30 Aralık 2010

BİLGİLENDİRME TOPLANTISI...



Bu gün Ereğli ilçesinin Kandilli Beldesinde bulunan arıcı dostlarımızı ziyarete gittik. Organizeyi Kandilli bölgesinde arıcılık yapan yönetim kurulu üyemiz Sayın Abdurrahman CANLI kardeşim yaptı. Bölgede arıcılık yapan tüm arkadaşlarımızla güzel bir toplantı yaptık, karşılıklı görümemiz son derece verimli geçti. Bundan sonraki toplantımız 2011 yılı ocak ayı içinde olacak. Organizasyonunu yaptığım ilk toplantımız 15 ocak 2011 tarihinde Bartın ilinde düzenleyeceğimiz istişare toplantısı, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri, Karadeniz İlleri Birlik Başkanları ile birlikte olacak, bu toplantıya Tarım Bakanlığı temsilcileri ve Orman Bölge Müdürümüzde davet edilecek.

26 Aralık 2010

BİLGİLENDİRME TOPLANTISI...

Bilgilendirme toplantılarımıza devam ediyoruz. Bu Cuma günü Alaplı ilçesi GÜMELİ beldesinde arıcılık yapan dostlarımızı ziyaret ettik. Güm
eli beldesi yüksek dağlar arasında ve 1650 rakımlı yaylaya sahip bir beldemiz. İstanbul ve Ankara illerine yakın olması nedeniyle hafta sonları günü birlik gezilebilecek süper bir yer. Eğer hafta sonu stres atmak ve değişik yerler görmek isterseniz ilk tercih edeceğiniz yer olarak düşünülmeli. Beldenin içinden geçen dereden akan suyun sesi ve ormanlardaki ağaçların renk cümbüşü sizi başka dünyalara taşıyarak ruhunuzu dinlendireceğine emin olabilirsiniz. http://selahattinguney.blogspot.com/2009/10/gumeli.html

21 Aralık 2010

BİLGİLENDİRME TOPLANTISI...

Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği çalışma programında bu ay ziyaretler ve bilgilendirme toplantıları var, bu gün Yönetim Kurulu Üyelerimizle birlikte program içinde bulunan Çaycuma ilçemize gittik. Çaycuma Belediye Başkanımız Sayın Mithat GÜLŞEN'i makamında ziyaret ettik. Oradan Çaycuma Halk Eğitim Merkezi'ne gittik, sonrada Tarım İlçe Müdürlüğü'ne gidelim dedik ama Müdürümüz ve personeli saha çalışmasında oldukları için yapılacak olan toplantıya katılacaklarını söylediler. Ziyaretlerin ardından Halk Eğitim Merkezi ve Tarım İlçe Müdürlüğü'nün ortaklaşa düzenledikleri arıcılık kursuna katılan ve o bölgede bulunan birlik üyelerini bilgilendirmek için toplantıya katıldık. Bu toplantının hazırlanmasında Halk Eğitim Müdürü Sayın Zülfikar UÇAR, Tarım İlçe Müdürü Sayın Ali Özgür USLUBAŞ, Kurs öğretmeni Sayın Zir. Müh. Arzu ÖZDEMİR'e ayrıca Çaycumada görev yapan çok değerli Tarım Danışmanları Sayın Vet. Hekimi Hale KAVAKLI, Sayın Vet. Hekimi Beste GÜL, Sayın Zir. Müh. Suna GÜNCAN, Sayın Zir. Müh. Hülya ÖZDURAN ve Sayın Zir. Müh. Zeynep ÖZTÜRK'e değerli katkılarından ve bölgedeki başarılı çalışmalarından dolayı sonsuz teşekkürler.

Halk Eğitim Merkezi ve toplantının yapıldığı yerde günün hatıra fotoğraflarını çektikden sonra başka bir toplantı için oradan ayrıldık.

12 Aralık 2010

EĞİTİM = GELECEĞE YATIRIM...


Geçen yıl değişik tohumlardan yetiştirilen fideler...
Eğitim Dünya'ya geldiğimiz an başlar ve mezara kadar devam eder. Kızılderililerin güzel bir sözü var, "sen dünyaya gelirken ağladın, öyle bir hayat yaşa ki; sen giderken geride kalanlar ağlasın." Geçmiş yazılarımın birinde ağaç dikmekle ilgili bir yazım var bu nedenle ağaç dikmenin öneminden bahsetmeyeceğim. Çanakkale dönüşü evde dinleniyordum değerli dostum Şeref TAKICAK Kasımlı Köyü İlköğretim Okulu Müdürü Sayın Erdal YILMAZ hocamın düzenlediği bir programdan bahsetti ve çok duygulandım. Rahatsız olmama rağmen gitmeye karar verdim, iyi ki gitmişim. Gördüklerime inanamadım derler ya işte öyle bir şey, ama sizler lütfen okuduklarınıza inanın. Bu çalışkan müdürümüzü ve mesai arkadaşlarını tebrik edelim.

VATAN TOPRAĞI KIYMETİ BİLENLERE... video
Yazmaya gerek yok ki Sayın müdrümün sözleri her şeyi anlatıyor...Sadece şunu söyeleyebilirim Bu vatan sizin gibi idealist insanlar sayesinde MUASIR MEDENİYETLER SEVİYESİNE ULAŞIP GEÇMEMİZİ SAĞLAYACAKTIR.

9 Aralık 2010

ÇANAKKALE...

Hepimizin bildiği gibi 2-4 Aralık 2010 tarihinde Uluslararası
katılımlı 4. Marmara arıcılık kongresi yapıldı. Kongrede 60 bilim adamı olması nedeniyle toplantılar 2 salonda gerçekleşti, bende arkadaşlarımla beraber 2 kamerayla gittik. Ben yabancı konuşmacıları, arkadaşım Abdurrahma CANLI Türk konuşmacıların ses kayıtlarını yaptık. Zaman içerisinde bölümler olarak yayınlayacağım. Program hakkında söyleyebileceğim tek şey bu güne kadar arıcılık toplantılarına katılmadıysanız çok şey kaybettiniz eğer Çanakkale'ye gitmediyseniz...............söyleyebileceğim bir şey yok. Tekrar tekrar gitsenizde her seferinde başka bir alemdesiniz. Kongrenin organizesinde görev alanları elbette saymak zor ama başta Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Sayın Bahri YILMAZ, Çanakkale İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sayın Cahit İLERİ, Uludağ Üniversitesinden Sayın Prof. Dr. Levent AYDIN, Uludağ Arıcılık Derneği Başkanı Sayın Refik BERİ, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Çanakkale Belediyesi, Çanakkale'de bulunan sivil toplum örgütlerinden TSO, Ziraat odası, Damızlık Sğır Yetiştiricileri Birliği, Gelibolu gezisinde araç temin eden Gelibolu belediyesi... Saymakla bitmeyecek gibi. Kongreye renk katan firmaları ve can damarı arıcı dostlarımı cani gönülden tebrik ediyorum.
Kongrede neymiş, biz bu işleri biliriz diye düşünmeyelim. Bildiklerimizi tekrar bilmediklerimizi öğrenme yerleridir. Arıcılığı bir bahçeye benzedirseniz eğer, güllerle bülbüller buluşması diyebilirsiniz. Kargalar her zaman çöplükte eşelenecek...

Çanakkala İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sayın Cahit İLERİ açılış konuşmasını yaptı, salondan genel görüntü.

...........................................................................................RUHLARINA FATİHA.....

23 Kasım 2010

ÇANAKKALE ve ÖĞRETMENLERİMİZ...

Yarın 24 kasım 2010, Öğretmenler günü.......
ÇANAKKALE............ Öğretmenlerimizin de Öğrencilerimizin de Atalarımızında mezarı. Ebedi aleme göç eden Öğretmenlerimizi rahmetle, hayatta olanları saygıyla anıyorum. Tüm öğretmenlerimizin ellerinden öpüyorum...
Onbeş günde bir 67 TV de canlı olarak hazırlayıp sunduğum "BALLI BABA" adlı TV programında yarın saat 17:30 da ki konuğum Çanakkale İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sayın Cahit İLERİ olacak. Çanakkale anlatılmaz denir bu nedenle Çanakkale'de yaşamak lazım, arıcılık camiasının öğretmenleri 2-4 Aralık tarihinde orada olacaklar. Bu güzel organizasyonun ayrıntılarını yarın TV programında konuşacağız. Tüm arıcı dostlarımızı oraya bekliyoruz.

15 Kasım 2010

BAYRAM...

DEĞERLİ DOSTLARIM; Mübarek KURBAN Bayramının Size, Ailenize, Ülkemize ve Tüm İnsanlığa hayırlar getirmesini dilerim... Amin...Amin...Amin...

11 Kasım 2010

ARTVİN...

Gecen ay Artvin İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı sayın Necmi YAZICI, açılışını yapacağı bal dolum ve paketleme tesisi öncesi bir eğitim programı düzenleyeceğini ve benimde çekimleri yapmamı istediğini söylemişti. Yola çıkmak sorun değil ama yol üzerinde bulunan dostlara uğramadan gitmek sorun elbette. 4 Kasım günü yola çıktım Çorum - Osmancık bölgesinde saat: 23:44 de arabadaki termometre dış ısıyı 3C gösteriyor, halbu ki ereğli'de gündüz 26 derece sıcaklık vardı. Sabah 06:30 da Trabzon'a vardım Doç. Dr. Sevgi KOLAYLI hocam bize uğramadan geçemezsin demişti zaten, bende davete icabet ettim. Mükemmel bir sabah kahvaltısından sonra ver elini Artvin ama yol Rize'den geçiyor, Salih ARICI 3 gün önceden telefon edip bize uğramadan burdan geçemezsin demişti. Demekki Artvin öncesi Çayeli'nde inmek lazım. Adı üstünde ÇAYELİ yani bunca yolu git bir çay içmeden geç olurmu...
Arabada adres sordum muavin bilmiyorum dedi, şurda ineyim dedim ve inince telefonla arayıp nerdesin diyecektim kiii... karşıdan geliyordu. Sarmaş dolaş derken birisi geldi selam verdi, hadi dükkana gidelim dedi. Çay içtin mi? derseniz... sadece çay mı, o güzel insanlarla sohbet etmek her şeye değerdi. Külünkoğlu arıcılık sahibi Necati KÜLÜNKOĞLU ve güler yüzlü oğlu Mustafa ile birlikte işletiyorlar. Dükkan değil sanki antikacı, eski karakovanlar var ama nasıl anlatılır bilmem. Fotoğraftaki küçük, bir büyüğü içerde. Uzun sohbet sonrası beni Artvin - Hopa ilçesine bıraktılar, unutulmaz güzel bir gündü. Sonsuz teşekkürlerimi iletmeden olmaz.
Artvin programı 6 Kasım 2010 saat 09:00 başladı, açılış konuşmalarının ardından eğitim semineri vardı. Seminerde bir çok konu anlatıldı, konuşmacılardan Yrd. Doç. Dr. Aslı ÖZKIRIM hocam arıcılıkta yapılan en büyük yanlışları mükemmel bir şekilde anlattı. Bu görüntüleri faydalı olacağını düşünerek paylaşıyorum...
BİR DAMLA BAL...
Şimdi bal dolum ve paketleme tesisinin açılışı zamanı. Gercekten mükemmel bir tesis olduğunu söyleyebilirim. Artvin arıcılarına ve Ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Emeği gecen herkese ayrıca teşekkürler.
Yapılan bu çalışmada en büyük payın Birlik başkanı Sayın Ahmet Necmi YAZICI'ya ait olduğunu söylemeden geçemiyeceğim...

30 Ekim 2010

ARI ÜRÜNLERİ...

27 Ekim 2010 BALLI BABA

Çarşamba günü saat 17:30 da canlı olarak yayınlanan "BALLI BABA" programında arıların sonbahar bakımı ve arı ürünlerini anlattık. Programın son kısmından bir bölüm. Programın tamamını 67 TV nin web sayfasından bir kaç gün içinde izleyebilirsiniz.

25 Ekim 2010

ARI ÜRÜNLERİ VE SONBAHAR BAKIMI...


Değerli arıcı dostlarım çarşamba günü saat 17:30 da 67 TV de canlı olarak yapacağım "BALLI BABA" programında konuğum Bolu İli arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sayın İsmail ÜNALAN. Konumuz ise arıları kışa hazırlamak ve arı ürünlerinin tanıtımı ile kullanımı olacak. Programa görüş ve önerilerinizle katılabilirsiniz...

16 Ekim 2010

KARAKOVAN BALI...

Bu yıl beş tane karakovan yapmıştım, bu gün eski kovanımın balını alayım dedim ve iyiki almışım. Süper balı vardı, en arkaya iki kasnak koymuştum tam dolu olarak 5 petek aldım. Meraklı olan arkadaşlarım için görüntüleri yayınlıyorum. Hemen varroa ilaçlamasını da yaptım, gelecek yıla daha güçlü olacağını düşünerek fazla bal almadım. Bu tür kovanlarda en fazla iki yılda bir ön kısmı arkaya çevirerek yavru sahasını yenilemek gerekiyor. Allah herkese gönlünce versin.
Kara kovandan bal alma
16 Ekim 2010 Kdz-Ereğli -- KARAKOVAN BAL ALMA

12 Ekim 2010

MUĞLA, KONGRE...



Bu yıl 2. si düzenlenen ULUSLARARASI MUĞLA ÇAM BALI ve ARICILIK KONGRESİ 5-8 Ekim 2010 taririhinde yapıldı. Bu yıl 11 Ülkeden 13 Bilim adamı katıldı. Konular arasında ayırım yapmak mümkün değildi. Benim için son derece verimli geçtiğini söylemeliyim.
Sadece kongre ile yetinmedik, Zonguldak'tan birlikte gittiğimiz arkadaşlarımızla birlikte çam balının nasıl olduğunu görmek için bir arılığa ziyarete gittik.
Bize arılık ziyaretinde rehberlik yapan Sayın Prof. Dr. Ahmet DUMAN hocam Muğla Üniversitesi öğretim üyesi ve arı dostu, geçen yıldan beri telefonla görüşüyorduk ilk defa yüz yüze görüştük. Sayın hocam sadece bize rehberlik yapmadı özenle kurduğu bahçesini ve saray yavrusu evinide gezdirdi, birlikte bahçedeki arıların bakımını da yaptık tabiki.



Kongre ilk günü salona girişte kayıtlar yapıldı, mükemmel hazırlanmış organizasyonlarda hiç beklemeden işler hallediliyor.


sol fotoğrafta: Prof. Dr. Ferhat GENÇ (Erzurum), Prof. Dr. Hayrettin AKKAYA (İstanbul), Prof. Dr. Levent AYDIN (Bursa) ve ben. Sağ fotoğrafta: Ben, Prof. Dr. Gilles RATİA (Fransa) ve Prof. Dr. Muhsin DOĞAROĞLU hoca. Değerli dostlar, bu tür organizasyonlara katıldığınızda yerli yabancı birçok bilim adamıyla birlikte oluyorsunuz. Her biri kendi alanında kariyer yapmış olan bu değerli bilim adamlarımızdan istifade etmek istediğinizde gönüllerini ve beyinlerini sizinle paylaşıyorlar. Bu vesile ile tüm bilim adamlarımıza saygılarımı sunarım...

Açılışta Muğla protokolü tam kadro hazırdı, Vali, Belediye başkanı, Emniyet müdürü, Rektör, Merkez Birlik Başkanı, Muğla Birlik Başkanı ve kalabalık ARICI topluluğu...

Kongreye yabancı arıcıların ilgisi oldukça yoğundu, alanda kurulan firma standlarında bizler gibi onlarda arıcılık malzemelerini inceleyerek alış veriş yaptılar...

Türkiye'de bir ilk, Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği yeni yaptığı binanın giriş katını ARICILIK MÜZESİ olarak düzenledi. Çicekten sofraya balın öyküsünü anlatan figürler yüz yıllar önce kullanılan körüklerle kovanları görmek insanı duygulanırıyor ve heyecanlandırıyor...

5 Ekim 2010

ARICILIK KONGRESİ MUĞLA...

Öceki yıl olduğu gibi bu yılda Muğla'da ULUSLARARASI ARICILIK ve ÇAM BALI KONGRESİ düzenlendi. Muğla ili çoğrafi yapısı itibari ile harika bir yer. Bölge ayrıca turizim merkezi. Arkadaşlarımla birlikte kongreyi daha iyi dinleyebilmek için bir gün önceden gelmeye karar verdik, iyiki de öyle yaptık. Konaklayacağımız yerin toplantının yapılacağı Ünüversite binasına yakın olmasını istedik, Daha önce Akkaya'da yaptırdığımız rezervasyonları iptal ederek Bölgede hizmete yeni açılan MUĞLA HOTEL 'de rezervasyonlarımızı yaptık. Otele girişimizde güler yüzle bizleri karşılayan Murat ÖZTEKİN ve Mediya OLUCAK giriş işlemlerizi hızla yaptılar ve odalarımıza çekildik. İnanılmaz titizlikle döşenmiş odalar ve işini çok iyi bilen çalışanların olması bu oteli tavsiye etmeme yeterli nedendir diye düşündüm. Otel sahibi Muhammet BAHÇEYAKA ile bahçede kahvelerimizi içerken sohbet ediyoruz, "ben öncelikle misafirlerimin rahatlığını düşünüyorum dedi", inşaatın yapımında çok ince ayrıntılara kadar her şeyi düşündüğünü söyledi. Olur ya yolunuz düşerse evinizin rahatlığını aramanıza gerek kalmayacak bir yer olduğunu bilesiniz.
Bol bol fotoğraflar ve videolarla önümüzdeki günlerde yazarım inşallah...

30 Eylül 2010

TAM DESTEK...



Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği (ZAYBİR) Yönetim kurulu olarak bir dizi ziyaretlerde bulunmak için randevularımızı almıştık. İlk ziyaretimiz Zonguldak Valiliği, Sayın Valimiz Erdal ATA yönetim kurulumuzu kabul ederek isteklerimizi dinledi, bizde yönetim olarak çalışmalarımız hakkında bilgiler verdik. Zonguldak'ta uygulamalı bir eğitim merkezi kurmak istediğimizi kendilerine anlattık. Sayın Valimiz bu konuda her türlü yardıma hazır olduğunu ifade etti. Gelişmeleri yakından takip edeceğimiz bu merkezde sadece ilimiz arıcısına değil tüm arıcılarımıza hizmet vermeyi planlıyoruz. Yurt içi ve yurt dışından ulaşabildiğimiz tüm bilim adamlarının desteğiyle başaracağımıza eminiz.



-------------------------------------------------------- -------------------------------------




Zonguldak Belediye Başkanımız Sayın İsmail EŞREF güzel bir sohbet ortamında sadece zonguldak arıcılığı için değil ülke arıcılığı için elimizden gelen tüm desteği vermeye hazırız dedi. Ürettiğimiz ürünleri aracısız olarak tüketiciye ulaştırmak için "BAL EVLERİ" projesine deteklerini mutlaka vereceğini belirtti.





--------------------------------------------------------- --------------------------------------




Zonguldak Cumhuriyet Baş Savcımız Sayın Hüseyin ÖZBAKIR . Sayın Baş Savcımız iyi bir çevreci olduğu için arıcılığa pek yabancı değil. Sohbetimizin arasında geçtiğimiz yıllarda ceza evinde kurs açtığımızı ve bunun davam edebileceğini konuştuk. Önümüzdeki ay Beycuma'da bulunan ceza evinde kurs düzenlemeyi planladık.



---------------------------------------------------- ------------- -----------------------

Ziyaretimizin sıralamasında AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi) Zonguldak İl Başkanı sayın Hamdi UÇAR vardı. Sayın başkanımızla yaptığımız görüşme son derece verimli geçti. Hükümetin arıcılığa verdiği desteklemenin artmasını ve İliimizde yapacağımız çalışmalarda desteklerini istedik. Her zaman söylediğim gibi işsizliğe alternatif bacasız sanayi olan arıcılık sadece arıcılık yapanları değil, tüm canlıların yaşamasını sağlayan bir uğraştır. Bilim adamlarının dediği gibi arıların yok olması dünyanın sonu olacaksa, arı'ya ve arıcıya ne kadar önem verilmesi gerektiğinin önemi belli
olur.

--------------------------------------------------------- -------------------------------------------------------------------------



Devam eden ziyaretimizde Zonguldak Orman Bölge Müdürü Sayın Akif YILMAZ vardı. Sayın bölge Müdürümüz başarılı çalışmaları sonucunda Türkiye'de başarı sıralamasında 2. sırada olduğunu daha önce yazmıştım. Son derece başarılı ormancılığının yanında arıcılığa bakışını anlatmam imkansız. Biz arıcılar için çalışma yaptıkları her bölgede mutlaka iyileştirme çalışmaları yapıyorlar. Bu nedenle kendilerine bir talepte bulunmadık bile, ancak yeni yönetmelik gereği orman lanlarında konaklayacak arıcılarımızın mağdur olmaması ve konaklanacak alanların düzenlenmesi konusunda kendilerinden her zaman olduğu gibi destek sözünü yine aldık. Sayın bölge müdürüm yönetim kurulumuzu yaptıkları çalışmaları göstermek için saha gezisine davet etti. İlerki günlerde bu geziyide yazacağım inşallah. Her yıl değişik illere yolladığımız ıhlamur, kestane, akasya ve yabani kiraz fidelerini temin eden sayın bölge müdürümüzle ilgili bir çok yazı yazmıştım. Orman aşığı, işinin aşığı arıcı dostu sayın müdürüme tüm arıcılarımız adına saygılar sunuyorum. Önümüzdeki günlerde ziyaretlerimiz devam edecek.
Desteğini hiç bir zaman esirgemeyen değerli BASIN MENSUBU arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürler...

26 Eylül 2010

SONBAHAR BAKIMI...

Arıları kışa hazırlamak için iyi bir varroa mücadelesini Ramazan bayramında yapmıştım. Şimdi ana arıyı yumurtlatarak genç bir nesille kışa sokmak lazım. Bunun için iyi bir teşvik şuruplamasının ardından yeterli kış stoklarının oluşabileceği şuruplamanın yapılması lazım. Sonbahar şuruplaması ne zaman başlar ne zaman biter diye düşünen arıcılarımız için ben kuralını söyliyeyim sizler zamanını kendinize göre ayarlayın. Yaşadığınız yerde soğuklar başlamadan bir ay öncesinden şuruplamanın bitmesi gerekiyor ki, arılara verilen şurup gözlere konduktan sonra sırlanabilsin. Zonguldak arı kışlatma konusunda güzel bir yer, bir çok ilde ana arılar yumurtayı kesmiş olmasına rağmen burada hala devam ediyor ve bahara kadar da devam edecek. Bu gün akşam 15 gün önce invertase enzimi (PCHELİT) ile hazırladığım 200 litre invert şurubu arılarıma verdim. Her zaman bize sorulan sorudur, bir kovanda ne kadar bal olmalı diye. Ben derimki; çerçeve sayısı ne olursa olsun arıların işgal ettiği çerçevedeki bal kemerinin yüksekliği önemli. Kovandaki balın miktarı değil, yani arılı çerçevelerdeki bal kemeri yüksekliği orta yerden aşağı 14 santim uzun ise bu arılar asla açlıkdan ölmez. Zayıf arıların yanına bölme tahtalarıda konarak arıların ısıtacağı alan daraltıldı. Allah ilkbahara tüm arıcılarımızı ve arılarımızı sağlıklı çıkartsın... Arılara kış bakımı yapılırken en çok karşılaştığımız sorulardan birisi ben arıya ne kadar şurup vereyim? Bir çok kaynakta kovanda kalacak kışlık bal miktarının 15 kilo olması yazar, ancak şunu unutmayalım her kovanda aynı oranda arı olmayacaktır. Bunun yerine kovandaki arılı çerçeve sayısını iyi bilmek lazım. Unutmayalım ki arılar kış salkımına girince bulundukları çerçeveden yan çerçeveye geçemezler, eğer bulunduğu çerçevedeki bal kışın biterse arılar o çerçevede açlıktan ölürler. Bunun içindir ki arının bulunduğu çerçevedeki bal kemerinin yüksekliği arılarımızın hayat sigortasıdır. Uzun yıllardır gördüğümüz şey bal kemeri yüksek olan kovanlar son derece sağlıklı olarak kışı çıkartıyorlar. Çerçevede ki bal kemeri yüksekliğinin en ideali çerçevenin yarısından biraz fazla olanıdır. Her zaman söylediğimiz gibi EN İYİ İLKBAHAR BAKIMI SONBAHARDA YAPILAN BAKIMDIR. Baharda yapılan kovan kontrollerinde eğer arılar petek gözlerine kafalarını sokarak ölmüşler ise açlıktan öldükleri kesindir. Arıların üzerinde olmadığı diğer çerçevelerde ne kadar bal olursa olsun hiç farketmez.

Bulunduğunuz bölgede kış ayları sıcak geçiyorsa sizde sonbaharda yeterli şuruplama yapamadınızsa arılar aradabir uçuş yaparak tüketimi hızlandırıyor ise, ya çerçevelerin üzerine veya arıların üzerindeki yemliklere bir miktar kek koyarak bu havalarda arıların o anlık tüketimlerini temin etmek son derece faydalı olur. En azından arılarınızı açlıktan öldürmeyeceğiniz kesinleşir. Varroa mücadelesi için granül formik asit çalışmalarımız devam ediyor. İlk uygulamada ürünün çalıştığını gördükten sonra en önemli konu olan formik asitin salınım miktarının günlük dozu kontrol etmekti. Bunun için yurt dışından getirttiğimiz DRAGER tüpleriyle ölçümleri yapmaya başladım. İlk üç dakikkada 1.5 ppm formik asit buharlaşmıştı anacak bu çalışma 25 derece sıcaklıkta olduğu için bilgiler kesinlik kazanamaz. Bu ölçümler daha az ve daha çok sıcaklıklarda da devam ederek ortalama alınacak. Kullandığım granül formik asit miktarı 100x3 özel ambalaj toplamda 120 gram formik asit. Tüm arıcı dostlarıma arılarında kayıpsız bir kış, yuvalarınızda huzur dolu günler dilerim.

20 Eylül 2010

EŞEK ARISI...

Arılarımıza zarar veren çok yaratık var, işte bunlardan birisi de eşek arıları. Eşek arısı etobur olduğu için iyi beslenmesi gerekiyor. Besin değeri yüksek olan arılarımıza saldırması tesadüf değildir. Bunlarla mücadelede bilinen bir çok yöntem var, bu gün arıcı arkadaşlarımızdan birini ziyarete gittiğimizde gördüklerimin videosunu çektim.
Bir başka yöntemde pet şişeyi yarısından kesip ters koyarak içine bira veya olgun armut konursa eşek arılarının girdiğidir. Kısaca yöntem çok herkes kendine göre kolay olanı, doğru olanı ve iyi olanı yapabilir.
EŞEK ARISI

17 Eylül 2010

ARI KUŞU...

Arı kuşları göçmen kuşlardan olduğu için ilkbahar ve sonbaharda göç yolu üzerinde olan arılıklara mutlaka zarar verirler. Arı kuşu günde ortalama 400 sorti (uçuş) ve her sortide 40 arı yediği biliniyor, buna göre zararını düşünmek bile kötü. Havanın kapalı olması halinde kovanların önüne kadar inerek arıları yerler... Ülkemizde arı kuşları koruma altında olduğu için avlanması yasaktır. Bu nedenle arıcılar kuşlardan korunmak için değişik yöntemler uyguluyor, Ordu'da katıldığım bir toplantıda bir arıcı kardeşim dediki; "Ben üçlü bisiklet kornası aldım kuşlar geldiğinde onu çalıyorum ve hiç kuş kalmıyor. Bisiklet kornasının sesi kuşlara toplanın gidiyoruz diyormuş". Karadeniz bölgesinde bazı illerde atmaca beslendiği için arı kuşlarını kaçırmada kullanılabiliyor. Tabiatın dengesi zaten bu işi çözmüş bile, eğer yaşadığınız yerde doğan yaşıyorsa arı kuşlarının en büyük düşmanıdır. Arı kuşları sadece bal arılarını değil, uçan tüm haşareleri topluyor. Bo konuda profesyonelce fotoğrafını çeken çok değerli insanlar var. Kuş fotoğraflarıyla ilgili site kurmuşlar mutlaka bakmalısınız: http://www.trakus.org/kods_bird/uye/?fsx=2fsdl15@d&idx=18663 Bu çalışmalarda emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler, ellerine gönüllerine sağlık.
ARI KUŞU--

9 Eylül 2010

FORMİK ASİTLİ VARROA MÜCADELESİ...

Varroa mücadelesinde kullanılan bir çok ürün var, bu ürünlerin başında tüm Dünya'da olduğu gibi organik asitler ilk sırayı alıyor. Asitlerin kullanılmasında bazı sıkıntıların olduğu kesin (yavru zamanı kullanılamayan, tedbir alınmadan kullanıldığında deriyi yakma, solunduğu zaman ciğerleri tahriş etme...) ama kullanım kolaylığı için yeni çalışmalar var. Yurt dışında örnekleri olduğu gibi formik asitin jel, toz ve granül formuna sokulmuş halleri var. Ülkemizde de bu çalışmaların yapıldığını görmek sevindiricidir. Bu ürünlerin sahada en kolay kullanımı için saha çalışmaları yapılması gerekiyor, arılığımda bu çalışmaları yürütüyoruz.

Granül formik asitin en güzel şekilde kullanılabileceği ambalajı bulmak için değişik yöntemler uyguladık ve nihayi sonuca vardık. Uygulamada arıcı asitle temas etmeyecek ve solumadan rahatlıkla kullanabileceği için sağlığına zarar vermeden kullanabilecek. Daha önce sıvı asit kullanan bir çok arıcının ellerini yaktığı veya soluduğu için hastahanelik olduğunu biliyoruz. Granül formik asit sadece varroa için değil, jel formik asitin yağmacılıkta kullanıldığı gibi saklamak istediğimiz kabartılmış peteklerin muhafazasında da güvenle kullanılabilecek. Önceki yıllarda bende dahil çok arıcı arkadaşımız delikli naylon torba içine koyduğumuz bezlere sıvı formik asiti şırınga ile sıkarak veya enjektör içine koyarak veya küçük şişelere koyarak uygulamıştık. Yeni ürünle bütün bu zorluklar ve farklı malzeme temini ortadan kalkmış olacak. Haftalarca süren ilaçlama ve defalarca kovan ama sıkıntısı ortadan kalkacak ve tek dozla ilaçlama bitmiş olacak. Burada unutulmaması gereken konu ise her zaman söylediğim gibi iyi varroa döktü diye tek ilaca bağımlı kalmadan değişik aktif maddeli ilaçları kullanmak zorundayız, aksi halde başarı oranımız düşecektir.
Oyun oynayan son oynayan olur...
VARROA MÜCADELESİ...
Uygulamadan bir saat sonrası çekilmiş görüntülerden bir kesit... Değişik formlarda başka ürünlerinde saha çalışmaları devam ediyor. Bu vesile ile herkesin bayramı mübarek olsun, nice bayramlara.... 03/05/2007 yılında uyguladığım sıvı formik asit uygulamasını okumak için linki tıklayınız: http://selahattinguney.blogspot.com/2007/05/varroa-mcadelesi.html