25 Ekim 2007

ZİYARET ETTİKLERİMİZ...

Eskişehir seyatimizi aylar önce planlamıştık ya, bir çok arkadaşımızın bundan haberi oldu. İnsanın her yerde dostu olması kadar daha güzel ne olabilir ki. Atalarımız bize; HER KÖYDE BİR EVİNİZ OLSUN derlerdi de benim aklım almazdı o zaman, yıllar sonra anlamıştım bunu, bu seyahatimizde bir kere daha teyit oldu. Öncelikle Eskişehir girişinde bizi bekleyen Gürbüz TURHAN, kızı Sevinç'e, İl Tarım Çiftçi Eğitim ve Yayın şube müdürü Yüksek Ziraat Mühendisi Sn.Aziz ALBAYRAK ve fotoğrafları çekmede yardım eden Teknisyen Yelda SÜRÜCÜ hanıma ayrıca güler yüzlü personele teşekkürlerimizi yolluyoruz.
Artık akşam oldu ve bizde kalacağımız astsubay ordu evine geldik. Bizi karşılayan komutanımız sanki bizim için orada duruyordu. Bu kadar gülen yüzlü insanlar varken bizim sırtımız yere gelmez. Eşyalarımızı bıraktıkdan sonra yan binadaki salona çay içmeye gittik. Uzun zamandır bizi bekleyen bir arkadaşım geldi epeyce sohbet ettik tam gidecekti ki.... Başımdan aşağı duran yakışıklı bir delikanlı, aman Allah Halil BİLEN soyadı gibi gerçekten bilen sanki beni o masaya otururken gördü de geldi. Yahu be adam sen nerden biliyorsun ben orda oturuyorum. Haydiiiii başladık muhabbede. Az sonra Gürbüz TURHAN gelecek dedi, uzun sürmedi geldi, sanki bütün gün bizimle uğraştığı yetmemiş gibi birde gece vakti çıktı geldi. Biz misafiriz ev sahibine karışmayız. Haydi akşam yemek saati kalk yemek yiyeceğiz dedi Halil BİLEN, itiraz edemedim misafiriz ya... hatırı kalmasın bir iki lokma yiyelim dedim çünkü öğlen yediklerimden haberi yok. Bula bula ölmüş hayvan etini bize yedirdi ya, ama değdi. (Halil sağol) Bulaşıkları biz yıkayacak değiliz o kadar insanın olduğu yerde. Üst kata çay içmeye çıkalım dediler, dedim ya hiç itiraz etmedim. Çıktık, iyi ki çıktık bilmem kimle kimin maçı varmış, ohhh ne güzel iki televizyon var kocaaaaa salonda millet karşılarına dizilmiş. Bizde üç kişi bir kenara oturduk, oturduk ama bir kaç gün önceden olayı bilen hocam Murat AKIN Tekirdağ'dan geliyor saat gece 10 yoldan aradı 2 saat sonra ordayım dedi, iyi biz çay kahve ne buluyorsak içiyoruz. Sohbetimize diyecek yok millet televizyon başında kırılıp gidiyor bizde bu tarafta arıcılık konuşuyoruz. Konulardan bahsedeyim, aklımıza ne gelirse o, zaten konu konuyu açıyor. Bu arada Halil gelenlerle bizi tanıştırıyor uzanan sıcak elleri sıkarken gülen yüzler yorgunluğumuzu unutturuyor. Bu benim şefim çok sevdiğim biridir dedi Halil arılarıda çok sever deyince... Hani bizde deriz ya belki bir kişi daha işte o an, sen başla masken körüğün benden hediyem olsun dedim. İyi ki dedim, gece yarısına kadar bizimle oturdu. Baharda bir kişi daha geliyor. Halil dediki başlarsa benim işim zor çünkü bu beni geçer. Demek ki tam isabet. Ben bu ay maske, körük ve kovan açacağını yollayayım. Halil ve gürbüz kurs açmaktan bahsettiler onlarda belgesini versinler. Yahu sizin yarın işiniz vardır gidin yatın diyeceğim adamlar sanki yeni gelmiş gibi bu ne sohbet. Telefon çaldı kapıda bizi arayanlar var, benim ihtiyar ve yaşlı oluşumdan dolayı sağolsun Halil koşdu gelenleri aldı geldi. Dön başdan muhabbete.......Biz başka ne konuşuruz ki, dedikodu yok, siyaset yok, yalan yok arıcılığı bir o kadar daha sevmeme sebep oldukları için orada benim gibi çenesi düşük birisine gece yarılarına kadar tahammül ettikleri için nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Sizler için ne desem azdır ama Allah benim için ne istediyseniz sizlere bin katını versin. İyi ki varsınız...Sevgi ve saygılarımı lütfen kabul edin. Bütün bunlar yetmemiş gibi sabahın erken saatinde bizi uğurlamaya gelen Murat hocam ellerinden öpüyorum. Bu günlere siz değerli ÖĞRETMEN lerimiz sayesinde geldik Allah ömrünüzü sağlık ve huzur içinde gecirmenizi nasip etsin. Kühya yoluna girdik, Eskişehir arkamızda ve kalbizde, oradaki dostlarımıza dua ederek ayrıldık. Güzel günlerde buluşmak dileğiyle... Bu yolculuk süresince yüzünden gülücükleri hiç eksik olmayan araç şöförümüz Süha GÜVEN kardeşimize inanılmaz dikkatli oluşundan ve isteklerimizden bıkmadan gösterdiği sabır için teşekkürler...

1 yorum:

Halil Bilen dedi ki...

Kapıda sizi karşılayan Sn. Tamer Abacı'ya bende teşekkür ederim... Sizin kaç kişi geleceğinizi bana sordu ne alakam var ise... Ama doğru tahmin etmişim...