Yarın 24 kasım 2010, Öğretmenler günü.......23 Kasım 2010
ÇANAKKALE ve ÖĞRETMENLERİMİZ...
Yarın 24 kasım 2010, Öğretmenler günü.......ÇANAKKALE............ Öğretmenlerimizin de Öğrencilerimizin de Atalarımızında mezarı. Ebedi aleme göç eden Öğretmenlerimizi rahmetle, hayatta olanları saygıyla anıyorum. Tüm öğretmenlerimizin ellerinden öpüyorum...
Onbeş günde bir 67 TV de canlı olarak hazırlayıp sunduğum "BALLI BABA" adlı TV programında yarın saat 17:30 da ki konuğum Çanakkale İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sayın Cahit İLERİ olacak. Çanakkale anlatılmaz denir bu nedenle Çanakkale'de yaşamak lazım, arıcılık camiasının öğretmenleri 2-4 Aralık tarihinde orada olacaklar. Bu güzel organizasyonun ayrıntılarını yarın TV programında konuşacağız. Tüm arıcı dostlarımızı oraya bekliyoruz.
15 Kasım 2010
BAYRAM...
11 Kasım 2010
ARTVİN...
Gecen ay Artvin İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı sayın Necmi YAZICI, açılışını yapacağı bal dolum ve paketleme tesisi öncesi bir eğitim programı düzenleyeceğini ve benimde çekimleri yapmamı istediğini söylemişti. Yola çıkmak sorun değil ama yol üzerinde bulunan dostlara uğramadan gitmek sorun elbette. 4 Kasım günü yola çıktım Çorum - Osmancık bölgesinde saat: 23:44 de arabadaki termometre dış ısıyı 3C gösteriyor, halbu ki ereğli'de gündüz 26 derece sıcaklık vardı. Sabah 06:30 da Trabzon'a vardım Doç. Dr. Sevgi KOLAYLI hocam bize uğramadan geçemezsin demişti zaten, bende davete icabet ettim. Mükemmel bir sabah kahvaltısından sonra ver elini Artvin ama yol Rize'den geçiyor, Salih ARICI 3 gün önceden telefon edip bize uğramadan burdan geçemezsin demişti. Demekki Artvin öncesi Çayeli'nde inmek lazım. Adı üstünde ÇAYELİ yani bunca yolu git bir çay içmeden geç olurmu...
Arabada adres sordum muavin bilmiyorum dedi, şurda ineyim dedim ve inince telefonla arayıp nerdesin diyecektim kiii... karşıdan geliyordu. Sarmaş dolaş derken birisi geldi selam verdi, hadi dükkana gidelim dedi. Çay içtin mi? derseniz... sadece çay mı, o güzel insanlarla sohbet etmek her şeye değerdi. Külünkoğlu arıcılık sahibi Necati KÜLÜNKOĞLU ve güler yüzlü oğlu Mustafa ile birlikte işletiyorlar. Dükkan değil sanki antikacı, eski karakovanlar var ama nasıl anlatılır bilmem. Fotoğraftaki küçük, bir büyüğü içerde. Uzun sohbet sonrası beni Artvin - Hopa ilçesine bıraktılar, unutulmaz güzel bir gündü. Sonsuz teşekkürlerimi iletmeden olmaz.
Artvin programı 6 Kasım 2010 saat 09:00 başladı, açılış konuşmalarının ardından eğitim semineri vardı. Seminerde bir çok konu anlatıldı, konuşmacılardan Yrd. Doç. Dr. Aslı ÖZKIRIM hocam arıcılıkta yapılan en büyük yanlışları mükemmel bir şekilde anlattı. Bu görüntüleri faydalı olacağını düşünerek paylaşıyorum...
BİR DAMLA BAL...
Şimdi bal dolum ve paketleme tesisinin açılışı zamanı. Gercekten mükemmel bir tesis olduğunu söyleyebilirim. Artvin arıcılarına ve Ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Emeği gecen herkese ayrıca teşekkürler.
BİR DAMLA BAL...
Şimdi bal dolum ve paketleme tesisinin açılışı zamanı. Gercekten mükemmel bir tesis olduğunu söyleyebilirim. Artvin arıcılarına ve Ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Emeği gecen herkese ayrıca teşekkürler.
Yapılan bu çalışmada en büyük payın Birlik başkanı Sayın Ahmet Necmi YAZICI'ya ait olduğunu söylemeden geçemiyeceğim...
30 Ekim 2010
ARI ÜRÜNLERİ...
27 Ekim 2010 BALLI BABA
Çarşamba günü saat 17:30 da canlı olarak yayınlanan "BALLI BABA" programında arıların sonbahar bakımı ve arı ürünlerini anlattık. Programın son kısmından bir bölüm. Programın tamamını 67 TV nin web sayfasından bir kaç gün içinde izleyebilirsiniz.
25 Ekim 2010
ARI ÜRÜNLERİ VE SONBAHAR BAKIMI...
Değerli arıcı dostlarım çarşamba günü saat 17:30 da 67 TV de canlı olarak yapacağım "BALLI BABA" programında konuğum Bolu İli arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sayın İsmail ÜNALAN. Konumuz ise arıları kışa hazırlamak ve arı ürünlerinin tanıtımı ile kullanımı olacak. Programa görüş ve önerilerinizle katılabilirsiniz...
16 Ekim 2010
KARAKOVAN BALI...
Bu yıl beş tane karakovan yapmıştım, bu gün eski kovanımın balını alayım dedim ve iyiki almışım. Süper balı vardı, en arkaya iki kasnak koymuştum tam dolu olarak 5 petek aldım. Meraklı olan arkadaşlarım için görüntüleri yayınlıyorum. Hemen varroa ilaçlamasını da yaptım, gelecek yıla daha güçlü olacağını düşünerek fazla bal almadım. Bu tür kovanlarda en fazla iki yılda bir ön kısmı arkaya çevirerek yavru sahasını yenilemek gerekiyor. Allah herkese gönlünce versin.
Kara kovandan bal alma
16 Ekim 2010 Kdz-Ereğli -- KARAKOVAN BAL ALMA
Kara kovandan bal alma
16 Ekim 2010 Kdz-Ereğli -- KARAKOVAN BAL ALMA
12 Ekim 2010
MUĞLA, KONGRE...
Bu yıl 2. si düzenlenen ULUSLARARASI MUĞLA ÇAM BALI ve ARICILIK KONGRESİ 5-8 Ekim 2010 taririhinde yapıldı. Bu yıl 11 Ülkeden 13 Bilim adamı katıldı. Konular arasında ayırım yapmak mümkün değildi. Benim için son derece verimli geçtiğini söylemeliyim.
Sadece kongre ile yetinmedik, Zonguldak'tan birlikte gittiğimiz arkadaşlarımızla birlikte çam balının nasıl olduğunu görmek için bir arılığa ziyarete gittik.
Bize arılık ziyaretinde rehberlik yapan Sayın Prof. Dr. Ahmet DUMAN hocam Muğla Üniversitesi öğretim üyesi ve arı dostu, geçen yıldan beri telefonla görüşüyorduk ilk defa yüz yüze görüştük. Sayın hocam sadece bize rehberlik yapmadı özenle kurduğu bahçesini ve saray yavrusu evinide gezdirdi, birlikte bahçedeki arıların bakımını da yaptık tabiki.
sol fotoğrafta: Prof. Dr. Ferhat GENÇ (Erzurum), Prof. Dr. Hayrettin AKKAYA (İstanbul), Prof. Dr. Levent AYDIN (Bursa) ve ben. Sağ fotoğrafta: Ben, Prof. Dr. Gilles RATİA (Fransa) ve Prof. Dr. Muhsin DOĞAROĞLU hoca. Değerli dostlar, bu tür organizasyonlara katıldığınızda yerli yabancı birçok bilim adamıyla birlikte oluyorsunuz. Her biri kendi alanında kariyer yapmış olan bu değerli bilim adamlarımızdan istifade etmek istediğinizde gönüllerini ve beyinlerini sizinle paylaşıyorlar. Bu vesile ile tüm bilim adamlarımıza saygılarımı sunarım...

Açılışta Muğla protokolü tam kadro hazırdı, Vali, Belediye başkanı, Emniyet müdürü, Rektör, Merkez Birlik Başkanı, Muğla Birlik Başkanı ve kalabalık ARICI topluluğu...
Açılışta Muğla protokolü tam kadro hazırdı, Vali, Belediye başkanı, Emniyet müdürü, Rektör, Merkez Birlik Başkanı, Muğla Birlik Başkanı ve kalabalık ARICI topluluğu...

Kongreye yabancı arıcıların ilgisi oldukça yoğundu, alanda kurulan firma standlarında bizler gibi onlarda arıcılık malzemelerini inceleyerek alış veriş yaptılar...
Türkiye'de bir ilk, Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği yeni yaptığı binanın giriş katını ARICILIK MÜZESİ olarak düzenledi. Çicekten sofraya balın öyküsünü anlatan figürler yüz yıllar önce kullanılan körüklerle kovanları görmek insanı duygulanırıyor ve heyecanlandırıyor...
5 Ekim 2010
ARICILIK KONGRESİ MUĞLA...
Bol bol fotoğraflar ve videolarla önümüzdeki günlerde yazarım inşallah...
30 Eylül 2010
TAM DESTEK...
Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği (ZAYBİR) Yönetim kurulu olarak bir dizi ziyaretlerde bulunmak için randevularımızı almıştık. İlk ziyaretimiz Zonguldak Valiliği, Sayın Valimiz Erdal ATA yönetim kurulumuzu kabul ederek isteklerimizi dinledi, bizde yönetim olarak çalışmalarımız hakkında bilgiler verdik. Zonguldak'ta uygulamalı bir eğitim merkezi kurmak istediğimizi kendilerine anlattık. Sayın Valimiz bu konuda her türlü yardıma hazır olduğunu ifade etti. Gelişmeleri yakından takip edeceğimiz bu merkezde sadece ilimiz arıcısına değil tüm arıcılarımıza hizmet vermeyi planlıyoruz. Yurt içi ve yurt dışından ulaşabildiğimiz tüm bilim adamlarının desteğiyle başaracağımıza eminiz.
-------------------------------------------------------- -------------------------------------
Zonguldak Belediye Başkanımız Sayın İsmail EŞREF güzel bir sohbet ortamında sadece zonguldak arıcılığı için değil ülke arıcılığı için elimizden gelen tüm desteği vermeye hazırız dedi. Ürettiğimiz ürünleri aracısız olarak tüketiciye ulaştırmak için "BAL EVLERİ" projesine deteklerini mutlaka vereceğini belirtti.
--------------------------------------------------------- --------------------------------------
Zonguldak Cumhuriyet Baş Savcımız Sayın Hüseyin ÖZBAKIR . Sayın Baş Savcımız iyi bir çevreci olduğu için arıcılığa pek yabancı değil. Sohbetimizin arasında geçtiğimiz yıllarda ceza evinde kurs açtığımızı ve bunun davam edebileceğini konuştuk. Önümüzdeki ay Beycuma'da bulunan ceza evinde kurs düzenlemeyi planladık.
---------------------------------------------------- ------------- -----------------------
olur.
--------------------------------------------------------- -------------------------------------------------------------------------
Devam eden ziyaretimizde Zonguldak Orman Bölge Müdürü Sayın Akif YILMAZ vardı. Sayın bölge Müdürümüz başarılı çalışmaları sonucunda Türkiye'de başarı sıralamasında 2. sırada olduğunu daha önce yazmıştım. Son derece başarılı ormancılığının yanında arıcılığa bakışını anlatmam imkansız. Biz arıcılar için çalışma yaptıkları her bölgede mutlaka iyileştirme çalışmaları yapıyorlar. Bu nedenle kendilerine bir talepte bulunmadık bile, ancak yeni yönetmelik gereği orman lanlarında konaklayacak arıcılarımızın mağdur olmaması ve konaklanacak alanların düzenlenmesi konusunda kendilerinden her zaman olduğu gibi destek sözünü yine aldık. Sayın bölge müdürüm yönetim kurulumuzu yaptıkları çalışmaları göstermek için saha gezisine davet etti. İlerki günlerde bu geziyide yazacağım inşallah. Her yıl değişik illere yolladığımız ıhlamur, kestane, akasya ve yabani kiraz fidelerini temin eden sayın bölge müdürümüzle ilgili bir çok yazı yazmıştım. Orman aşığı, işinin aşığı arıcı dostu sayın müdürüme tüm arıcılarımız adına saygılar sunuyorum. Önümüzdeki günlerde ziyaretlerimiz devam edecek.
Desteğini hiç bir zaman esirgemeyen değerli BASIN MENSUBU arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürler...
26 Eylül 2010
SONBAHAR BAKIMI...
Arılara kış bakımı yapılırken en çok karşılaştığımız sorulardan birisi ben arıya ne kadar şurup vereyim? Bir çok kaynakta kovanda kalacak kışlık bal miktarının 15 kilo olması yazar, ancak şunu unutmayalım her kovanda aynı oranda arı olmayacaktır. Bunun yerine kovandaki arılı çerçeve sayısını iyi bilmek lazım. Unutmayalım ki arılar kış salkımına girince bulundukları çerçeveden yan çerçeveye geçemezler, eğer bulunduğu çerçevedeki bal kışın biterse arılar o çerçevede açlıktan ölürler. Bunun içindir ki arının bulunduğu çerçevedeki bal kemerinin yüksekliği arılarımızın hayat sigortasıdır. Uzun yıllardır gördüğümüz şey bal kemeri yüksek olan kovanlar son derece sağlıklı olarak kışı çıkartıyorlar. Çerçevede ki bal kemeri yüksekliğinin en ideali çerçevenin yarısından biraz fazla olanıdır. Her zaman söylediğimiz gibi EN İYİ İLKBAHAR BAKIMI SONBAHARDA YAPILAN BAKIMDIR. Baharda yapılan kovan kontrollerinde eğer arılar petek gözlerine kafalarını sokarak ölmüşler ise açlıktan öldükleri kesindir. Arıların üzerinde olmadığı diğer çerçevelerde ne kadar bal olursa olsun hiç farketmez. Bulunduğunuz bölgede kış ayları sıcak geçiyorsa sizde sonbaharda yeterli şuruplama yapamadınızsa arılar aradabir uçuş yaparak tüketimi
hızlandırıyor ise, ya çerçevelerin üzerine veya arıların üzerindeki yemliklere bir miktar kek koyarak bu havalarda arıların o anlık tüketimlerini temin etmek son derece faydalı olur. En azından arılarınızı açlıktan öldürmeyeceğiniz kesinleşir. Varroa mücadelesi için granül formik asit çalışmalarımız devam ediyor. İlk uygulamada ürünün çalıştığını gördükten sonra en önemli konu olan formik asitin salınım miktarının günlük dozu kontrol etmekti. Bunun için yurt dışından getirttiğimiz DRAGER tüpleriyle ölçümleri yapmaya başladım. İlk üç dakikkada 1.5 ppm formik asit buharlaşmıştı anacak bu çalışma 25 derece sıcaklıkta olduğu için bilgiler kesinlik kazanamaz. Bu ölçümler daha az ve daha çok sıcaklıklarda da devam ederek ortalama alınacak. Kullandığım granül formik asit miktarı 100x3 özel ambalaj toplamda 120 gram formik asit. Tüm arıcı dostlarıma arılarında kayıpsız bir kış, yuvalarınızda huzur dolu günler dilerim.
hızlandırıyor ise, ya çerçevelerin üzerine veya arıların üzerindeki yemliklere bir miktar kek koyarak bu havalarda arıların o anlık tüketimlerini temin etmek son derece faydalı olur. En azından arılarınızı açlıktan öldürmeyeceğiniz kesinleşir. Varroa mücadelesi için granül formik asit çalışmalarımız devam ediyor. İlk uygulamada ürünün çalıştığını gördükten sonra en önemli konu olan formik asitin salınım miktarının günlük dozu kontrol etmekti. Bunun için yurt dışından getirttiğimiz DRAGER tüpleriyle ölçümleri yapmaya başladım. İlk üç dakikkada 1.5 ppm formik asit buharlaşmıştı anacak bu çalışma 25 derece sıcaklıkta olduğu için bilgiler kesinlik kazanamaz. Bu ölçümler daha az ve daha çok sıcaklıklarda da devam ederek ortalama alınacak. Kullandığım granül formik asit miktarı 100x3 özel ambalaj toplamda 120 gram formik asit. Tüm arıcı dostlarıma arılarında kayıpsız bir kış, yuvalarınızda huzur dolu günler dilerim. 20 Eylül 2010
EŞEK ARISI...
Arılarımıza zarar veren çok yaratık var, işte bunlardan birisi de eşek arıları. Eşek arısı etobur olduğu için iyi beslenmesi gerekiyor. Besin değeri yüksek olan arılarımıza saldırması tesadüf değildir. Bunlarla mücadelede bilinen bir çok yöntem var, bu gün arıcı arkadaşlarımızdan birini ziyarete gittiğimizde gördüklerimin videosunu çektim.
Bir başka yöntemde pet şişeyi yarısından kesip ters koyarak içine bira veya olgun armut konursa eşek arılarının girdiğidir. Kısaca yöntem çok herkes kendine göre kolay olanı, doğru olanı ve iyi olanı yapabilir.
EŞEK ARISI
Bir başka yöntemde pet şişeyi yarısından kesip ters koyarak içine bira veya olgun armut konursa eşek arılarının girdiğidir. Kısaca yöntem çok herkes kendine göre kolay olanı, doğru olanı ve iyi olanı yapabilir.
EŞEK ARISI
17 Eylül 2010
ARI KUŞU...
Arı kuşları göçmen kuşlardan olduğu için ilkbahar ve sonbaharda göç yolu üzerinde olan arılıklara mutlaka zarar verirler. Arı kuşu günde ortalama 400 sorti (uçuş) ve her sortide 40 arı yediği biliniyor, buna göre zararını düşünmek bile kötü. Havanın kapalı olması halinde kovanların önüne kadar inerek arıları yerler... Ülkemizde arı kuşları koruma altında olduğu için avlanması yasaktır. Bu nedenle arıcılar kuşlardan korunmak için değişik yöntemler uyguluyor, Ordu'da katıldığım bir toplantıda bir arıcı kardeşim dediki; "Ben üçlü bisiklet kornası aldım kuşlar geldiğinde onu çalıyorum ve hiç kuş kalmıyor. Bisiklet kornasının sesi kuşlara toplanın gidiyoruz diyormuş". Karadeniz bölgesinde bazı illerde atmaca beslendiği için arı kuşlarını kaçırmada kullanılabiliyor. Tabiatın dengesi zaten bu işi çözmüş bile, eğer yaşadığınız yerde doğan yaşıyorsa arı kuşlarının en büyük düşmanıdır. Arı kuşları sadece bal arılarını değil, uçan tüm haşareleri topluyor. Bo konuda profesyonelce fotoğrafını çeken çok değerli insanlar var. Kuş fotoğraflarıyla ilgili site kurmuşlar mutlaka bakmalısınız: http://www.trakus.org/kods_bird/uye/?fsx=2fsdl15@d&idx=18663 Bu çalışmalarda emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler, ellerine gönüllerine sağlık.ARI KUŞU--
9 Eylül 2010
FORMİK ASİTLİ VARROA MÜCADELESİ...
Varroa mücadelesinde kullanılan bir çok ürün var, bu ürünlerin başında tüm Dünya'da olduğu gibi organik asitler ilk sırayı alıyor. Asitlerin kullanılmasında bazı sıkıntıların olduğu kesin (yavru zamanı kullanılamayan, tedbir alınmadan kullanıldığında deriyi yakma, solunduğu zaman ciğerleri tahriş etme...) ama kullanım kolaylığı için yeni çalışmalar var. Yurt dışında örnekleri olduğu gibi formik asitin jel, toz ve granül formuna sokulmuş halleri var. Ülkemizde de bu çalışmaların yapıldığını görmek sevindiricidir. Bu ürünlerin sahada en kolay kullanımı için saha çalışmaları yapılması gerekiyor, arılığımda bu çalışmaları yürütüyoruz.

Granül formik asitin en güzel şekilde kullanılabileceği ambalajı bulmak için değişik yöntemler uyguladık ve nihayi sonuca vardık. Uygulamada arıcı asitle temas etmeyecek ve solumadan rahatlıkla kullanabileceği için sağlığına zarar vermeden kullanabilecek. Daha önce sıvı asit kullanan bir çok arıcının ellerini yaktığı veya soluduğu için hastahanelik olduğunu biliyoruz. Granül formik asit sadece varroa için değil, jel formik asitin yağmacılıkta kullanıldığı gibi saklamak istediğimiz kabartılmış peteklerin muhafazasında da güvenle kullanılabilecek. Önceki yıllarda bende dahil çok arıcı arkadaşımız delikli naylon torba içine koyduğumuz bezlere sıvı formik asiti şırınga ile sıkarak veya enjektör içine koyarak veya küçük şişelere koyarak uygulamıştık. Yeni ürünle bütün bu zorluklar ve farklı malzeme temini ortadan kalkmış olacak. Haftalarca süren ilaçlama ve defalarca kovan ama sıkıntısı ortadan kalkacak ve tek dozla ilaçlama bitmiş olacak. Burada unutulmaması gereken konu ise her zaman söylediğim gibi iyi varroa döktü diye tek ilaca bağımlı kalmadan değişik aktif maddeli ilaçları kullanmak zorundayız, aksi halde başarı oranımız düşecektir.
Oyun oynayan son oynayan olur...
VARROA MÜCADELESİ...
Uygulamadan bir saat sonrası çekilmiş görüntülerden bir kesit... Değişik formlarda başka ürünlerinde saha çalışmaları devam ediyor. Bu vesile ile herkesin bayramı mübarek olsun, nice bayramlara.... 03/05/2007 yılında uyguladığım sıvı formik asit uygulamasını okumak için linki tıklayınız: http://selahattinguney.blogspot.com/2007/05/varroa-mcadelesi.html
Granül formik asitin en güzel şekilde kullanılabileceği ambalajı bulmak için değişik yöntemler uyguladık ve nihayi sonuca vardık. Uygulamada arıcı asitle temas etmeyecek ve solumadan rahatlıkla kullanabileceği için sağlığına zarar vermeden kullanabilecek. Daha önce sıvı asit kullanan bir çok arıcının ellerini yaktığı veya soluduğu için hastahanelik olduğunu biliyoruz. Granül formik asit sadece varroa için değil, jel formik asitin yağmacılıkta kullanıldığı gibi saklamak istediğimiz kabartılmış peteklerin muhafazasında da güvenle kullanılabilecek. Önceki yıllarda bende dahil çok arıcı arkadaşımız delikli naylon torba içine koyduğumuz bezlere sıvı formik asiti şırınga ile sıkarak veya enjektör içine koyarak veya küçük şişelere koyarak uygulamıştık. Yeni ürünle bütün bu zorluklar ve farklı malzeme temini ortadan kalkmış olacak. Haftalarca süren ilaçlama ve defalarca kovan ama sıkıntısı ortadan kalkacak ve tek dozla ilaçlama bitmiş olacak. Burada unutulmaması gereken konu ise her zaman söylediğim gibi iyi varroa döktü diye tek ilaca bağımlı kalmadan değişik aktif maddeli ilaçları kullanmak zorundayız, aksi halde başarı oranımız düşecektir.
Oyun oynayan son oynayan olur...
VARROA MÜCADELESİ...
Uygulamadan bir saat sonrası çekilmiş görüntülerden bir kesit... Değişik formlarda başka ürünlerinde saha çalışmaları devam ediyor. Bu vesile ile herkesin bayramı mübarek olsun, nice bayramlara.... 03/05/2007 yılında uyguladığım sıvı formik asit uygulamasını okumak için linki tıklayınız: http://selahattinguney.blogspot.com/2007/05/varroa-mcadelesi.html
BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN...
30 Ağustos 2010
VARROA MÜCADELESİ...
Birçok bölgede 2010 yılı bal hasatı bitmiş durumda. Şimdi yapılması gerekli işlerin başında arılarımızı 2011 yılına hazırlamak olacak. Arıcı dostlarım çok iyi bilirler ki arıya yapılacak en iyi bakım sonbaharda yapılan bakımdır. Öncelikle bal sezonu boyunca kovanlarımızda üreyen varroa parazitinden kurtulmamız lazım. Bunun için ülkemizde ruhsatlı birçok ilaç var. Bu ilaçlardan doktora çalışması ve saha çalışması benim arılığımda yapılmış olan İthal ABvarC listeye katılmış oldu. Şimdiye kadar yaptığımız varroa ilaçlamasında bu ilaç sayesinde büyük kolaylık geldiğine inanıyorum. 10 çerçeve arılı kovana bütün, 5 çerçeve arılı kovana yarım kurabiye yeterli.
varroa mücadelesi

varroa mücadelesi
Her zaman söylediğim gibi piyasada kaliteli ve ruhsatlı ilaçlar var. Unutmayacağımız konu ise, hiçbir ilaç en iyi ilaç değildir. Çünkü varroa, üst üste kullanılan ilaçlara karşı çok çabuk direnç
kazanıyor. Bu nedenle her mevsim dönüşümlü ilaç kullanmak zorundayız. İlaçlamada başarılı olmanın yolu yavrunun en az olduğu dönemde ilaçlama yapmaktır. Yapılan varroa ilaçlamasından sonra arılarımızı gelecek yıla hazırlamak için genç arılarla kışa sokmak gerekiyor. Bunun için sonbahar şuruplamasını iyi yapmak lazım. Bulunduğunuz bölgede soğuklar başlamadan bir ay öncesinde sonbahar şuruplaması bitirilmeli ki, arılar aldıkları şurubu sırlayabilsinler. Genç arılarla kışa giren arılar mevcut kaybına uğramadan ilkbahara çıkar ki, bu genç arılar sayesinde daha güçlü kolonileriniz olur. Bu sonbaharda yine boş durmayacağız, yavru çürüklüğü ve varroa için yeni formullü organik ürünler üretmenin peşinde olacağız. İlk denememize başladık bile, inşallah başarılı oluruz ki bu başarımız Ülkemiz ekonomisine ve arıcılarımızın ekonomisine katkı sağlar.
25 Ağustos 2010
BALLI BABA...
Ülkemizde bölgeler olarak kurulan Kalkınma Ajanslarının kuruluş amaçları ve uygulanacak projeler hakkında geniş kapsamlı bilgiler edindik. Arıcılar olarak bu kapsamda ne gibi çalışmalar yaparak hem arıcılarımızın hemde Ülkemizin ekonomisine daha fazla katkılarımız olacağını konuştuk.
Değerli arı dostları, bulunduğunuz il deki birlikleriniz sayesinde Kalkınma Ajanslarına giderek mutlaka bu bilgileri almanızı ve gerekli projeleri yapmanızı öneririm.
14 Ağustos 2010
BÖLÜKLÜ YAYLASI...
Fotoğraf sadece bir nokta kadar yer...

Bölüklü yaylası her yıl gitmeye çalıştığımız çok güzel bir tabiat harikası yerdir. İstanbul ve Ankara'ya yakınlığı (280- 330 km) nedeniyle günü birlik gezilebilecek ve piknik yapılabilecek bir yerdir. Bu yaylayı anlatmak için kelimeler yetersiz kalıyor, sadece şunu söyleyebilirim GÖRMEK LAZIM... Bu yıl Eğitim Fakültesi Dekanı sayın Prof. Dr. Erdal COŞKUN eşi Tülin COŞKUN ve oğlu Çağlar, TTK (Türkiye Taş Kömürleri) Üzülmez Müdür yardımcısı Maden Mühendisi sayın Ali HEKİM ile Ağustos ayında çıkmayı planlamışdık, yaylaya çıktığımızda çadırlarımızı kurduk ve güzel bir yemek yedik. Akşam üzeri 15 km lik bir yürüyüş yaparak günümüzü tamamladık. Çadırlarımıza geldiğimizde gece 22:00 olmuştu bile. Yürüyüş yolumuz üzerinde anıtlar yüksek kuruluncada onaylanmış 1500 yıllık porsuk ağacı ve daha ilerde bulunan bir yaylada anasını kaybetmiş bir ceylan yavrusunu görmeye gittik. Yaylada yaşayanlar ceylanı bulduklarında anası kurt veya çakallar tarafından parçalanmıştı.
Gerçek misafir perverliği ve tabiatın biz insanlara sunduğu güzellikleri görmek istiyorsanız Gümeli beldesi Bölüklü yaylasına mutlaka bir uğrayın. Bölüklü yaylasından 1 saatlik yürüyüşle 1635 rakımlı bacaklı yaylasına çıkacaksınız. Bolu, Düzce ve Adapazarı illerine yukarıdan aşağı kuş bakışı bakacaksınız. Sabah erken saatte sessizce kalkarsanız yaban hayatındaki bir çok hayvanı göreceksiniz. Ayı, kurt, dağ keçisi, ceylan.... Yaylada yakın ilgisini ve güler yüzünü esirgemeyenleri sayamayacağım ancak; Gümeli Belediye Başkanı sayın Ahmet SAYDAM ve yeğenlerinin nezdinde tüm Gümeli halkına teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarım.
Ertesi gün 1 Ağustos 2010 BÖLÜKLÜ YAYLA ŞENLİKLERİ yapıldı, katılanlar ve konuklar gönüllerince eğlendiler.
Geçen yılda çıkmıştık: http://selahattinguney.blogspot.com/2009/10/gumeli.html
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

