GÜNEY “Arı ürünleri üretim teknikleri”, Dr. Cemalettin BALTACI “Bal analizleri ve Standardizasyon”, İdris ÇEVİK “Pazarlama ve İhracat”, Zekeriya AYDIN Trabzon İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı“Arıcılık Kayıt Sistemi”, Oktay YILDIZ “Projeler ve Destekler”, konularında katılımcılara bilgiler verdiler.
Yapılan konuşmaların ardından Akşam yemeği için Maçka ilçesinde bulunan Zigana dağına çıktık, oradaki güzelliği anlatmak imkansız ama yolunuz düşerse uğramadan geçmeyin.
Sevgi hocama ve değerli eşi İlyas hocam dünya tatlısı çoçuklarına ve konuştuğumuz herkese bize gösterdikleri sıcak ilgi ve güler yüzlerinden dolayı saygılarımı iletiyorum.
ARICILIK VE ARI ÜRÜNLERİ PANELİ SONUÇ BİLDİRGESİ
27 Nisan 2008 tarihinde KTÜ Osman Turan Kültür Merkezinde akademisyen, üretici, esnaf ve arıcılık tedarikçi firmalarının katıldığı “ARICILIK VE ARI ÜRÜNLERİ” konulu panelin sonucunda şu bildirge kaleme alınmıştır.
* Türkiye’de yüksek olan bal maliyetlerinin düşürülmesi için kovan başına düşen bal miktarının artırılması gerekmektedir. Bu ancak doğru ve tekniğine uygun arıcılıkla mümkün olup, bu doğrultuda yoğun eğitimler düzenlenmelidir.
*Bal ithalatı en kısa sürede durdurulmalıdır.
*Üreticiler diğer Avrupa ülkelerindeki destekler de göz önüne alınarak desteklenmelidir.
*Üreticilerin birlikler ve/veya şirketler nezdinde gruplaşmaları teşvik edilmelidir.
*Balın ve diğer arı ürünlerinin sağlık alanındaki rolü vurgulanarak kişi başına düşen bal tüketiminin artırılması teşvik edilmelidir.
*Alternatif tıptaki kullanım alanları bilimsel ortamlarda araştırılmalı, akademik düzeydeki arı ürünleri konulu çalışmalara hız verilmelidir.
*Bal dışındaki diğer arı ürünlerinin üretimi teşvik edilmelidir.
*Arıcılık kayıt sistemi hızlı bir şekilde oturtulmalıdır.
* Arıcılıkta ilaç kullanımına dikkat edilmeli,sertifikalı ilaçlar kullanılmalı, kalıntı bırakan ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır.
* Gezginci arıcının nakliye girdisinin düşmesi için çiftçilere sağlanan ucuz mazot arıcıya da sağlanmalıdır.
* Arıcılar/arıcı birlikleri üretim tesisleri kurmaları için proje geliştirmeli, geliştirdikleri projelere ilişkin yararlanabilecek fonlardan (Tarım ve Köyişleri Bakanlığı –Kırsal kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi; AB fonları; Dünya Bankası fonlar vs…) faydalanmalıdır.
* Piyasada mevcut hileli arı ürünlerinin ilgili Bakanlık ve Kontrol laboratuarlarında incelenmesi ve kamu oyuna teşhiri sağlanmalıdır.
27 Nisan 2008 tarihinde KTÜ Osman Turan Kültür Merkezinde akademisyen, üretici, esnaf ve arıcılık tedarikçi firmalarının katıldığı “ARICILIK VE ARI ÜRÜNLERİ” konulu panelin sonucunda şu bildirge kaleme alınmıştır.
* Türkiye’de yüksek olan bal maliyetlerinin düşürülmesi için kovan başına düşen bal miktarının artırılması gerekmektedir. Bu ancak doğru ve tekniğine uygun arıcılıkla mümkün olup, bu doğrultuda yoğun eğitimler düzenlenmelidir.
*Bal ithalatı en kısa sürede durdurulmalıdır.
*Üreticiler diğer Avrupa ülkelerindeki destekler de göz önüne alınarak desteklenmelidir.
*Üreticilerin birlikler ve/veya şirketler nezdinde gruplaşmaları teşvik edilmelidir.
*Balın ve diğer arı ürünlerinin sağlık alanındaki rolü vurgulanarak kişi başına düşen bal tüketiminin artırılması teşvik edilmelidir.
*Alternatif tıptaki kullanım alanları bilimsel ortamlarda araştırılmalı, akademik düzeydeki arı ürünleri konulu çalışmalara hız verilmelidir.
*Bal dışındaki diğer arı ürünlerinin üretimi teşvik edilmelidir.
*Arıcılık kayıt sistemi hızlı bir şekilde oturtulmalıdır.
* Arıcılıkta ilaç kullanımına dikkat edilmeli,sertifikalı ilaçlar kullanılmalı, kalıntı bırakan ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır.
* Gezginci arıcının nakliye girdisinin düşmesi için çiftçilere sağlanan ucuz mazot arıcıya da sağlanmalıdır.
* Arıcılar/arıcı birlikleri üretim tesisleri kurmaları için proje geliştirmeli, geliştirdikleri projelere ilişkin yararlanabilecek fonlardan (Tarım ve Köyişleri Bakanlığı –Kırsal kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi; AB fonları; Dünya Bankası fonlar vs…) faydalanmalıdır.
* Piyasada mevcut hileli arı ürünlerinin ilgili Bakanlık ve Kontrol laboratuarlarında incelenmesi ve kamu oyuna teşhiri sağlanmalıdır.
*Bal dışındaki diğer arı ürünlerine de teşvik verilmeli, verilecek teşvikler ürünlerin kaliteleri doğrultusunda değerlendirilerek verilmelidir.
*Ülkemizde mevcut arıcılık potansiyeli Göz önüne alınarak Karadeniz Teknik Üniversitesi bünyesinde “Arı ve Arı Ürünleri Araştırma Merkezi” kurulması yönünde bir çalışma yapılmalıdır.
Doç. Dr. Sevgi KOLAYLI - KTÜ. Kimya Bölümü, Biyokimya Anabilim dalı
Doç. Dr. Murat KÜÇÜK - KTÜ. Kimya Bölümü, Biyokimya Anabilim dalı
Dr.Cemalettin BALTACI-Trabzon İl Kontrol Laboratuvarı
Öğr.GörOktay YILDIZ - Giresun Üniversitesi-Şebinkarahisar MYO.,Gıda Teknolojisi Prog.
Gülten BULUT - Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü
Selahattin GÜNEY- Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği
Zekeriya AYDIN -Trabzon ili Arı Yetiştiricileri Birliği
Avni HALİLOĞLU - Doğu Karadeniz İhracatcılar Genel Sekreterliği üyesi
*Ülkemizde mevcut arıcılık potansiyeli Göz önüne alınarak Karadeniz Teknik Üniversitesi bünyesinde “Arı ve Arı Ürünleri Araştırma Merkezi” kurulması yönünde bir çalışma yapılmalıdır.
Doç. Dr. Sevgi KOLAYLI - KTÜ. Kimya Bölümü, Biyokimya Anabilim dalı
Doç. Dr. Murat KÜÇÜK - KTÜ. Kimya Bölümü, Biyokimya Anabilim dalı
Dr.Cemalettin BALTACI-Trabzon İl Kontrol Laboratuvarı
Öğr.GörOktay YILDIZ - Giresun Üniversitesi-Şebinkarahisar MYO.,Gıda Teknolojisi Prog.
Gülten BULUT - Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü
Selahattin GÜNEY- Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği
Zekeriya AYDIN -Trabzon ili Arı Yetiştiricileri Birliği
Avni HALİLOĞLU - Doğu Karadeniz İhracatcılar Genel Sekreterliği üyesi
2 Mayıs 2008
EKMEĞİNİ TAŞDAN ÇIKARANLAR...
Karadeniz -Ereğli, Zonguldak ilinin şirin bir ilçesi. Bu ilçenin en yüksek köyü olan Velidağı köyü, kışın kar yağınca şehirle olan iletişimi kar nedeniyle ulaşıma kapanıyor.Köyde yaşayan insanlar ekmeğini taşdan çıkarıyorlar. Köyün dağlık arazisinde bulunan kayalardan uzun çalışmalar sonunda çıkarılan taşlar yontularak yufka ve ekmek pişirmek için satılıyor. Bu taşların çıkartılması kadar hazırlanmasıda çok zahmetli ve uzun süre alıyor. Bir günde ancak bir veya iki adet taşın çıkarılabildiğini öğrendik. Taşlar kayalardan kazma ile sökülerek 10-15 santim kalınlığında koparılıyor, sonra katırların sırtında uzunca sayılacak bir yolculuktan sonra köye taşınıyor. Bundan sonraki işler ise zaman ve sabır istiyor çünki:
Köye getirilen taşlar uzun süre suda bekletilerek yumuşatılıyor, daha sonra kesere benzeyen özel aletlerle yontularak 3-4 santim kalınlığa kadar indiriliyor. Hafif ateş üzerinde kızdırılarak üzerine yağ sürülüp kullanılır hale gelmesi için alıştırma denilen bir işlemden sonra kullanılıyor. Bu taşın üzerinde pişen yufkaların ve ekmeklerin (serme) lezzeti bir başkadır. Bu taşlar son zamanlarda etin daha lezzetli pişirilmesi amacıyla ızgara olarakta kullanıldığını belirteyim. Elemeği göz nuru veya EKMEĞİNİ TAŞTAN ÇIKARMAK işte buna denir. Ereğli Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu bu köyde arıcılık kursu düzenledi, bende bu akşam kursu vermek üzere oraya gideceğim. Burada yapılacak olan güzel çalışmaları zaman içerisinde yazacağım.
20 Nisan 2008
GELECEĞİN ARICILARI...
Karaelmas Üniversitesi Ereğli Eğitim Fakültesi öğrencileri ile başladığımız arıcılık kursunda bu güne kadar anlatılanların arılıkta uygulamasını yaptık. Bu uygulamada Kdz.Ereğli Halk Eğitim ve Akşam Sanat Okulu müdürümüz Sayın Kenan ÖZKAN ve Kdz.Ereğli İlçe Tarım Müdürümüz Hakan ÇETİN de yaptığımız çalışmaları yerinde gördüler. Ayrıca Ulusal basın ajansları ve yerel televizyon muhabirleride çalışmaları takip ettiler.Kovan açılmadan önce öğrencilere arılıkta nasıl hareket edileceğini anlattım, bu kısa sohbetin ardından arılığa girdik. Bir çok kişinin arıdan korkuyor olmasına rağmen bu arkadaşlarımız maske giymeye bile gerek görmeden kovanın başındaki çalışmalara katıldılar. Elbette buradan aldıkları pratik ve teorik bilgilerle arıcı olamayacaklar ama, en azından bu genç yaşlarında arıyı, arı ürünlerini ve arıların tabiattaki görevlerini çok iyi kavramış olarak bundan sonra atılacakları meslek hayatlarında gidecekleri yerlerde çok büyük faydaları olacaktır.

Kovan kontrolüne başladığımızda her arkadaşın heyecanı benide mutlu etti. Çünkü çerçeveler elden ele dolaşarak herkes kendince yorumunu yaptı, ana arı, günlük yumurta, balın konduğu gözler ile polen stoklarını gördüler ve arılardan korkulmaması gerektiğini gösterdiler. Kovan başındaki çalışmamız bittikten sonra polen kapanlı kovanlarda toplanan polenin nasıl alındığını kontrol ettik. Tabiki tadına bakmadan olmazdı... Taze polenin tadı ve kalitesi bir başka oluyor.

Öğlen yemeğimizi piknik havasında yedikten sonra bulunduğum yerdeki ormanlık alanda 2 saatlik güzel bir yürüyüş yaptık, bu yürüyüş esnasında da ormanlık alanda bulunan ballı bitkileri tanıdık. Arkadaşlarımızda şehirden uzak tabiatla başbaşa güzel ve yorucu bir gün geçirmiş oldular. Tabiki bu güzel anıda fotoğraflamadan olmazdı.
Geleceğimizin teminatı olan bu pırıl pırıl gençlerimize bundan sonraki hayatlarında da her şeyin gönüllerince olmasını dilerim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
